Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

 KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com

7 Nisan’da başlayacak 35. İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek “Neon Boğa”yı Eylül’de 72. Venedik Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinde izlemiştim. Brezilyalı yönetmen Gabriel Mascaro’nun provokatif imgeler ile taşra hayatını, erotizm ile minimalizmi bir araya getirdiği kapkaranlık tablonun eşini benzerini bulmak kolay değil. Adeta Robert Bresson ile Walerian Borowczyk’in buluşması şoke ediyor ve sinir bozuyor.

 

İçinden boğalar, atlar geçen bir kırsal portresi… “Ağustos Rüzgarları”yla (“Ventos De Agosto”, 2014) dikkat çeken Gabriel Mascaro birçok Brezilyalı yönetmenden farklı. Onun yapmak istediği ülkenin kırsal bölgesinden, bilmediğimiz yörelerinden aşırılık ve çıplaklıktan beslenen bir şeyler çıkarmak. Pastoral ve egzotik görüntülerin şiirsellikle uzaktan yakından ilgisi olmaması, filmlerin ters köşe yapmasını sağlıyor. Hedef ise kışkırtıcı imgeleri üst üste bindiren bir yapı, bir gözlemle seyirciyi uğurlamak.

BEKLENMEDİK GÖRÜNTÜLER EN SAF HALİYLE SUNULUYOR

Yönetmenin ilk filminde rüzgar, meyve ve sebze sesleri bir ‘sinema doğası’ yaratıyordu. Ama bu çerçeveyi tutarlı, dengeli hale getirmek konusundaki çaylaklık da vardı. Üzerimize atılan ilginç motifler, metaforlar ve ayrıksı sahneler yerinde kalmıştı. “Neon Boğa”da (“Boi Neon”) yönetmen 2.35:1’e geçmiş. Öyle bir atmosfer duygusu yaratıyor ki kapkaranlık grup seks, hamile kadınla seks, atı elle doyuma ulaştırma gibi tartışmalı sahneleri şaşkınlıkla izliyoruz. Böylesi olağandışı anlar; sabit kamera, uzun planlar ve sükunet sayesinde gerçeklerin en saf hali olarak sunuluyor.

Hedef aslında, ‘Vaquejadas’da, Brezilya’nın kuzeydoğusundaki ıssız bir yerde Iremar adlı bir rodeo kovboyunun yaşadığı sıkıntıları gözler önüne sermek. Ama bunu yaparken o yörenin insanlarına gözlemcilik yapan sabit açılardan bakılıyor. Aslında bu noktada filmin son derece yöresel, sıkıcı görünme şansı var. Ama karşımıza sıkıcı yaşamlardan ziyade sömürülürse ‘pornografi’ye kayacak beklenmedik görüntülerin çıkması her şeyi allak bullak ediyor.

KAPKARANLIK DÜNYA SAPKINLIKLARI ELE VERİYOR

Kırsal bölgede yaşayan halkın sıkıntılarını, yalnızlığını ele almayı kafaya takan yönetmen, belki de sosyal gerçekçi sinemayı kendine göre yorumluyor. Burada da bir anda sabit ve uzun planlarla alınan rahatsız edici sekanslar fazlasıyla sarsıcı. İşin ucunun hayvanseviciliğe kadar götürülmesi, sıradan yaşamların altında yatanları gözler önüne seriyor. Cinsel istismar filmleriyle anılan Polonyalı gerçeküstücü kült yönetmen Walerian Borowczyk’in “The Beast”inde (“La Bete”, 1975) gördüğümüz atın cinsel organını yansıtan şoke edici görüntüler normalmiş gibi sunuluyor.

Yani muhafazakar rodeo kovboyu prototipinin çok uzağına gidiliyor. Amerika’daki tablo, Brezilya’nın sıkıntılı ücra köşelerine taşınıyor. “Sınırsızlar Kulübü”nün (“Dallas Buyers Club”, 2013) anti-tezi çıkarılıyor. Bunu yaparken ise aslında bir anti-western dünyası var. ‘Her şey devam ediyor’ diyen ucu açık final sekansı da vurucu. Buradan yürümek kapkaranlık ve inatla minimalist filmi, gözümüze soka soka yaptığı şeylerle ‘aykırılık müptelası’ haline getiriyor.

ÇİFTLİĞE BRESSON-BOROWCYZK ARASI YAKLAŞIM

Aslında küçük kasabalarda yaşamın beklendiği kadar sıradan olmadığı anlatılıyor. Seks hayatının da hayvanlarla ilişkilerin de bir hayvanseviciliğe kadar gitmesi, bir bakıma “Seks İtirafları” (“Sleeping Dogs Lie”, 2006),“Zoo” (2007) gibi Amerikan bağımsız sinemasının sıra dışı işlerini hatırlatıyor. Boğa güreşçisi gibi giyinen adam mavi ve turuncu ışıkla yansıtılırken dahi görüntü yönetmeni sükuneti kaybetmiyor.

Her şey bize bir melankoli olarak yansıyor. Siz deyin Bresson-Borowczyk, biz diyelim Antonioni-Noé buluşması… Her türlü sonuç ‘neon boğa’nın ışık saçan gece eğlencesinden yanınıza kar kalabilir. Çiftlik portresi fazlasıyla özgün, kışkırtıcı ve sarsıcı…

 FİLMİN NOTU: 6.9

Künye:

Neon Boğa (Boi Neon)

Yönetmen: Gabriel Mascaro

Oyuncular: Juliano Cazarré, Maeve Jinkings, Josinaldo Alves, Samya De Lavor

Süre: 101 dk.

Yapım yılı: 2015