Son Dakika

Önceki romanında aşk ilişkisinde kendini yok eden kadınları anlatmıştı Meltem Arıkan; karşısındaki adamı mutlu etmek için onun hayatını yaşayan ve sonunda hep hüsrana uğrayan kadınları…

Onu mutlu etmek için ona hak ettiğinden daha fazla değer veren ve kendini bitiren, adamın istediği gibi olurken kendini yok eden kadınları…

Kadın olmaktan korkan kadınları…

Bu romanındaysa aşkı yakaladıkları halde annelerinden, anneannelerinden kalma, üstlerine sinen, içlerine işleyen suçluluk duyguları yüzünden mutluluğu mutsuzluğa çeviriveren kadınları anlatıyor.

Terk edilme korkusu, gerçeklerden, kendinden kaçış…

Zan içinde yok olmak.

Kendi kararlarını verdiğini düşünen pek çok kadın aslında kendi seçimlerini yaşamıyor. Bilinçaltlarına yerleşmiş küflü suçluluk duygularının tercihi korkak yaşamlar seçiyorlar.

Kadın öyküsü değil anlattığı; ama kırılmış âşık bir kadının ruhunda açılmış yaralarının acısıyla nasıl bir caniye dönüştüğünü de (dönüşebildiğini de) sarsıcı bir finalle gözler önüne seriyor.

"Özlemin Beni Savuran" 

Kabuk tarçın aslında çok tehlikelidir. Toplumun ar ve hayâ duygularını inciterek genel ahlak kurallarına olumsuz etkileri olabileceğinden, yakında yasaklı baharatlar arasına girebilir. Çünkü tarçın kabuklarının dumanı solunursa, psikoaktif etkiler yaratır. Belki de kabuk tarçınlar tehlikeli olduğundan toz haline getirilerek yok edilmeye çalışılmış, ancak havai, havalı, kokulu toz tarçınlar tüm ezilmişliklerine rağmen direnerek günümüzde bile baharat raflarında ve mutfaklarda kendilerine yer bulmayı başarmışlardır. Korumasız uçuşan tozlar. Kabukların direnci. Direnci yok etmek için ezilenler... Ezilmeyi kabul edip toz olanlar... Kabuk tarçından vazgeçmeyecekti. Tarçın, hırçın...
Ahırın dışında Hırçın üstüne binmemi beklerken ve ben onu ürkek dokunuşlarımla okşarken içim kımıl kımıl kaynamıştı. Hocam, “Korkuyor musun?” diye sormuştu. Korkmuyor muydum? Kayalıklara gitmekten korkmuyordum. Kiraz ağaçlarından düşmekten de... Kediler ellerimi tırmaladığında korkmazdım. Korkmak... Ben sadece insanlardan korkmayı öğrenmiştim. Sevgi, güven, fedakârlık kavramları, ellerinde tornavidalara dönüşen insanlar... Yıllarca içimi paramparça kanırtarak kanatanlar... Ben sadece insanlardan korkmayı öğrenmiştim... “Hayır. Korkmuyorum” demiştim. Atlar, insanlar, acılar... Anılar, tın tın tınlamalar... Lamalar, manalar, tınlamalar anlamlı mı? Anılar...

Meltem Arıkan kimdir?

Meltem Arıkan, Ve... Veya... Belki... (1999), Evet... Ama... Sanki... (2000), Yeter Tenimi Acıtmayın (2003) adlı romanlarıyla tanındı ve geniş okur kitlelerine ulaştı. 2004 şubat ayında toplatılan ve bir basımı sansürlü olarak gerçekleştirilen Yeter Tenimi Acıtmayın, iki ay sonra mahkeme kararıyla beraat etti. Arıkan, bu olay nedeniyle Yayıncılar Birliği'nce 2004 Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü'ne değer görüldü. 2005'teki Zaten Yoksunuz'un ardından, yazarın altıncı romanı Umut Lanettir 2006'da yayımlandı. Meltem Arıkan 2007 yılında Oyunu Bozuyorum adlı tiyatro metniyle 8. Lions Tiyatro Ödülleri kapsamındaki Özgün Yeni Oyun Ödülü'nü aldı. Arıkan'ın, Beden Biliyor (2008) adlı bir de araştırma kitabı bulunmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300