Türkiye'de 2012 yılında başlayan kentsel dönüşüm süreci, yarattığı büyüklük ile dünyadaki tüm dönüşüm projelerinin açık ara önüne geçti. Son 7 yılda yaklaşık 200 bin binanın kentsel dönüşüm kapsamına girdiğini belirten Tektaş Kentsel Dönüşüm Uzmanı ve İnşaat Yüksek Mühendisi Hakan Çatalkaya, bunun da yaklaşık 1 milyon bağımsız bölüme denk geldiğini ifade etti. Çatalkaya, "100 metrekarelik bir dairenin maliyetinin 150 bin TL olduğunu kabul edersek, şu ana kadar yaklaşık 150 milyar TL'lik bir dönüşüm gerçekleştirildi." dedi.

Dünyada bu büyüklükte bir kentsel dönüşüm projesi olmadığının altını çizen Çatalkaya, İngiltere'deki en büyük dönüşüm projesi olan Elephant Castle'ın maliyetinin 2 milyar dolar, Lübnan'daki dönüşümün maliyetinin ise 1 milyar dolar olduğunu belirtti. Çatalkaya, Fransa'daki La Defanse, El Salvador'daki Lapaz, Çin'deki Pearl Nehri, Berlin'deki Postdam gibi projelerin dahi Türkiye'nin çok gerisinde olduğuna işaret etti.



900 MİLYAR LİRALIK YENİ DÖNÜŞÜM


Halen deprem riskli 6 milyon bağımsız bölümün de bakanlığın açıkladığı yeni kentsel dönüşüm stratejisi ile yenilenmesi gerektiğini kaydeden Çatalkaya, "Yaklaşık 1.2 milyon binadan daha bahsediyoruz. Şu ana kadar yapılanın 6 katı büyüklüğünde bir dönüşüm hamlesi daha olacak. Bu dönüşümün maliyeti de 900 milyar lirayı bulacak." diye konuştu.

Bakanlığın geçtiğimiz günlerde açıkladığı yeni kentsel dönüşüm stratejisi ile yılda 300 bin bağımsız bölümün yenilenmesinin öngörüldüğünü anlatan Çatalkaya, riskli yapı tespiti yapılıp kentsel dönüşüm kapsamına giren binaların yıkılıp yeniden yapılacağı gibi bina dayanımı çok düşük değilse güçlendirme yoluna da gidileceğini kaydetti. Çatalkaya, her iki durum için de devletin teşvikli kredilerinin olduğuna dikkat çekti.

"DÖNÜŞÜMÜN BAŞINDA EVLERİ SATIN ALIYORUZ"


Kentsel dönüşümde şimdiye kadar yapılan binalarda genelde hak sahiplerinin para ödemeden yeni evlerine kavuştuğunu kaydeden Çatalkaya, ancak kalan evlerin ya kat karşılığına uygun olmadığı ya da müteahhidin kar edemediği için projeyi kabul etmediğini belirtti. Bu durumda ev sahiplerinin para ödemek durumunda kalacağını ifade eden Çatalkaya, yeni uygulamaya koydukları Tektaş Kentsel Dönüşüm Sistemini şöyle anlattı:

"Örneğin 10 daireli bir apartman kentsel dönüşümde 14 daireye çıkacaksa, bu fark genelde müteahhiti mutlu etmiyor ve ev sahiplerinin ek para ödemesi gerekiyor. Kişiler de genelde fazladan para ödemek istemiyor. Bizde fazladan çıkan o 4 daireyi projenin başından satın alalım diyoruz. Böylece bu binayı yeniden yapma bedeli daire başı ek 150 - 200 bin TL maliyet getirirken, bizim sisteme girmemizle bu maliyet yarı yarıya kadar düşebiliyor. Hak sahiplerine daha az kredi çekerek dönüştürme fırsatı veriyoruz. Biz bu sistemde hem hak sahibi oluyoruz hem de hak sahibi adına baştan sona tüm kentsel dönüşüm sürecini organize edip yönetiyoruz. İş bittiği zaman da biz kendi dairelerimizi alıyoruz, hak sahipleri de kendi dairelerini..."

Genelde kentsel dönüşümdeki en önemli çatışmaların müteahhite karşı güvensizlikten çıktığını ifade eden Çatalkaya, "Biz bunun ortadan kalkmasını da sağlıyoruz. İnşaat süresince sürekli denetleme yapıyoruz. Biz burada Tektaş Kentsel Dönüşüm Sistemi ile tüm kentsel dönüşüm sürecini hak sahipleri adına yönetip, organize edip; hak sahiplerinin depreme dayanıklı yeni dairelerini almalarını sağlıyoruz. Böylece sistemdeki sıkışmayı da ortadan kaldırıyoruz. Bu konuyla ilgili yatırımcılarımız da var." dedi.