HABERTURK.COM

Dünyada 200 binin üstünde vakanın, 8 binin üzerinde ölümün kaydedildiği koronavirüs ile ilgili Habertürk TV'de Afşin Yurdakul'a konuşan konunun yetkin isimleri merak edilen sorulara yanıt verdi. İşte 3 önemli hocanın açıklamaları...

İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Erk:
"ŞİKAYET OLSUN OLMASIN TEST GEREK"

Zatürre aşısı olanlar daha mı korunaklı?
Zatürreye karşı tabii korunaklı olurlar. Türkiye'deki verilere göre zatürre yılda, 5-10 bin kişinin ölümüne neden oluyor. Şükür ki aşısı var. 65 yaşından sonra bir kez yapıldığı zaman ömür boyu bağışıklık sağlıyor.

Koronavirüse karşı korur mu?
Koronavirüse karşı korumasıyla ilgili konuşmak söz konusu değil.

Belli kan gruplarına göre bulaşma riski var mı?
Kan gruplarına göre herhangi bir bilimsel yayına rastlamadım. Kan gruplarına göre enfeksiyonların farklı seyrettiği ile ilgili herhangi bir veri yok.

Irk, gen fark ediyor mu?
Kesinlikle fark etmiyor. Bu virüs gelişmiş gelişmemiş, sınır, etnik köken ve cinsiyet tanımayan bir virüstür.

Gizli virüs taşıyıcıları var mı?
Vakaların büyük kısmı belli belirsiz. Ancak yüzde 20 vakada ciddi semptomlar ortaya çıkıyor. Bunların bir kısmı hastanelere başvurmak durumunda kalıyorlar. Hiç belirti vermeden hastalığın geçirilmesi mümkün.

Belirti göstermeyen de hasta mı?
Taşıyıcı olarak kabul edilir.

Bağışıklık için ne yapılmalı?
Bağışıklık sistemi ile bizim yediğimiz gıdalar arasında bizim bağırsaklarımızda bulunan bakteriler arasında çok ciddi bir iletişim olduğunu biliyoruz. Bu konu ile ilgili binlerce yayın var. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için taze, temiz, mevsiminde, yerel üretilmiş, mümkünse organik rengârenk besinlerden oluşan beslenme modeli mükemmel işler. Yeterli ve kaliteli uykuya da gerek var. Fizik egzersizinin de bağışıklık sistemini aktive ettiğini biliyoruz. Sigara, alkol, uyuşturucunun ise bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etki ettiğini biliyoruz. örneğin sigara koronavirüs açısından 14 kat daha fazla risk taşıyor.

Önlem ne olmalı?
Şu anda bir paradigma değişikliğine ihtiyaç duyuyoruz. Şu anda 10 binli rakamlara ulaşmış olmalı taradığımız insan sayısı. Güney Kore 250 bin vakayı örnekledi. Nüfusun yüzde 20 kadarına denk geliyor. Artık bir paradigma değişikliğine gitmeli, şikayeti olsun olmasın herkese test yapılması ve pozitif olanların izole edilmesi gerekir. Türkiye'de çok az test yapıldı.

Neden az yapıldı?
Koronavirüs endişesi olduğunu düşündüren şikayetler ya da yurt dışı öyküsü ya da yurtdışından gelen kişiyle temas öyküsü arandı. Böyle olunca örneklem sayısı düşüyor. Şikayet olsun olmasın test lazım.

ABD'de Jackson Laboratuvarı İmmünoloji Uzmanı ABD Jacks Prof. Dr. Derya Unutmaz:
"TEST İÇİN ÜÇ FARKLI SENARYO VAR"

Hangi çalışmalar yapılıyor?
Birçok kişi iyileşiyor ve bir daha virüse yakalanmıyor. Antikor dediğimiz... Virüse karşı bir ordunun vücudu hazırlıklı hale getirmesi bunun nedeni. Aslında çok ilginç sonuçlar var, genç ve çocuklarda ölüm hemen hemen hiç olmuyor. Bağışıklık sistemi daha az olan yaşlı gruplarda çok daha fazla ölüm oluyor. Tedavi açısından çok önemli nokta. İyileşen insanlar var. Antikor dediğimiz maddeleri üretiyorlar. Bu maddeler virüsün yüzeyine bağlanıp hücre içine girmesini önlüyorlar. Virüsü atlatan kişilerde bu antikorlar üretilmiş oluyor. Virüsü atlatan kişilerden kan toplanması ve plazlamanın ayrıştırılması gerek. Bu plazmanın içinde antikorlar mevcut olacak. Bu konuda Türkiye'de de bir girişim var. Hacettepe kan bankası öncülüğünde de girişimler mevcut. Böyle bir projeye gerçekten destek verilmeli. Pozitif olan kişilerin kan örnekleri toplanarak plazma havuzu oluşturulmalı. Herkese yetmez ama ölümcül vakalarda hayat kurtarır. En fazla ümit verecek araştırmalar da bu antikorların sentetik olarak da üretilmesi.

Test neden önemli?
Üç senaryodan bahsetmek istiyorum. Birincisi... Hiçbir şey yapılmaması. Herkese mutlaka bulaşmasına sebep verilmesi. Halkın yüzde 80'i enfekte olacaktır. Yüzde bir ölüm bile olsa Türkiye'de yarım milyon ölümle sonuçlanır. Dünyada yüz milyona yakın ölüm demektir.

İkinci senaryo da önleyici tedbirler alınması. Amaç yavaşlatmaya çalışmak. Bu zaman kazandırıyor. Tabii bu da on binlerce ölüm demek.

 

Üçüncü senaryo tam bir baskılama. Virüsün bulaştığı herkesin, bazen tüm bölgelerin hemen karantinaya alınması. Bu konuda Güney Kore, aynı zamanda Singapur, Hong Kong büyük başarı sağladı. Çin çok daha sıkı şekilde yaptı bunu. Ama Güney Kore çok önemli örnek. Çünkü inanılmaz derece işin başlangıcında test yapmaya başladılar. Günde 10-15 bin test yapıyor. Şu anda daha fazla olabilir. Bu başarılı oldu, çünkü birçok virüsü yayan kişi hızlı şekilde belirlenmesi lazım ve o bölgeler karantinaya alınıyor ve virüsün ilerlemesi durdurulamaya çalışılıyor.

İtalya ve Amerika buna önem vermedi. Şu anda bile test bulunmuyor. Bir noktadan sonra artık kontrol edemiyorsunuz. Birçok ülke artık üçüncü senaryoya geçiyor. Bu noktaya getirmemek için son derece hızlı şekilde hareket edilmeli. Türkiye'de çıkan vakalar hangi bölgeden kimlerle temas kurmuş anlatılması lazım. O bölgeler karantinaya alınmalı. Bazı bölgelerde sokağa çıkılması bile yasaklanmalı.

Boston College, Harvard Tıp Fakültesi Dr. Emrah Altındiş:
"FARKINDA OLMADAN TAŞIYICI OLABİLİRSİNİZ"

Test stratejisi nasıl olmalı?
Bir makale yayınlandı... 17 Kasım'da ilk defa karşımıza çıkmış bir enfeksiyon. 200 bin vaka ve 8 binin üzerinde ölüm var. Türkiye'de de kritik eşiği aştığımız bir noktadayız. O makalede tespit ettikleri çoğu kişi bu hastalığı ya semptomsuz olarak yaşıyor ya da hafif atlattığı için tespit edilemiyor. Bir modellemede vakaların yüzde 86'sının tespit edilemediği öngörülüyor. Her bir tespit edilen vakaya karşı tespit edilemeyen 9 kişi bulunuyor. Bundan dolayı zaten küresel bir salgınla karşı karşıyayız. Tespit edilen vakaların da yüzde 80'inin bu tespit edilemeyen vakalardan geldiğini söylüyorlar. Gençlerin risk faktörü içinde olanlara, 60 yaş üstündekiler, kalp, akciğer hastası gibi risk gruplarına taşıması ihtimalini dile getiriyorlar. Farkında olmadan hastalığın taşıyıcı olabilirsiniz.

Taşıyıcılar nasıl davranmalı?
Fransa'da, İspanya'da, İtalya'da insanların evden çıkmaması isteniyor. Olabildiğince sosyal mesafeyi sağlamak gerekiyor.

İtalya'dan ne öğrenebiliriz?
Türkiye'nin İtalya gibi olmaması için alınacak önlemler çok önemli. İtalya'da sadece hastaneye gelenler test edildiği için daha ileri yaşlarda olan gruplarda tespit edilmiş. Test bu noktada önemli.