Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

KTÜ Farabi Hastanesi Merkezi Sterilizasyon Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Aydın, AA muhabirine, Kovid-19'a karşı Türkiye'nin de aralarında bulunduğu çeşitli ülkelerde aşı geliştirme çalışmalarının devam ettiğini, şimdiye kadar acil kullanım izni ya da tam kullanım ruhsatı alan 5 aşının uygulanmaya devam edildiğini aktardı.

Türkiye'de CoronaVac aşısının Sağlık Bakanlığınca belirlenen strateji doğrultusunda uygulandığını anlatan Aydın, kendisinin de ikinci doz aşıyı olduğunu ifade etti.

Aydın, Kovid-19'un dünyayı etkisi altına almasının üzerinden bir yıl geçtiğini anımsatarak, dünya genelindeki aşılamanın, aşı üretim hızının yetersiz olması nedeniyle istenen düzeyde ilerleyemediğini vurguladı.

Virüsün, önlemlerden bir adım önde gittiğine dikkati çeken Aydın, aşılama yapılarak toplumlarda virüse karşı bağışıklık oluşturulamadan mutasyonların ortaya çıktığını aktardı. Aydın, mutasyonların, virüslerin bazen lehine bazen de aleyhine gelişebileceğini dile getirerek, "Aleyhine olduğu zaman virüs kaybolur gider, kurtuluruz ama maalesef şimdi dünyada oluşan mutasyonlar virüsün lehine oldu." diye konuştu.

Mutasyonlarla mücadelede en önemli faktörün, bulaşın önlenmesi olduğunun altını çizen Aydın, hem bulaşın çok iyi önlenmesi hem de genetik analizlerin bütün dünyanın belli merkezlerinde çok sıklıkla takip edilmesi gerektiğini, bunun çok farkında olan Sağlık Bakanlığının da ciddi önlemler aldığını belirtti.

Aydın, bu önlemler kapsamında bir süre önce genetik değişime uğrayan mutasyonlu virüsleri hedef alan kitlerin uygulama merkezlerine ulaştırıldığını ve sıkı şekilde takiplerinin de yapıldığını söyledi.

Mutasyonların ileride hem Türkiye hem de dünya için oluşturabileceği risklerin bertarafı noktasında aşılamanın hızlı şekilde yapılması gerektiğine dikkati çeken Aydın, şu değerlendirmede bulundu:

"Yeni mutasyonlar yapamadan onlardan kurtulmamız gerekiyor. Bunun için inanıyorum ki Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu ve dünyadaki bütün bu işle alakalı profesyoneller de bir strateji oluşturmanın peşindeler. Şimdi bu mutasyonlar hem aşılara karşı hem de hastalığı yeniden geçirmeye karşı bir tehlike oluşturuyorlar. O bakımdan hem aşı silahını elimizden alma ihtimalleri yüksek hem de geçirenin ikinci defa hasta olma ihtimali var. O nedenle bu konuyu çok ciddiye almak ve bu beklenen, öngörülen tehlikenin yayılmadan önlenmesi gerekiyor. Bu bakımdan dünya, proaktif. Türkiye de proaktif yani virüsten önde gitmeye çalışıyoruz ve gitmemiz de gerekiyor."

- "Tehlike bir gruba değil, toplumun tamamına yönelik"

Aydın, son günlerde aşıya umutla bakışa negatif etki edecek yaklaşımlar gözlemlediğine işaret ederek, "Bu yaklaşımdan kurtulmamız gerekiyor. Zaten bizim seçtiğimiz aşı çok iyi bir aşı ve doğru bir strateji izleniyor. Bizim aşı ile alakalı herhangi bir riskimiz yok, dolayısıyla bizim aşı için 'işe yaramayacak' gibi bir yaklaşım asla doğru değil. Öbür aşılar için de şimdilik herhangi bir negatif durum ortaya çıkmış değil." diye konuştu.

Aydın, yanlış propaganda yapılmasının önlenmesi gerektiğini anlatarak, şöyle devam etti:

"Aşımız şu an etkili ve geçerlidir, bütün toplumun buna uyum göstermesi lazım. Mevcut virüsün öldürücülüğü yüzde 3 dolayında, yeni mutasyon virüslerinin ise bulaşıcılığı yüksek, öldürücülüğü konusunda henüz kanıtlı kesin bir bilgi yok. Dolayısıyla toplumu yeniden bir seferberliğe ve toplu hareket etmeye davet etmek zorundayız çünkü bu tehlike bir grubumuza değil, toplumun tamamına yönelik."

Yaşanan uzun salgın süreci nedeniyle herkesin bunaldığını belirten Aydın, şunları kaydetti:

"Bu tehlikenin kimde, nasıl bir sonuç yaratacağını hiçbirimiz bilmiyoruz. Bu nedenle toplumu sağduyuya davet ediyorum. Herkesten standartlara uygun maskeyi doğru şekilde kullanmalarını, mesafe ve temizlik kurallarına tam uyum göstermelerini rica ediyorum. Halkımız bireysel ve doğru olmayan, kanıtsız bilgilere dayanarak aşıyı reddetmesinler. Aşılardan fayda görmemiz şu an için kesin. O nedenle bu politikadan, yanlış propagandadan kendimizi arındırmamız gerekiyor. Aksi halde bir yıldır devam eden süreç daha da uzayacak. Aynı riskleri yeniden yaşamaya gerek yok."

Aydın, bir araya gelme mecburiyeti olan küçük gruplara maske ve mesafe kuralına riayet ederek en fazla 10 dakika görüşmeleri önerisinde bulunarak, "Haberlerde, sosyal medyada bir araya gelmeleri maalesef sıklıkla görüyoruz. Gizli görüşmeler yaparak kimi kandırıyoruz? Komşunuzla girip çıkıyorsanız, birlikte oturup yemek yiyorsanız kimseyi kandırmıyorsunuz, önce kötülüğü kendinize yaptığınızı unutmayın." dedi.

- "Virüse karşı ortak bir mücadele birliği kuramadık"

Dünya genelinde birçok merkezin tek başına aşı geliştirmeye çalıştığını belirten Aydın, salgını yenmek için virüse karşı ortak bir mücadele birliği kurulamadığını ifade etti.

Aydın, Dünya Sağlık Örgütü ve daha bir çok uluslararası kuruluş olduğunu dile getirerek, "Maalesef bu kuruluşlar çağrı yapıp, virüse karşı ortak bir girişimle hem aşı geliştirme hem tedavide ortak bir strateji geliştiremedi. Bu, dünyanın yaptığı bir hataydı çünkü bu virüs belli bir grubu karşısına almadı, bütün insanlar bunun hedefi altında. Bütün insanlar birleşmeli ve birlikte mücadele vermeliydi. Bundan sonra gelecek pandemiler de var, bilim insanları bu bilgileri veriyor, dolayısıyla dünyanın birlikte bir strateji oluşturabileceği de akılda tutulmalı diye bir bilim insanı olarak öneriyorum." değerlendirmesini yaptı.

Aydın, ortak mücadelenin önemini yineleyerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Dünyayı ortak mücadeleye çağırırken ülkemiz insanlarının, aynı vatanda, aynı bayrak altında yaşayanların bir araya gelerek ortak mücadele verememesi kabul edilemez, diye düşünüyorum. Virüsün aramızda yaşamasına fırsat vermemeliyiz. Bu virüsün bir an önce ölümünü sağlamamız lazım. Mutasyona fırsat bulamaması gerekiyor, aksi halde mücadelede yine önümüzden gitmeye devam eder, biz geride kalırız."