Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalar yapıyor. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle;

"CHP'li belediyeler hiçbir ayrım yapmadan yardımlar yapıyor. Sordum neler yapıyorsunuz dedim. Daha önce 60 dolardan asfalt alınıyordu. Ama artık 60 dolar değil, 25 dolardan asfalt alınıyor. Ankara Büyükşehir'de. Yönetim değişiyor kul hakkı yemeyen bir yönetim geliyor ve aynı asfaltı 25 dolardan alıyor. Saray'ın sorması gerekmiyor mu? Onlar soramaz ama biz soracağız. Kırşehir Belediyesi 258 liradan kendi asfaltını üretiyordu ama yönetim değişti 166 liradan üretmeye başladı. 5 buçuk milyon lira olan araç maliyeti 3 buçuk milyona indi. Bütün bunlara bakınca belediye başkanlarımız ciddi ve tutarlı bir şekilde çalışıyor.

2013 yılında bir yasa çıktı yüzde 40'ın üzerinde engelliler kamuya ait araçlara binince ücret ödemiyorlar. Eğer yanlarında biri varsa ikisinin birlikte ücret ödememesi gerekiyor. Bir yasa getirildi ve Yüksek Hızlı Tren için engelli kardeşlerimize binemezsiniz demeye başladılar. Pandemiden sonra oldu bu. Bunun neresinde bir mantık var neresinde bir ahlak var. Engelli kardeşlerime şunu söyleyelim. Engelliler için dünya kadar boş kadro var ama 18 yıldır doldurulmadı. Ama saraya göre Türkiye'de engelli yok. "

Mardin ve Şanlıurfa'da çiftçilerin durumu çok parlak değil. Son 2 yılda tarımsal sulamada elektrik fiyatı yüzde 108 arttı. Mardin'de yüzlerce köyün elektriği aylardır kesik.

Çoklu baro düzenlemesi bir ayrıştırma projesiydi. Beni şaşırtan bir şey var. Sayın Devlet Bahçeli. Partisi Milliyetçi Hareket Partisi'nin genel başkanı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, 'Bu kanun geçtiğinde PKK ve FETÖ baro kurarlarmış sözlerine, kursunlar o zaman' diyor. Peki nasıl olur da Milliyetçi Hareket Partisi bu düzenlemeyi destekliyor.

15 Temmuz darbe girişimi olduğunda İstanbul'daydım. Bakırköy Belediye başkanının evindeydim. O gün ne söylediysem yine aynı şeyi söylüyorum ama Ak Partililer karşı çıkıyor.

İki 15 Temmuz var biri sarayın 15 Temmuz'u. Diğeri de halkın 15 Temmuz'u. Halkın 15 Temmuz'un da 251 şehidimiz var. Kolunu bacağını verenler bedel ödeyenler var. Demokrasi sevdalıları var. O gün bedel ödeyenler için paralar toplandı. Vakıf diyorlar ama vakıf kurmamışlardı. Nerede bu paralar. Niye vermiyorsunuz bu paraları. TBMM'de araştırma komisyonu kurduk. Her partiden milletvekili katıldı 15 Temmuz darbe girişimini araştırmak için. AK Parti'ye oy veren kişilere seslenmek istiyorum. Erdoğan bu komisyona iki kişinin gelmesini yasakladı.

Komisyonda rapor 4 yıl önce çıktı ama neden yayınlamıyorlar, neden korkuyorlar. Millet gerçekleri görmesin diye. Müyesser Yıldız 15 Temmuz'un perde arkasını inceliyordu. Şimdi de hapiste. Sen misin araştıran deyip hapse attılar. Ayrıca o gece kim kim kiminle konuştu ama açıklanmıyor.

Ayasofya'nın ibadete açılması ilk kez 2005 yılında gündeme geliyor. Danıştay reddediyor. 2008'de de reddediliyor. 2018'de AYM'ye götürülüyor. AYM kişi bakımından yetkisizlik veriyor.

Son olarak Danıştay'da dava açılıyor Cumhurbaşkanlığı müdahil oluyor ve davacının zaman zaman başvurularda bulunduğunu ve başvuru içeriğinin de benzer olduğunu, önceki kararların da reddedildiğini belirtiyor. Cumhurbaşkanının avukatı dilekçesinde ifade ediyor. Ayasofya'nın tahsis ve kullanım şeklinin değiştirilmesinde yürütmenin yetkili olduğunu kaydediyor.

Danıştay 10. Dairesi 1934'te alınan kararı iptal ediyor. Erdoğan bunun üzerine 'Ayasofya'nın yeniden camiye döndürülmesi bu kararlığın ifadesidir' diyor. Avukatına itiraz edin diyorlar ama sonra böyle bir karara imza atıyorlar. Avukatına önce aman bu karar çıkmasın diyorsun. Bunun adı sahtekarlık ve iki yüzlülük değilse nedir. Bakın değerli arkadaşlar. Erdoğan bu konuların hiçbirinde samimi değil. Erdoğan'ın tek düşündüğü koltuğudur. O koltuk için feda edemeyeceği hiçbir şey yoktur."