Son Dakika

Gülenay BÖREKÇİ / HT PAZAR

gborekci@htgazete.com.tr

Göktuğ Canbaba, Uluslararası Düğün Fotoğrafçıları Derneği’ne kabul edilen ilk Türk fotoğraf stüdyosu olan En Mutlu Günüm’ün sahibi. Daha doğrusu iki sahibinden biri, çünkü burayı ablası Selin’le birlikte kurmuşlar. Uluslararası dergilerde de fotoğraflarından övgüyle söz edilmiş. Göktuğ Canbaba aynı zamanda bir yazar. Ozanın Şarkısı, Tılsım-ı Kudret gibi çok başarılı fantastik romanları var. Son kitabı, çocuklar için yazdığı Fener Balığının Kayıp Işığı. Kitap, Kızıl Yosun Köyü’nde yaşayan fener balığı Loppi Parlakışık’ın öyküsünü anlatıyor. Fener balıkları ışık saçan mahluklar ama Loppi bir gün ışığını çaldırıyor ve bulmak için tüm okyanusu dolaşmaya karar veriyor. Ona sadece arkadaşı denizanası Poli yardım ediyor. Birlikte cesareti, güveni, dostluğu öğreniyorlar. Karşılarında, Okyanus Sirki’nin starı Işıkçalan var, romanın kötü karakteri... Kafası hep kötüye çalışan bu düzenbaz ahtapot gücünü, küçük balıklara hükmederek kanıtlıyor. Canbaba, “Kötü olmak kolaydır, iyi olmaksa çok zor, çünkü hep fedâkarlık yapmanız gerekir ama Loppi ne kadar zor olursa olsun iyi bir balık olmayı seçiyor” diyor. Onunla röportajımızda düğün fotoğrafçılığını ve kitabını konuştuk...

■ En Mutlu Günüm’ü anlatır mısın önce?

En Mutlu Günüm Photography, ablam Selin’le ortak kurduğumuz bir şirket. 6 senedir profesyonel çekimler yapıyor, belgesel tarzda düğün hikâyeleri çekerek “wedding art” diye adlandırılan türde fotoğraf serileri hazırlıyoruz.

■ “Düğün hikâyesi” nedir tam olarak?

Türkiye’ye bu anlayışı ilk getiren, yani düğün hikâyesi çekenlerden biriyiz. İnsanlar için bu çok özel günde yaşanan anları estetik bir şekilde fotoğraflıyoruz. Fotoğraflarını çekmemiz için sadece Türkiye’den değil yurtdışından çiftler de bizimle iletişime geçiyor.

■ Nasıl buluyorlar sizi?

İnternetten. Bir de sanırım The Best Wedding Photographers in the World ve The International Society of Professional Wedding Photographers’ın (ISPWP) etkisiyle. Çünkü biz, bu kuruluşlara kabul edilen ilk Türk fotoğraf firmasıyız. Ablam da ben de fotoğrafı çok sevdiğimiz için de ortaya hep renkli ve güzel işler çıkıyor.

■ Fener Balığının Kayıp Işığı’na gelelim... Çok severek okudum ama senden beklediğimiz kitap bu değildi, çünkü yeraltına yakın duran bir yazar olarak tanınıyordun. Bir çocuk kitabı yazmaya nasıl karar verdin?

Çocuk kitapları okumak beni rahatlatıyor. Okurken, “dünyada iyi şeyler de mümkün” diye düşünüyorum. “Çocuk romanı yazmayı düşünmemiştim aslında; aklımda başka projeler vardı. Ama bir gün ışığını kaybedince onu aramak için yollara düşen cesur küçük bir balığı yazmak keyifli olurmuş gibi geldi. Neredeyse o gün bütün hikâyeyi kurdum kafamda. Oturup yazma sürecim de hızlı gelişti.

■ Bir Disney filmi kadar renkli bir hikâye kaleme almışsın, insan en küçük ayrıntısına dek her şeyi gözünde canlandırabiliyor. Bunda fotoğrafçı olmanın payı var mı?

Işığını kaybeden bir karakteri en iyi bir fotoğrafçı anlar... Olabilir tabii. Her gün ışıkla, renklerle, görsel detaylarla oynamamın romana katkısı muhakkak vardır. Ama yazmak için en gerekli şey, hayal edebilmek, sınırları zorlamak. Yazarken Kızıl Yosun Köyü’nde haftalarca yüzdüm, köydeki her balıkla birer birer tanıştım, evlerine konuk oldum. Ilık yosun çayı içerken uzun uzun okyanus ahalisini konuştuk. Bunları o kadar uzun süre hayal ettim ki sonunda ben de bir Kızıl Yosun Köylü oldum.

■ Yerinde olsam film yapsınlar diye Disney’e gönderirdim. Böyle bir hayalin var mı?

Aslında var, bir ajansla görüştük. Çevirisi bittiğinde İngilizce yayınlanacak. O zaman Disney’in de kapısını çalmamak olmaz.

■ Çocuklar için yazmanın en güzel yanı neydi?

Sanırım çocuk gibi düşünmek, dünyanın tüm kötülüklerini geride bırakıp sadece hayal kurmak... Tekrar çocuk olmak ister miydim? Kesinlikle hayır. Ama ara sıra çocuk gibi düşünmek ve çocukları sınırsız hayal gücüyle dolu bir yolculuğa çıkarmak harika bir his. adını Karahan’ın duymuştuk.

‘Kafama esmiş, bir bakmışım Nepal’deyim...’

■ Çok renkli bir hayal gücün var, o yüzden sormak isterim: İlham kaynakların neler?

Farklı türlerde eserler veren bir yazarım. Yüksek fantezi, şehir fantazyası, yeraltı edebiyatı, çocuk kitapları. Birbirinden farklı olsalar da hepsi yazarken bana çok keyif veriyor. Korkmadan yazıyorum, hiçbir tür bana uzak gelmiyor, çünkü her türde okuyorum. Ama tabii okumayı sevdiğim türlerde yazmak daha hoşuma gidiyor. Bir çeşit özgürlük hissi veriyor, farklı renklerde yolculuklara çıkmak gibi... Hayatta da böyleyim. Kafama eser ve bir bakmışım Nepal ya da Hindistan’dayım. Olmadı, Kabak’a gitmişim. İşler güçler izin veriyorsa ve tabii ki bir kenara azıcık para koyabilmişsem, giderim. Her yolculuk benim için bir çeşit aydınlanma. Romanlarımdaki detaylar da hep yolculuklarımdan. Eskiden çok okuyan bir çocuk sayılmazdım ama nerede piramitlerle, uzaylılarla ya da vampirlerle ilgili bir roman görsem hemen kapardım, yazarına falan bakmadan. Okumak ve film seyretmek de üretkenliğimi artırıyor, beni motive ediyor. Hayal kurmaktan korkmayan insanlarla tanışmak heyecan verici. Mesela Jules Verne’e bayılıyorum.

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300