Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

Katar abluka altında geçirdiği 1000 günün sonunda ne elde etti?

- Körfez ülkelerinin ablukasında geçirdiği 1000 günü aşkın sürede Katar, uluslararası alanda kuşatılma tehlikesinin üstesinden geldi - Katar, Körfez İş Birliği Konseyi'nde üyeliğini korurken, Taliban-ABD anlaşmasında kritik rol üstlendi - Ekonomisini çeşitlendirerek büyümeyi başaran Katar, Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak ilk Arap ülkesi olmaya hazırlanıyor

FAKİH - Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE),Bahreyn ve Mısır’ın ambargosu altında 1000 günden fazla zaman geçiren Katar, bölgesel ile uluslararası iş birliği ve ara buluculuk konularında rolünü pekiştirirken, ekonomik sorunların da üstesinden geldi.

5 Haziran 2017’de başlayan ambargonun 1000'inci günü 29 Şubat’ta doldu. Bu süre içinde ön koşulsuz diyalogla krizin aşılması tutumundan vazgeçmeyen Doha; Riyad, Abu Dabi, Manama ve Kahire'yi, "egemenliği, kaynakları ve tercihleri üzerinde vesayet kurmaya çalışmakla" suçladı.

Suudi Arabistan'ın Katar'la tek kara sınırını kapatarak şiddeti arttırmayı amaçladığı ambargo karşısında Doha, ilk olarak günlük tüketim ihtiyaçlarını kendi kendine karşılamaya yöneldi.

Geçen ay düzenlenen Münih Güvenlik Zirvesi’nde konuşan Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, "Katar’ın her zaman ve hala daha diyaloğa açık" olduğunu vurgulayarak, Suudi Arabistan’ı "çözüme ilişkin çabaların başarısızlığa uğratmakla" itham etti.

Al Sani, Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi’nde yaptığı konuşmada, Riyad-Doha arasındaki görüşmelerin Suudi Arabistan tarafından Kasım 2019’da gerekçe sunmaksızın rafa kaldırıldığını vurguladı.

- Neredeyse kendi kendine yeter hale geldi

Yerel basına göre Katar, gıda alanında yüzde 80 oranında kendine yeter hale geldi.

Ablukanın ilk günlerinde, Katar’daki yabancı yatırımcıların ve projelerdeki uluslararası ortakların çekilmesi, ülke ekonomisinde paniğe yol açtı. Ancak Katar Merkez Bankası ve hükümetin mali kurumları, 340 milyar dolar olarak tahmin edilen ihtiyaç akçesinden 38 milyar doları ekonomiye takviye ederek, dengelenme sağlandı.

Petrol, doğal gaz ihracatıyla dünyanın kişi başına düşen gelirinde ilk üç sırada olan Katar, her yıl elde ettiği gelir fazlası ve güçlü finansal araçlarını kullanarak ekonomik çöküntüye engel olmakla kalmadı, yeniden kalkınma sağlayabilecek durumu elde etti.

Katar aradan geçen zamanda uluslararası alanda gayrimenkul, hizmetler ve finans sektöründe yatırımlarını arttırarak ekonomisini çeşitlendirme yoluna gitti ve 2017 yılında bölgedeki ülkeler daralma yaşarken büyüme kaydetmeyi başardı.

- 2022 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak

Bu sürede birçok liderin, toplantının, spor ve kültürel organizasyonun adresi de olan Katar, dünyanın en görkemli spor organizasyonuna, Dünya Kupası’na 2022'de ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Katar, Arap dünyası ve Orta Doğu'da bu görevi üstlenen ilk ülke olacak.

- ABD-Taliban anlaşmasının mimarı

Dört ülkenin boykotla yalnızlaştırma çabasına rağmen Katar, bölgesel ve uluslararası krizlerde ara buluculuk rolü üstlendi.

Katar’ın arabuluculuk çabaları, 19 yıldır savaşla mücadele eden Afganistan’da ABD yönetimi ve Taliban arasında 29 Şubat’ta barış anlaşması imzalanmasına olanak verdi.

Katar'ın görüşmelerde oynadığı rol, toplantıya katılan tüm aktörler ve uluslararası katılımcılar tarafından övgüyle karşılandı.

Savunma Bakanı Halid el-Atiyye, söz konusu anlaşmayı "sırf imkan sağlayanın Doha olması nedeniyle bazı tarafların akamete uğratmaya çalıştığını" söyledi.

- KİK'e bağlılık mesajı

Doha kendisine abluka uygulayan ülkelerden üçünün (Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn) Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi olmasına rağmen, bu örgüte bağlılığını yineledi.

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, KİK’in yeni Genel Sekreteri Nayif el-Hacraf'ı başkentte ağırladığı sırada verdiği "KİK’te birlik ve bütünlük” mesajıyla tutumlarının altını çizmişti.

Savunma Bakanı Atiyye de, "Doha, abluka uygulayan ülkelerin diyalog niyeti olduğuna inanmıyor. Ancak Katar'ı KİK’ten çıkarmak da istemiyor. Çünkü Katar’ın bu konsey içinde kalması, abluka uygulayan ülkeleri uluslararası yaptırımlardan ve yargı sürecinden koruyor." demişti.

 

 

 

 

 

 

 

 

,Enes Canlı