49 yaşındaki Selçuk Erinkarlı'nın küçük yaşlardayken annesinin hazırladığı kadayıf dolması karşılığında bir çift kuş satın alarak başlayan güvercin besleme hobisi, zamanla tutku haline dönüştü.

AA'nın haberine göre bugüne kadar yüzlerce güvercin besleyen Erinkarlı, kuşların peşinden koştururken çeşitli kazalar da geçirdi.

Güvercin yakalamak için çıktığı 4 katlı binanın çatısından düşüp 3 ay yoğun bakımda kalan, kuş takibi sırasında arabanın çarpması sonucu ayağı, kolu ve burnunda kırıklar oluşan Erinkarlı, başına gelen olumsuzluklara rağmen kuş sevgisinden vazgeçmiyor.

Selçuk Erinkarlı, yaptığı açıklamada, çocukken mahalledeki büyüklerinden görerek güvencin beslemeye merak sardığını söyledi.

Kuş beslemeye 6 yaşında başladığını anlatan Erinkarlı, "İlk aldığım ve bir süre beslediğim kuşum kaçmıştı. Kaçan kuşum bir gün sonra tekrar gelerek evimizin camına konmuştu. Çok sevinmiştim. O zamandan bu zamana kadar, 49 yaşında olmama rağmen halen güvencin besliyorum" dedi.

"BİR İNSAN EVLADINDAN VAZGEÇER Mİ?"

Kendini kuşlarına adadığını dile getiren Erinkarlı, şöyle konuştu:

"Kuş sevgisi, kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel. Başkaları sabahları yatarken, ben gelip kuşlarımı uçururum. Gözüme uyku girmez. Bir insan evladından vazgeçer mi? Ben de kuşlardan vazgeçemiyorum. Bende bazı kuşlar var, dışarı yüzü görmedi. Yıllardır bu kuşları besliyorum ve bunların yavrularını uçuruyorum. Bu kuşlarımla festivallere katılıyorum. Birçok kez Erzurum'da şampiyon oldum. Mezara kadar bu hobim sürecek diye düşünüyorum."

Erinkarlı, ilkokulda aynı sırada oturduğu sınıf arkadaşının, birlikte güvencin yakalamaya çalışırken hayatını kaybettiğini söyledi.

"KUŞLARI GETİRİP YAVRULARINI UÇURMAK, ÖZGÜRLÜK ODUR"

Kendisinin de çatıdan düşme, aracın çarpması gibi olaylar yaşadığını belirten Erinkarlı, şunları kaydetti:

"Sağdan soldan büyük paralar karşılığında kuş satın alıp getirirdim. Babam kuş beslememem ve dükkanda çalışmam için aldığım kuşları yoldan geçene veriyordu. Kötü olaylara rağmen kuş sevdam bitmedi. Bu beni daha da ateşledi. Herkes 'Arabam, yatlarım olsun' der ama ben "İki çift iyi kuşum olsun.' derim. Kuşları getirip yavrularını uçurmak, özgürlük odur."