BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Ve karşımızda enteresanlıklarla dolu bir makyaj sanatçısı var: Rıfat Yüzüak! Onu diğer meslektaşlarından ayıran abartının aksine, doğallığı ön plana çıkarması. Onun bu doğallık yolunda yarattığı makyajlar öyle dikkat çekiyor ki, dünyaca ünlü Dior, Missoni, Roberto Cavalli gibi birçok marka Rıfat Yüzüak'ın peşinden koşuyor. Kariyerinin dönüm noktalarını, doğru makyaj tekniklerini ve yazmış olduğu kitabı üzerine konuştuk.


Makyaj işine nasıl girdiniz?
Aslında benim çocukluğumdan beri ilgim olan mesleklerden bir tanesiydi, makyaj. İmajla alakalı mesleklerin hepsine alakam vardı ama, yıllar ilerledikçe bir şekilde yolum makyajla kesişti. İlk olarak Christian Dior'da çalışmaya başladım. Dior'da çalışmaya başladıktan sonra daha çok makyaja yönelmek istediğimi fark ettim. O dönem, Türkiye'ye başka bir dünyaca ünlü marka MAC gelmeye karar verdi ve ben de onlarla make-up artist olarak çalışmaya başladım. Hemen akabinde de defilelerde görev almaya, dergilerle çalışmaya başladım. Bu şekilde kendimi direk beauty makeup (güzellik makyajı) içerisinde buldum.


İlk büyük markanızda çalışmaya başladığınızda 22 yaşındaydınız, çok gençtiniz yani... Orası makyaj konusunda size ne kattı?
Aslında şöyle, çalışma hayatıma kozmetikle başladım. Sonrasında bunların olmayacağını anlayıp makyaja doğru yöneldim. Bu esnada ilk büyük markamla tanıştım ve orada işe başladım. Oradayken çok emin değildim makyaj konusunda ilerlemeye... Daha sonra rakibinin Türkiye'ye gelmesi ve benimle çalışmaya başlamasıyla makyaj alanında ilerlemeye karar verdim. Sonrasındaki altı-yedi yıllık süreç nasıl geçti hiç anlamadım.

Bu sürecin sonunda Missoni, Roberto Cavalli, Vivienne Westwood gibi defilelerde buldunuz kendinizi. Bu kadar çok markanın seninle çalışmak istemesinin bir sebebi vardır elbet. Seni diğer make-up artistlerinden ayıran şey nedir?
Ben bu işi yapmaya karar verdikten sonra bu benim yaşam amacım gibi oldu diyebilirim. Yani gerçekten geriye dönüp baktığımda, son altı yedi yılımı tamamen makyaj üstüne yaşadım. Durmaksızın çalıştım, setten sete, defileden defileye koşunca da adınız bir şekilde duyuluyor. Farkım çok çalışmak olabilir.

Gelelim makyaja... Doğru makyaj yapmayı öğrenmek için ne yapmak gerekir?
Aslında yazmış olduğum kitap, direk bunun üzerine kurulu. İlk olarak makyajınızı silmeniz gerekiyor. Kadınlar artık makyaja çok fazla anlam yüklüyor. Birçok kadın makyajı hem çok yanlış yapıyor, hem de ondan çok fazla şey bekliyor. Aslında bunları düzenleyebilmek için kafalarında ilk yapmaları gereken; makyajı silmeleri. Günümüzde artık sosyal medya da işin içine girince kafalar hepten karışıyor. Herkes öneride bulunuyor ama kimse de uygun mu diye düşünmüyor. Haliyle o yanlış ürünler, yanlış makyajla birleşince kişi kendini iyi hissetmiyor. Makyajını silmek, bu yoldaki ilk adım diyebilirim. Sonrasında basit makyaj tekniklerinden kendilerine uygun olanı yine kendileri bulmaları lazım. Çünkü kişinin kendini en iyi hissettiği makyaj, doğru olandır.



Türk kadınları kendilerini daha iyi hissetmek için mi abartı makyaj yapıyor?
Evet, kendilerini daha iyi hissedeceklerini sandıkları için abartı makyaj yapıyorlar. Bunun farklı psikolojik nedenleri olabilir. Çoğu kadın abartı makyaj yapmayı seviyor ve yine o makyajla kendini iyi hissetmiyor. Ancak, kimisi de var o abartı makyajla kendini iyi hissediyor.

Burada önemli olan nasıl taşıdığımız yani...
Aynen. Eğer kendinizi iyi hissetmiyorsanız o zaman dönüp aynaya bakmalısınız. Neden iyi hissetmediğinizi bulmalısınız. Çünkü iyi hissetmediğiniz halde o makyajı yapmaya devam edersiniz, bu yüzünüze de yansır, karşınızdaki kişiye de. O yüzden silin makyajı ve bakın nasıl kendinizi iyi hissediyorsunuz.


Hazır hatalara gelmişken en bariz sıkıntılardan bahsedelim. Göz makyajının en önemli problemidir bir gözün diğeriyle eşit olamaması. Bu konuda ne önerirsiniz.
Ona söylenecek aslında çok bir şey yok. İnsanların yüzünün bir yarısı, diğer yarısından farklıdır. İki tarafı da eşit yapmaya çalışmak doğru olmaz. Yani, iki gözün yapısındaki farklılıklar sizi çok da rahatsız etmiyorsa problem etmemek gerekiyor. Ama illa ki sen bu iki gözü birbirine benzetmeye çalışırsan o zaman kusur daha beter ortaya çıkar.


Son dönemde kalın ve oldukça düz bir kaş modası var. Sizce her yüz tipine gider mi bu kaş şekli ?
Bununla ilgili çok komik şeyler var. Ben bu kaş olayına inanamıyorum. Geçen gün de sosyal medyada bir paylaşım gördüm; 'yüz tipine göre kaş şekilleri' diye... Böyle bir şey yok. Kaş dediğiniz şey yüzünüzde ifadenizi belirleyen en önemli şey...Trend oldu diye kaşları değiştirmek bana absürd geliyor. Herkesin kendi yüz tipine göre kaşı var zaten, onu değiştirmeye gerek yok. Yüz şekline göre kaşınızı düzenleyemezsiniz. Yani kendinize yeterince değer veriyorsanız, bunu yapmayın.

"Sil Makyajını" adlı  kitabı yazmaya nasıl karar verdiniz?
Kadınlardan bir sürü sorular alıyordum. Kısa cevabının bende olmadığı sorular. Örneğin; "Kaşımı nasıl yapmalıyım? Rujumu ne renk sürmeliyim?" gibi. Bu soruların cevaplarını verebilmek için önce karşınızdakinin bir altyapısının olması gerekir. Bu altyapının olması süreç meselesi. İşte ben de bu yüzden hem bildiklerimi aktarmak hem de kadınların sorularına cevap vermek için altyapısını da anlatan kitabı yazdım. 

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300