BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

İki Tanrı
İki Tanrı vardır. Öğretmenlerimizin bize öğrettiği Tanrı ve bize öğreten Tanrı. İnsanların hakkında konuştuğu Tanrı ve bizimle konuşan Tanrı. Bize korkmamız öğretilen Tanrı ve bize merhameti öğreten Tanrı. Yukarda bir yerde olan Tanrı ve burada günlük hayatımızın içinde olan Tanrı. Cezalandırmayı isteyen Tanrı ve günahlarımızı affeden Tanrı. Bizi cehennem azabıyla tehdid eden Tanrı ve bize doğru yolu gösteren Tanrı. İki Tanrı vardır. Günahlarımız yüzünden bize sırt çeviren Tanrı ve sevgisiyle bize elini uzatan Tanrı.

Kim cennete gitmek ister?
Hayatın tüm zevklerinde mutlaka şeytanın parmağı olduğuna inanan bir papaz kasabanın barına gitmiş ve oradaki herkesten akşamüstü kiliseye gelmelerini istemiş. Hepsi papazın davetine uymuş. O akşamüstü papaz kilisedeki kalabalığa şöyle konuşmuş: “Hepiniz bu içki içme alışkanlığını bırakmalısınız! Cennete gitmek isteyenler elini kaldırsın!” Kilisedeki herkes elini kaldırmış bir tek, sorumluluklarını her zaman yerine getiren, son derece düzgün ve dürüst bir adam olan Manoel el kaldırmamış. Buna çok şaşıran papaz sormuş: “Ya sen Manoel, öldüğünde cennete gitmek istemiyor musun?” “Elbette istiyorum. Ama daha Tanrı’nın bana bahşettiği bu dünyadaki hayatın tadını çıkarmayı bitirmemişken, sen beni hemen paketleyip Cennete göndermek istiyorsun!”

İnanç yok
Hz. İsa Katoliklerle Protestanlar arasında yapılacak önemli bir futbol maçına katılmaya karar vermiş. Dünyanın dört bir yanından taraftarlar, İncil’lerini, takım renklerini ve inançlarını alıp gelmişler. Maç başlamış. İlk yarının sonunda penaltı sahasına giren bir Katolik, bir şut çekip gol atmış. Taraftarlar coşkuyla haykırmış; İsa da onlarla birlikte ayağa fırlayıp bu sevinci paylaşmış. İkinci yarının başında ise Protestanlar bir gol atıp skoru eşitlemiş. Bu kez diğer taraftarlar çılgına dönmüş, sevinçle Tanrı’ya şükürlerini sunmuşlar. İsa yine ayağa fırlayıp bu sevinci paylaşmış; tüm çocukları mutlu olduğu için o da mutluymuş. Taraftarlardan biri yanına yaklaşıp sormuş: “Ne yapıyorsun? Neden her iki takım için de seviniyorsun?” “Ben güzel bir maç seyrediyorum” diye cevap vermiş Hz. İsa, “Ve harika vakit geçiriyorum”. “Bana kalırsa” demiş taraftar, “Senin her iki inanca da hiç saygın yok”.

Yakıt
“Hocam, inanç nedir?” Öğrencisinin bu sorusu üzerine, üstadı ondan bir ateş yakmasını istemiş. İkisi birlikte ateşin karşısına oturmuşlar ve alevleri seyretmişler. “İşte inanç budur” demiş üstat. “Kamp ateşi için gereken odundur. İnanç, Tanrı’nın ateşinin kalplerimizde hiç sönmeden yanmaya devam etmesini sağlayan yakıttır.” “Ama odunun alev alıp ışığa dönüşmesi için bir kıvılcım gerekir” demiş öğrenci. “Ateşi yakacak pek çok farklı kıvılcım vardır, en yaygın olan ‘istek’tir. Sadece inanmayı istemeniz yeterlidir, inanç hemen belirir”. “Bütün hayatımızı hiçbir şeye inanmadan geçirmiş olsak bile mi?” “Farkında olmasak veya kabul etmesek de aslında hep inanırız, kıvılcımı ateşlemek bu yüzden çok kolaydır. Dahası, ne kadar uzun yaşarsak Tanrı’ya o kadar yakın oluruz. Eski odunlar çok daha kolay yanar.”

Çeviren: Mine Akverdi

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300