BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

HT Cumartesi'de Ece Ulusum, festival direktörü Pelin Opcin'le röpotaj yaptı.

Bir önceki sayfada filozof Alan Watts’tan bir alıntı var, hayatın karmaşasını caza benzetiyor ve “Hayatın anlamı bu; caz” diyor. “Sıkıcı, bana göre değil” deyip burun kıvırmaktansa cazın ritmine ayak uydurup tadını çıkarmasını başarana hayat güzel. Hatırlıyorum, deniz kenarındaki Melody Gardot konserinde yolcusunu yüklenmiş eski bir vapur farkında olmadan düdüğünü çalmış, parçaya dahil olmuştu.

Caz bu şehrin yüreğinde, her an ortaya çıkabilir. Şu aralar o potansiyeli görmeniz de çok mümkün, sonunda, 24. İstanbul Caz Festivali başlıyor. 4-20 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek festivalde yerel sanatçılarımızı dünya yıldızlarıyla buluşturan inanılmaz bir seçki var. Çok da uzatmayalım, detaylarını bu sefer festivalin direktörü sevgili Pelin Opcin’den dinleyin. Okurken hafif müzik de hiç fena olmaz...

Bu yıl içerik konusunda dolu dolu bir festival bizi bekliyor. Hazırlık sürecinde neler oldu? Biraz okurlarımıza o süreci anlatır mısınız?

Öncelikle nazik yorumlarınız için çok teşekkürler. Festival programını hazırlarken benzer motivasyonlarla kendi kişisel beğenilerimizi ve birikimlerimizi yansıtabildiğimizi düşünüyorum. Geçen yıl içinde uluslararası festivallerde izleyip beğendiğimiz “Türkiye’deki izleyiciyle buluşturalım” dediğimiz toplulukları anında programa dahil ettik. Bunlardan başlıcası JUNUN. Onları geçen yıl Kudüs’te seyretmiştim. Oradaki büyüyü İstanbul’a taşımak istedim. “Headline isimlerden bağımsız bir festival yapmak istesek nasıl bir festival olurdu?” sorusunun cevabını veriyoruz. Mesela Kandace Springs’in albümünü dinlediğimiz an menajerini aradık. Burnumuz yakın vadede yıldız olacak isimlerin kokusunu da iyi alıyor. Geçmişte örnekleri var, Melody Gardot gibi.. Danışma kurulumuzun katkıları çok.

Caz festivalinin tutkunu çok, beklentiler de yüksek. Bu beklentileri karşılayamama endişesi, sorumlulukları var mı?

Endişe olarak tanımlamayalım ama söz ettiğiniz bir itici güç. Motivasyon, cesaret, risk almak gibi duygularla oluşturuyoruz programı. Etrafımızdan, dinleyicilerden gelen yorumları da önemsiyor, onlara güveniyoruz. Her sene ne olacak diye bir heyecan bizi de kaplıyor.

Festival kapsamında, Vitrin gerçekleşecek. Oradaki sanatçılar sizce tam olarak neyi yansıtıyor?

Aslında bir şeyi yansıtmak için gruplamak gibi bir niyetimiz pek yok. Naçizane öyle bir vasfımız da yok. Ama festival filtresinden geçip Vitrin’de yer alan sanatçılar belli ki seslerini iyi kullanan ve kendilerini duyurmasını arzu ettiğimiz isimler. Popüler müzik zaten aldı yürüdü, biz onun dışında kalanları destekliyoruz. Zaten müzik kendi kendini ifade ediyor. Biz kesinlikle bunu snoplukla yapmıyoruz; biz olanak veriyoruz.. Zaten o müzisyenler bu işi başarıyorlar. Biz festivalde yapısal olarak ön plana çıkarıyoruz. Vitrin’de biz sizi keşfettik böbürlenmesi yok, yanlış anlaşılmasın.

‘İSTANBUL’DA ALDIĞINIZ HAZZI BAŞKA BİR YERDE ALAMAZSINIZ’

Festival ve mekân ilişkisini nasıl kurmayı tercih ediyorsunuz? 20 kadar mekân var. Şehre yayılan bir etkinlik...

Konserler, yeni sound’lar ve birçok şey bu festivalin ruhu ama biz İstanbul’a yayılsın istiyoruz. İstanbul’da aldığınız hazzı başka bir yerde alamazsınız. Kullandığımız donanımlı yerler dışında, aslında konser mekânı olmayıp dönüştürebildiğimiz yerleri çok seviyoruz. Oradaki deneyim festivale çok şey katıyor. İzleyicinin cazı rota belirlemesinde kullanmasını istiyoruz. Festivalimizi özel kılan da bu.

Festivalin 50’nci yılını hayal edecek olursanız...

Festivalin ortalarında “Bu bizim yeni keşfimiz” diye takdim ettiğimiz ismi o zamanın yıldızı olarak görüp onu sunabilmek. Bunu Türkiye’den birileriyle ortaklaşa bir projeyle gerçekleştirmek. Büyük sanatçılar hep olsun ama sürekli aynı isimler var. Artık Bob Dylan, Sting gibi isimler çıkmıyor ya da şarap gibi yıllanmasını bekleyeceğiz bazılarının da... Keşke 50’nci yılımızda Türk bir ismi peşinden insanları koşturan bir yıldız olarak görebilsek ve festivalde onu ağırlasak.

Festival minikleri için de etkinlikler var. Sizce çocukların böyle etkinliklerde yer almasının önemi nedir? Belki açıklamanız iyi olabilir...

Müzik her yaşta gerekli ama çocukken daha fazla gerekli. Sağlıklı toplum yapılarına baktığımızda eğitimin önemli bir parçasının teorik olarak olmasa bile müziği anlamak, dinlemek, konser alanında bulunmak ve o görgüden geçmek önemli. Hem de yaşıtlarıyla izleyecek. Bu yıl ilk kez böyle bir etkinlik yapıyoruz.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİNDEN SONRA FESTİVAL ÖNERİLERİ

Zamanınız ya da bütçeniz kısıtlıysa...

Size favorilerinizi değil de şunu sormak istiyorum: Kısıtlı bir bütçesi ya da zamanı olan birine hangi konseri önerirdiniz?
Zamanınız kısıtlıysa, Paco de Lucía anısına gerçekleştirilecek Jorge Pardo, Carles Benavent, Jose Maria Bandera, Nino Josele, Piraña, David de Jacoba, Levent Yüksel ve Taksim Trio’nun olduğu konser. Büyüleyici bir mekânda müzik deneyimi yaşamak istiyorsanız, Esma Sultan Yalısı’ndaki Dee Dee Bridgewater’ı ve Sultan Park’ta gerçekleşecek Christian McBride ve Kandance Springs’i öneririm. Öğrenciysek, bütçe kısıtlıysa Gece Gezmesi tam onlara göre. Vitrin kapsamında Koran Futacı ve Kara Orkestra, Rain Lab’in Salon’daki konseri. Donny McCaslin kesinlikle kaçırılmaması gereken konser.

‘JOSS STONE'A "VAR MISIN?" DEDİM'

Geçen yıl üzücü olaylar yaşanmış, kimi etkinlikler iptal olmuştu ama Joss Stone gelmişti. O günün perde arkası nasıldı? Joss olayları görür görmez şahsen aradı beni. Ben de durumu anlattım. “İzin verilirse biz konseri yapmak istiyoruz, sen de var mısın? İnsanların buna ihtiyacı var” dedim. O da “Gelmek istiyorum, böyle şeyler beni korkutmaz. Ben de bu coşkunun bir parçası olmak istiyorum” dedi ve geldi. Devam edip ülkenin normalleşmesini bir nebze olsun göstermek istedik. Uluslararası arenaya da gücümüzü ve devamlılığımızı da göstermek adına payımıza düşeni yaptık...

ECZACIBAŞI: ON BİNLERCE İZLEYİCİYE ULAŞACAK

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı: “24. İstanbul Caz Festivali, 50’nin üzerinde konserle on binlerce izleyiciye ulaşacak. Bu festivalimizin de yine kentimizin kültür-sanat yaşamıyla birlikte tüm sanatseverlerin dünyalarını zenginleştireceğine inanıyoruz. Bu yıl Garanti Caz Yeşili de 20’nci yılını kutluyor. Kültür ve sanat alanındaki sponsorlukların devamlılığı, bu alandaki gelişim için büyük önem taşıyor.”

FESTİVALDEN İSİMLER

20 mekânda gerçekleşecek konserlerden bazıları: Açılış konserini Fatih Erkoç ile Deladap yapacak sonra ver elini caz; Jacky Terrasson, Stephane Belmondo, JUNUN, Dayme Arocena, Roberto Fonseca, Hindi Zahra, Fatoumata Diawara, Kerem Görsev, Michael League ve nicesi...

YORUM YAP0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300