• Canlı Yayın
  • 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlık ve Spor Bayramı kutlu olsun
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Anneannem eski balerin olduğundan olduğundan çocukluğum AKM'de prova izlemekle geçti. Ne heyecanlara, ne kazalara şahitlik ettim. Ancak böylesi heyecanlara az rastladım. Akademi BİFO öğrencileri çok heyecanlı... Pek çok nedeni var. Anlatayım...

Borusan sanat çatısı altında bu yıl ilk kez düzenlenen eğitim programı Akademi BİFO, klasik müzik dünyasına Türkiye'deki genç yetenekleri kazanmak amacıyla yazın bir odisyon açtı. HT Cumartesi ekinde yer alan Ekin Türkantos'un haberine göre başarılı gençler önemli bir fırsat yakaladı. Şöyle ki akademi, müzik hayatları boyunca hep yanlarında olacak. Ve bu gençler 30 Mart'ta Leyla Gencer anısına 106 yıl sonra ülkemizde ilk kez sergilenecek "Güllü Şövalye" operasında önemli yabancı sanatçılarla sahneye çıkacak. Akademinin eğitmenlerine gelince...Hazırola geçilecek kadar değerliler: "Güllü Şovalye"nin yönetmeni Yekta Kara, BİFO'nun sanat yönetmeni Viyanalı Şef Sascha Goetzel... BİFO'nun gençleri olanlar için "Çalışmayı hayal bile edemezdikama şimdi gerçek oldu" diyor. Yeni projelerini konuşmak üzere yönetmen Yekta Kara, şef Sascha Goetzel, Borusan Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli ve iki genç yetenekle bir araya geldik.

‘Güllü Şövalye herkes için bir demir leblebidir’

Yekta Hanım, projenin sizin açınızdan önemi nedir?

Genç opera sanatçı adaylarının, okulu bitirdikten sonra geçiş süresine ihtiyacı var. Öğrencilikte başarılı olsalar da yorum ve stil açısından opera stüdyosu veya akademi gibi bir deneyime ihtiyaçları var. Akademi BİFO, Türkiye’de bu görevi üstlendi. “Güllü Şövalye” herkes için bir demir leblebidir. 1911’de yazılmış eser, 106 yıl sonra ilk defa Türkiye’de sahneleniyor. Onlar için büyük şans. Mutlaka dil bilmeliler. Opera evrensel bir sanat. Her yerde sahneye çıkabilirler, yeter ki iyi olsunlar. Rekabet Türkiye’de ve dünyada çok büyük. Ne kadar donanımlı ve özel olursanız başarı şansınız artar. Güzel ses herkeste var, asıl olay sizin o sesle ne yapacağınız.

Gençler sizinle çalışmak için can atıyor ama bir o kadar da çekiniyor. Çalışılması zor bir hoca mısınız?

Disiplin önemli, derse saatinde çalışıp gelmek... Okullar ve kurumlar bir araçtır, iş sizde biter. Hayatta vazgeçemeyeceğim iki şey; merak ve adanmışlık. Bunlar olmazsa hiçbir meslekte başarılı olamazsınız. Sadece nota öğrenmekle olmuyor. Opera sanatçılığında bencil olmalısınız. Sahnede yalnızsınız. Zirveye tırmansanız bile, marifet orada kalmak.

Gençlerle çalışmak nasıl hissettiriyor?

Onlara inanıyorum. Desteğe ihtiyaçları var. Bunun için de devlet memuriyeti zihniyetinden uzaklaşılması gerekiyor. Batı’da kariyer yaşı aşağılara indi. Bu projede de 27 yaşında bir tenorumuz var. Sahneye çıkıp dünya sanatçılarıyla bir sınava girecekler. Sanırım yüzmeyi öğrenmenin en iyi yolu da direkt suya atlamak.

Sascha, BİFO nasıl bir yer, çalışmalar nasıl gidiyor?

Öğrencilerin saf yetenekleri var. Kendilerini geliştirmeleri için özgüven sağlarsınız, seslerini nasıl geliştirebileceklerini gösterirsiniz ve her şeyi başarabileceklerine dair özgüvenlerini artırırsınız. Gençler için bir platform yaratmak istedik. Burada uluslararası platformda şarkı söylemeyi ve Avrupa’daki prodüksiyon aşamalarını öğreniyorlar. Uluslararası kişilerle çalışma fırsatı buluyorlar. Akademi BİFO, La Scala gibi büyük okulların ruhuyla kurulmuş bir yer. 

Çalışma disiplininiz nasıldır?

Kaliteli iş yapmayı önemsiyorum. 20 tane çok meşhur ‘Güllü Şövalye’ kaydı var ve hepsi farklı. Tek ortak noktaları, kaliteleri ve seyirciye aktarımı. Biz seyircinin üstüne düşünmesini değil sadece dinlemesini istiyoruz. İlk dersimde, müziğin bir lisan olduğunu söylemiştim. Çok iyi müzik yapmak istiyorsan bunu bir ekiple yapabilirsin. Orkestranın bir bölümü dinlerken, öbürleri konuşmalı. En güzel iletişim biçimi budur. Ego gibi kelimelerin müzikte yeri yoktur. Müzik, çalanlar ve dinleyenler arasında bir armoni oluşturur.

Bu eserin sizdeki yeri nerede?

Çok derin. Çünkü diğer operalara göre kelimelerdeki şairlik, müziğin şiiriyle buluşup birbirlerini tamamlıyor. Operaların kralıdır. BİFO’nun sanat yönetmeni Viyanalı şef Sascha Goetzel: Çok derin bir eser, operaların kralıdır.

Borusan Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli:

“Her yıl yerli ve yabancı sanatçıların katılımıyla Leyla Gencer anısına bir gece düzenliyoruz. Bu operalardaki küçük roller için yurtdışından gelen sanatçıların yerine, Akademi BİFO sanatçılarıyla çalışma fikri ortaya çıktı. Güzel sesler var fakat çoğu dil bilmediği için yurtdışıyla ilişki kuramıyor. Bu büyük bir engel. Mutlaka öğrenmeleri gerek.”