Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

9-19 Şubat arasında 67. kez düzenlenen Berlin Film Festivali’nin FIPRESCI Jürisi’ndeydim. Üç kadın yönetmeni ödüllendirdik: Ana Yarış- ma’da Ildiko Enyedi’nin yönettiği “On Body and Soul” (Beden ve Ruh),Panorama’da Julia Murat’ın “Pendular”ı ve Forum’da Mary Jirmanus Saba’nın “A Feeling Greater Than Love”ı.

Doğu-Orta Avrupa sinemasının ağırlığını hissettirdiği bir festivali geride bıraktık. “On Body and Soul” bir mezbahanın çevresinde dönen hipnotik, sembolik ve şiddet yüklü bir ilişkiyi konu ediniyordu. Macar sinemasından 1989’da çıkış yapan kadın yönetmenin geri dönüşü bizim gibi üç jüriyi daha tatmin etti.

Kişisel favorilerim Kaurismaki’nin güncel politikalara, İslamofobiye bakarken ustalığını ispatladığı incelikli filmi “The Other Side of Hope” ile Netzer’in bambaşka bir sinema diline evrildiği lineer akışı zekice parçalayan sarsıcı aşk filmi “Ana, Mon Amour” idi.

HEYECAN VERİCİ YENİLİKÇİ İŞLER

18 filmlik seçkide, “On Body and Soul” ve Agniezska Holland’ın araştırmacı ruhlu bir kadının fantastik mücadelesini ele alırken dikkat çekici dönüşleriyle sersemleten melez filmi “Pokot”, feminist sinema açısından değerli işlerdi. Panorama bölümündeki 10 dünya prömiyeri içerisinde, yenilikçi işler heyecan vericiydi.

“Pendular”, adeta modern sanat eserlerine benzeyen görsel dokusuyla büyüleyen, epizodik bir dans koreografisi gibiydi. “Misandrits” ve “From the Balcony” de es geçilemeyecek yapıtlardı. Panorama Special’da gösterilen Ceylan Özçelik’in “Kaygı”sı bizim seçkiye girmese de kendi türünde, “politik kadın gotiği”nde kayda değer bir denemeydi.

KEREM AKÇA / GAZETE HABERTÜRK