BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Ece Ulusum, David OReilly ile röportaj yaptı. İşte HT Cumartesi'de yer alan röportaj.

Bir düşünün her şey olabilme şansınız olsaydı, ne olurdunuz? Bir ananas olabilirsiniz, çölde ağır ağır yürüyen bir deve, yoldan geçen insanları seyreden bir sokak lambası... Hatta işleri biraz abartıp bir atom çekirdeğine dönüşüp havada süzülürken dünyanın varlığını sorgulayabilirsiniz. David OReilly’nin tasarladığı Everything oyunu tüm bunlara imkân veriyor. Oyunun içinde 3 binden fazla ‘şeye’ dönüşebilir, başka formlarda var olmanın ne demek olduğunu anlayabilirsiniz. OReilly bu oyunu tasarlamadan önce birçok kitap okumuş, araştırmalar yapmış. Sonunda kuralları olmayan bir oyun yapmaya karar vermiş.

Oyuna bir karanlığın içinde nokta olarak başlıyorsunuz sonra uzaydan dünyaya kadar seyahat edip her şeye dönüşebiliyorsunuz. Diğer oyunlardan farklı olarak bir final yok. Hikâyeyi siz yazacak ve yine siz bitireceksiniz. Bakış açınızı değiştirmenin yolunu arayacaksınız. O yüzden İngiliz filozof Alan Watts’ın sesi oyunun arkasında sürekli, uzun uzun anlatıyor var oluşu ve gezegeni. Hem fikir hem de grafik olarak Oscar jürisi oyunu çok beğenince tarihte ilk kez bir video oyununu kısa film dalında 90. Oscar ödülleri değerlendirme listesine seçti. Jüri renk vermese de Oscar’ı alacağı konuşuluyor.

“İyi de nerede oynayacağız?” diyorsanız, Digi.logue Space’te 3 Temmuz’a kadar gidip doyasıya deneyimleyebilirsiniz. Öncesinde Uzakdoğu seyahati sırasında sorularımızı yanıtlayan David OReilly’e kulak verin.



Her şey olabilmek sizin için ne demek? Bu nasıl bir hayalin karşılığı?


Everything, gerçekliğin nasıl inşa edildiğine dair radikal derecede farklı bir bakış açısını işaret ediyor. Her şey olabilmek, canlı ve cansız nesneler arasındaki ilişkiyi bilmek ve bunun bilincinde olmak kadar arasındaki farklılıkları da bilmek
demek...

Varoluş sorgusunu bir oyun üzerinden anlatma fikri inanılmaz. Bir filme kıyasla çok daha etkili olduğunu söyleyebilir miyiz?

Bu konuda kesinlikle daha etkili olduğunu söyleyebilirim. Filmler daha doğrusal, dolayısıyla benim bu oyunda tarif etmeye çalıştığım şey bir filmde çok mümkün olmazdı.

Oscar adaylığını bekliyor muydunuz? Herkes Everything’i konuşuyor şu sıra...

Açıkçası çok çok küçük de olsa bir ihtimal olduğunu düşünüyordum. Hatta yayıncıma yüzde 1 de olsa bunu söylemiştim ve sonuç olarak da oldu!

Digi.logue Space’te OReilly’nin “Please Say Something”, “The External World” ve vizyona girdiğinde çok tartışılan “Her” filminden kısa bir bölüm de yer alıyor.

Alan Watts’ın ses kayıtlarını kullanma fikri nasıl doğdu? Onun sesi Everthing’e ne kattı sizce?

Alan Watts’ın birçok farklı konu hakkında konuşmaları var ancak bu oyunda sadece belli bölümleri kullandık. Bunun sebebi de oyunun bazı bölümlerinde anlatılmak isteneni bu konuşmaların pekiştirebilmesiydi. Alan Watts’ın söylediklerinin, onun sesini kullandığım bölümlerle büyük bir uyum içinde olduğunu düşünüyorum. Bu arada oyunu, Alan Watts’ın sesini duymadan da oynama seçeneği var. Ancak onun kullandığı kelimelerin veya cümlelerin bu kısımları, benim ya da başka hiç kimsenin açıklayamayacağı kadar net ifade ettiği görüşündeyim.

‘BUNU SANA SÖYLEMEYECEĞİM’

Oscar’ın her zaman politik bir yanı olduğu söylenir. Böyle bir ödül sisteminde aday olmak, var olmayı sorgulayan bir içerikle daha doğrusu aday olmak sizce nasıl bir ironiyi gözler önüne seriyor?

Daha önce de Everything’in felsefesine karşıt olan benzer durumlarda kaldığımı hissettim. Öte yandan benim için asıl önemli olan, oyun, bir ödül alarak insanları onu oynamaya teşvik etse de esas olan günün sonunda o oyunu, kişinin kendisinin deneyimlemesi... Everything tam da bunun karşılığı. Benim asıl şaşırdığım birçok insanın Oscar haberlerini duyduktan sonra, oyunun ilk piyasaya çıktığı zamankinden daha fazla tweet atması ve ilgilenmesi elbette...

Sizce onlarca yıl sonra Everything nasıl anılacaktır?

Everything belli bir ortam içinde tamamen yeni bir şey yapmış olarak ve farklı olasılıkları başlatmış bir oyun olarak hatırlanacak. Ve elbette bir gün unutulacak...

“Her şey” bana hayata karşı tatminsizlik hissini de veriyor.

Bu tamamen sana, senin düşünce yapına bağlı...

Everything içinde gizli bölümler ya da küçük mesajlar var mı?

Oyunda oyuncunun keşfedeceği çok fazla içerik var ancak insanlar genellikle 3-4 saat oyunu oynadığı zaman tatmin edici bir kısmına hâkim oluyor.

Oyun tasarlamak aslında bir çeşit dünya yaratmak anlamına gelir. Bir oyuna daha imza atsanız, bu sefer nasıl bir ana fikri olur?
Bunu sana söylemeyeceğim! (Gülüyor.) Ne olur ne olmaz...

Türkiye’ye gelip bir panel gibi etkinliğe katılmak ister misiniz?

Kesinlikle ziyaret etmek istiyorum. Türkiye’ye hiç gelmedim.

‘HAYATIN ANLAMI BU: CAZ"

OReilly oyununda filozof Alan Watts’ın ses kayıtlarını kullanmayı tercih etti. Bu sözlü kültürün yeni hikâye anlatım formu olabilir. Oyunda Watts’ın dediklerinden bir bölümü şöyle: “Hayattaki her unsurun karmaşık bir ritimler örgüsü oluşturduğunu düşünün. Her şey dans ediyor; insanlar, çiçekler, arılar, zürafalar... Hayatın anlamı bu; caz. Bu büyük ve cazla dolu bir dünya. Ve amacıysa caz tınısının daha ne kadar yükselebileceğini, bu ritim oyununun ne kadar ilginç noktalara ulaşabileceğini görmek.”

Everything oyununu, Zorlu PSM içindeki Digi.logue Space’te 3 Temmuz’a kadar deneyimlemek mümkün.

3000

Oyunda, kullanıcı kendini; hayvanlardan gezegenlere, galaksilerden oyun içerisinde görülebilen 3 bin çeşit canlı- cansız nesneye dönüştürebiliyor.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300