Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sami AKBIYIK / GAZETE HABERTÜRK

Naciye Sultan, Sultan Abdülmecid’in torunlarından biriydi. 16 yaşındayken 24 Şubat 1914’te İttihat ve Terakki Fırkası’nın liderlerinden Başkumandan Vekili Enver Paşa’yla evlenmişti. Enver Paşa 33 yaşındaydı. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilmesiyle İttihat ve Terakki’nin önde gelenleri 1 Kasım 1918’de ülkeyi terk etti. Önce Kırım’a giden Enver Paşa, oradan eşi ve çocuklarıyla Almanya’ya geçti. 1920’de Almanya’yı terk etmek zorunda kalan Enver Paşa, önce Moskova’ya, ardından da Orta Asya’ya gitti.

6 Mart 1920’den 26 Temmuz 1922’ye kadar eşine mektup gönderen Enver Paşa, 4 Ağustos 1922’de Türkistan’da çatışmada vurularak öldüğünde geride 417 mektup bıraktı. Naciye Sultan, eşini kaybedince onun kardeşi Kamil Bey ile evlendi. 1952’ye kadar Almanya’da yaşadı, 1952’de memlekete döndü. 5 yıl sonra ise öldü.

  • ENVER PAŞA KİMDİR? OSMANLI İmparatorluğu’nun son yıllarında etkin olan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kurucu ve önderleri arasında bulunan asker ve siyaset adamı... 1913’te Bâb-ı Âli Baskını ile cemiyetin iktidara gelmesini sağladı. 1914’te Almanya ile askeri ittifaka önayak olarak Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesine öncülük etti. Savaş yıllarında “Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili” sıfatıyla askeri politikayı yönetti. I. Dünya Savaşı’nın yenilgi ile sonuçlanması üzerine yurtdışına gitmiş, Türkistan’da bir çatışmada ölmüştür.
Bardakçı’ya göre Enver Paşa, sert bir komutan, yüreğindeki büyük aşkı, herkesin bu satırları bir gün okuyacağını bilerek ve farkında olarak yazmış, her mektubunda da Naciye Sultan’a aşkını haykırmaktan vazgeçmemiş.

Mektupların, Enver Paşa’nın muamma olan Rusya ve Orta Asya günlerini de aydınlığa kavuşturduğunu söyleyen Murat Bardakçı, Enver Paşa ve büyük aşkı Naciye Sultan’ın mektuplarına yer verdiği kitabındaki ayrıntıları anlattı.

‘BİLEREK YAZDI’

-Enver Paşa mektuplarının bugüne ulaşacağını düşünmüş müdür?

Bunların ileride kendi tarihi yazılırken kullanılacağını biliyor, buna rağmen çok özel ifadeleri de yazmaktan çekinmiyor. Bu gibi ifadelere eski dönem mektuplarının çoğunda sık rastlanır.

‘SÜRGÜN YILLARINA DAİR BİLİNMEYEN KALMADI’

-Bu mektuplar Enver Paşa’nın hayatında neleri aydınlattı?

Enver Paşa’nın Moskova, Almanya ve Orta Asya günlerinin ayrıntıları bugüne kadar pek bilinmiyordu. Paşa’nın mektuplarının en önemli tarafı, hayatının bilinmeyen dönemlerini aydınlığa kavuşturmasıdır. Artık tek meçhul olan dönem, Kırım’da geçirdiği birkaç ay. Gerçi o günlerde gönderdiği birkaç mektubunu da Enver kitabımda yayınladım. Yazdıklarından anlaşıldığı kadarıyla Kırım’dan Kafkasya’ya geçmeye çalışmış ama başarılı olamamış. Sürgün yıllarına dair bilinmeyen başka bir şey kalmadı.

‘TURANCILIK TEZİ BİTMİŞTİR’

-Enver Paşa’nın hayali neydi, Turan devleti kurma hayali var mıydı?

Paşa’nın Orta Asya’daki faaliyeti bugüne kadar birçok kişi tarafından ideolojik şekilde yorumlandı. Yazan, kendi düşüncesine göre

yazdı. Genel kanı, Enver Paşa’nın Turancı olduğu yönündeydi. Böyle bir şey yok. Sonrasında ‘Sen hayal et, biz ölelim’ gibi abuk sabuk sloganlar çıktı. Enver’in bütün faaliyetinin temeli, I. Dünya Savaşı’nda uğradığı büyük bozgundan sonra özellikle İngilizler’den, sonra da Ruslar’dan intikam almak. Önce İngilizler’e karşı Ruslar’la beraber mücadeleyi düşünüyor. Olmayınca da Orta Asya’yı Ruslar’a karşı ayağı kaldırma hayaline giriyor. Ama olacak şey değil.

‘TURANCI DEĞİL İSLAMCIYDI’

-Turancılık değilse Orta Asya’yı hangi ideoloji temelinde birleştirme hayali var?

İslam. Ama şeriattan, devletin şeklinden bahsetmiyor, yalnızca “İslam devleti” diyor. Enver Paşa beş vakit namazında ve inançlı. Karısına da öyle bir âşık ki, ‘Bütün her şeyi senin için yapıyorum. Tahtları ayaklarının altına sereceğim’ diyor. Yıkılmış bir durumda. ‘Türk devletlerini bir araya getireceğim’ diye tek bir cümlesi yok. n Bugüne kadar yapılan akademik çalışmalar ne olacak? Şevket Süreyya Aydemir’in haricinde hiç kimse akademik bir şey yapamadı. Çünkü belgelere ulaşamadılar. Biyografi, akademik çalışma, belgeyle yapılır. Enver Paşa ve dönemi yazılırken artık bu mektupların göz önüne alınması şart.

'BUGÜNE KADAR BİRÇOK ÇEVRE İDEOLOJİK MALZEME YAPTI'

-Enver Paşa hakkında şimdiye kadar kitaplar neye dayanılarak yazıldı?

Enver Paşa hakkında bugüne kadar birçok kitap çıktı. Paşa, özellikle son senelerde bazı çevrelerde ideolojik malzeme haline geldi. Fakat bugüne kadar yazılmış önemli ve tek kitap, Şevket Süreyya Aydemir’in “Makedonya’dan Orta Asya’ya Enver Paşa” adlı üç ciltlik eseriydi. Hâlâ da odur. Enver’i tanımış ama eserinde sürgün günlerini ayrıntıları ile yazmamıştı. Paşa’nın sürgün günleri karanlıktaydı. Rusya’da, Avrupa’da ne yaptı, ne istiyordu?.. Orta Asya’da nelerle uğraştı ve İstiklal Harbi’ni nasıl görüyordu? Mektuplarının yayınlanmasından sonra karanlıkta bir şey kalmadı.

‘NACİYE SULTAN’IN YAZDIĞI MEKTUPLAR BENDE’

-Enver Paşa, Naciye Sultan’a iki yılda 417 mektup yazmış. Peki Naciye Sultan, Enver Paşa’ya karşılığında mektup yazmış mı? Bu mektuplar nerede?

Enver Paşa hemen hemen her gün mektup yazmış. Ama Naciye Sultan az yazmış. Enver Paşa’yla Naciye Sultan’ın mektuplaşmalarını iki dönemde ele almak gerekir. Biri, Paşa nişanlıyken veyahut evlendikten sonraki mektuplar. O mektupları Arı İnan, Enver Paşa’nın Özel Mektupları’nda yayınladı. O kitapta Enver Paşa ile Naciye Sultan’ın birkaç yüz mektubu var. Sürgün yıllarında Naciye Sultan’ın gönderdiği mektuplardan yedi-sekizi elimizde. Birkaçı Tarih Kurumu’nda, ötekiler bende. Enver’de bunların hepsini yayınladım.

‘MEKTUPLAR KORUNACAK’

-Mektupların orijinalleri ne olacak?

Sahibi Osman Mayatepek. Enver Paşa’nın torunu. Ona iade edeceğim ama zannediyorum o da tutmayacak. Ya Türk Tarih Kurumu’na ya da Askeri Arşiv’e verecek. Ancak bu mektupların artık araştırmacılara açılması gerekiyor. Zaten tamamını yayınladım sadece özel hayatla ilgili yerleri sansür ettim. Herkes benim gibi yapmaz, yayınlayabilir ve hatırası ile ailesine ayıp olur.

‘HAYATTA İKİ TORUNU VAR’

-Hayatta olan yakınları kimler?

Enver Paşa ile Naciye Sultan’ın üç çocuğu vardı: Türkân ve Mahpeyker isimlerindeki kızları ile oğlu Ali. Türkân Mayatepek kimya mühendisi, Mahpeyker Enver psikiyatr, Ali Enver de pilottu. Bu üç çocuk, hanedanın iyi eğitim almış ilk neslidir. Aileden bugün Ali Enver’in kızı Arzu Enver ile Türkân Mayatepek’in oğlu Osman Mayatepek ve onların çocukları hayatta.

NACİYE SULTAN’A SEVGİ İFADELERİ

Enver Paşa’nın Naciye Sultan’a yazdığı mektuplardan... “Yegane sevgilim, Naciyeciğim”, “Güzel sultanım, Naciyeciğim”, “Ruhum, Naciyeciğim”, “Efendiciğim, cicim, bir tanem”, “Ruhum, güzelim, elmasım”, “Ruhum, efendiciğim, biricik sultanım”, “Naciyeciğim, bir tanecik elmasım”, “Ruhum, pek güzel mukaddes meleğim”, “Âh! Bilmem Allah duamızı kabul etse de hiç olmazsa tez bir zaman için şöyle seni kucaklayıp doya doya öpsem, sevsem, koklasam”, “Yavrularımla beraber Allah’a ısmarladım rûhum. Enver’in...”