HABERTURK.COM

Adeta beş parmağında beş marifet var Kerem Deveci'nin... Her ne kadar biz onu mühendis kişiliğiyle tanısak da o aynı zamanda bir model. Deveci, kız çocuklarının ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayabilmek için objektiflerin karşısına geçerek poz vermiş... Son dönemlerde Türkiye'nin ihtiyaçlarına yönelik yaptığı ENLİL projesiyle adından söz ettiren Deveci, Habertürk'ün sorularını yanıtlayarak hakkında merak edilenleri şu şekilde sıraladı:

-Bu proje nereden aklınıza geldi?

Metrobüste seyahat ederken araçların yarattığı rüzgarı fark ettim ve "Bu rüzgarı ben kullanırım" dedim. Sonrasında patent evraklarını hazırlayıp, prototip üretimini gerçekleştirdim. Aslında düşünülmüş bir plan değil, bir anda aklıma geldi.

Sümer Medeniyeti çok ilgimi çeker, medeniyet ve mühendisliğin başladığı yerdir aslında. ENLİL, Sümer Mitolojisinde Rüzgar, şimşek tanrısının ismidir. Bizim topraklardan çıkan bir ürünün yine bizim topraklardan olan bir isim taşımasını istedim.

-ENLİL nedir? Nasıl çalışır?

ENLIL, otobanlara yerleştireceğimiz dikey eksenli rüzgar türbini ile hem taşıtların oluşturduğu hem de doğal rüzgarları kullanarak enerji üretirken, aynı zamanda üzerine yerleştireceğimiz sensörler ve İoT platformu ile şehir içi sıcaklık, nem, rüzgar, CO2 ölçümü yapacak. Yaptığı ölçümlerle karbon ayak izi haritasını çıkartıp şehrin konforunu sağlarken, deprem izleme istasyonu ile olası İstanbul depreminin tahminlerine bilgi sağlayarak şehrin güvenliğine katkıda bulunmuş olacak..

ENLİL, şehrin dinamiklerini kullanarak karayollarını yenilenebilir enerji kaynaklarına dönüştüren, bunu yaparken de üzerinde bulunan sensörler ve akıllı platform sayesinde şehrin konforu ve güvenliğini sağlayan akıllı dikey eksenli rüzgar türbini projesidir.

ENLİL ile hem araçların ürettiği hem de doğal rüzgarları kullanarak enerji üretirken, aynı zamanda üzerine yerleştireceğimiz sensörler ve İOT platformu ile şehir içi sıcaklık, nem, rüzgar, CO2 ölçümü yapacaktır. Yapılan ölçümler ile karbon ayak izi haritasını çıkartıp şehrin konforunu sağlarken, deprem izleme istasyonu ile de olası İstanbul depreminin tahminlerine bilgi sağlayarak şehrin güvenliğine de katkıda bulunmuş olacaktır.

-Bu proje nasıl geliştirildi?

Projeyi fikrini ilk ortaya attığım zaman pek destek göremedim açıkçası, İlk test çalışması için İETT ile iletişime geçtim ve inanılmaz yardımcı oldular, Türbinin kurulumunu yapıp internette bir video paylaştıktan sonra Forbes, World Economic Forum, Cheddar, 9gag, Reddit , BBC News’den tutun Avusturalya, Afrika, Yeni Zellanda yani dünyanın her yerinde bir anda yayıldı.

Bize ilk inanan kurum Mercedes-Benz oldu, düzenledikleri yarışmada Teknoloji alanında birincilik ödülü aldık ve gerisi çok daha hızlı gelişmeye başladı. Yeni türbinimizin geliştirilmesinde bize her türlü imkanı açtılar, böylece ENLİL versiyon ikiyi hazırladık ve çok yakında piyasaya çıkacak.

-Bu projeyle 20 bin eve elektrik sağlanacak peki bu hangi evler olacak? Neye göre seçilecek?

Aslında bu 20 bin ev rakamını ben vermedim, metrobüs hattının uzunluğu ve bir türbinin kapasitesini almışlar ve tüm metrobüs hattına yerleştirilse üretilecek potansiyel enerjiyi hesaplamışlar. Aslında ev olarak düşünmemek gerek o sadece daha kolay kavranabilmesi için verilen bir örnek.

Üretilen elektrik, müşterinin isteğine göre kullanılacaktır, şebekeye verebilir, aydınlatma direklerinde kullanabiliriz veya gelecekte otoyolda giden araçları şarj edebilir.. Dünya hızla değişiyor ve otonom ve elektrikli araçlarla elektrik üreten yollarında geleceği açıldı. Benim hedefim zaten günümüzü değil, geleceğimizi şekillendiren bir proje yaratabilmekti.

-Görüyoruz ki işin bir de modellik kısmı var. Modellik yolculuğu nasıl başladı?

Aslında bana çok uzak olduğum bir sektördü ama değişik bir deneyim oldu. Yaptığımız çekimi Koruncuk Vakfın’da kız çocuklarımız ihtiyaçlarının ufak da olsa bir kısmını karşılayabilmek için gerçekleştirmek istedim, Marka yetkilileri de konuya sıcak baktılar ve çekimi gerçekleştirdik. Böyle güzel bir amaç için gerçekleştirildiği için gerçekten çok zevk aldım bu çekimlerden

-Gelecekte neler yapmak istiyorsunuz? Kendinizi nerede görmek istiyorsunuz?

Küçüklüğümden beri teknoloji üreten bir şirket kurup bunu globale açmak istemiştim. Benim asıl amacım teknoloji üretmek ve genç arkadaşları bu yolda teşvik edebilmek. Umarım arkadan gelen nesil çok daha büyük işlere imza atar. ENLİL tek projemiz değil.

Şu an planlanmış 4 tane daha projem var ve bunları hayata geçirip yine global çapta ses getiren projeler yapmak istiyorum. Gelecekte kendimi "Şurada görmek isterim" dediğim tek yer, Genç arkadaşların büyük işler yapmasına yardımcı olabilirsem ne mutlu bana.

"EN KARANLIK ANDA SİZE CESARET VEREN ŞEY İDEALLERİNİZDİR"

Genç beyinlere "En karanlık anda size cesaret veren ideallerinizdir" sözleriyle cesaret veren Deveci, kendisi gibi projeleri olanlara ve ileriye yönelik adım atmak ve atmamak arasında kalanlar için şu ifadeleri kullandı:

Sadece para odaklı başarıya odaklanmayın. Toplumun onlara yüklediği rolleri yaşayacağım diye hayatınızı harcamayın. Çok güzel değerlerimiz var; Canan Dağdeviren, Oktay Sinanoğlu, Aziz Sancar ve daha niceleri, bu insanlar ne diyor bir bakmak gerek.

En önemlisi ise fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür olun gerisi bir şekilde geliyor. İdeallere öncelik verme taraftarıyım, en karamsar anda size cesaret veren şey kaynak düşünceler ve ideallerinizdir.