BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Uzun yıllar basında foto muhabiri olarak çalışan Batuhan Kıran’ın ilk romanı ‘Cadde Çocuğu’, Mona Kitap’tan çıktı. 80’li yıllarda Bağdat Caddesi’nde yaşananları sinematografik bir dille anlatan roman, Tarantino’nun ünlü filmi Pulp Fuction tadında bir görselliğe sahip. 

Otomobiller, müzik, hayaller, arkadaşlıklar, macera, mistik diyarlar, aşk ve Bağdat Caddesi... Foto muhabiri Batuhan Kıran’ın Mona Kitap’tan çıkan ilk romanı ‘Cadde Çocuğu’na damgasını vuran sözcükler bunlar. Kıran, romanını kötü çocukların başrolde olduğu bir semt monografisi olarak tanımlıyor. Haksız da sayılmaz. Roman İstanbul’un ünü kendinden menkul mekânlarından Bağdat Caddesi’nde tüm Türkiye için değişimin yaşandığı yıllarda geçiyor. Pazar gecesi Dallas başladığında sokaklar bomboşken iyi aile çocukları kendilerinden beklenmeyecek karakterlere bürünüp otomobil hırsızlığına da çıkıyor, astral yolculuğa da... Görsel anlatımın fotoğraflarla desteklendiği kitapta müzik de önemli bir yere sahip. Hatta yazar Spotify’da kitapta sözü ettiği 170 parçanın yer aldığı bir liste hazırlamış, ‘Cadde Çocuğu’ diye arattığınızda romanı müzikler eşliğinde okuyabilirsiniz. Kıran’la ilk romanını konuştuk.

- Yıllarca foto muhabirliği yaptın, bu romanı yazmaya nasıl karar verdin?

Yazma maceram bu romanla başladı. 90’ların sonunda, 80’li yılların izinin tamamen silindiğini fark ettiğimde öyle bir nostaljiye kapıldım ki... Kafamda o yılların hayalleriyle, anılarıyla yaşamaya başladım. 80’lerin kıyafetleri, müzikleri, filmleri, jargonu, arkadaşlarla devamlı 80’ler muhabbeti... Sonunda melankolik bir ruh haline büründüm. O sırada psikiyatr bir arkadaşım “Sen en iyisi şu 80’leri anlatan bir kitap yaz da hem sen hem de biz rahatlayalım, kurtulalım. Bitsin şu trip” dedi. Bu tavsiye aklıma yattı.

- ‘Cadde Çocuğu’nun film tadında bir roman olmasını hedeflemişsin zaten, amacına ulaştın mı?

Önce “Bu hikâyeler film olmalı” diye yola çıktım. Çünkü sinematografik bir anlatım, Cadde’nin gösterişine daha çok yakışacaktı. Ama film yapamayacağımı anlamam uzun sürmedi. İnsanlar okurken ağır cümlelerle uğraşmasın, detaylı görsel bir anlatımla olaylar zihinlerinde film gibi kare kare canlanıp aksın istedim. Hatta görsellik kaygısı adına afili cümlelerden vazgeçmek zorunda kaldığım anlar oldu. Romanın tılsımı da burada ama... Görsel anlatım okuyucuda gerçeklik hissini uyandıran en önemli faktörlerden biri.

- Romanın baş karakteri Bebo için otomobiller, müzik, arkadaşlıklar çok önemli. Sizin için bu kavramların önemini sorsam...

Romandaki kahramanlardan biri olan Ünal’ın da dediği gibi eski arkadaşlıklar önemlidir, insana kendini hatırlatır. Evet, Bebo gibi otomobilleri ben de seviyorum. Özellikle de 70-80’li yılların arabalarını. Aynı zamanda iyi bir dinleyiciyim ve uzun yıllardır klavye çalıyorum. Arkadaşlarımla kurduğumuz iki ayrı müzik grubumuz var: Çek Yat Boy’s ve Dragon Project.

- Hikâye ilerlerken görüyoruz ki, müzik de romandaki görsel damar kadar kuvvetli.

Müzik benim için her zaman önemli bir çıkış noktasıdır. Beynimin içindeki plaklar daima dönüp durur. Miles Davis’in konserlerde attığı soloları bile ezbere bilirim. Kitapta sözünü ettiğim 170 parça var. Okuyucular için Spotify’da bir liste oluşturdum, isteyenler oradan dinleyebilir.

- Romanda yok yok... Maceradan maceraya koşan Cadde çocukları, astral seyahat, büyü, aşk ve karanlık bir son...

Evet, kötü çocukların başrolde olduğu bir hikâye bu. Olaylar merkezinde değişime direnen ama ondan kaçamayan bu yüzden de mutsuz olan bir anti-kahraman etrafında dönüyor. Bugünün 50-60’larında olanların gençlik hikâyesi. Romanda gerçeklikle kurgu iç içe giriyor. İyi aile çocukları birer suç makinesine dönüşebiliyor. Bugün de olduğu gibi mistik mevzular o zaman da arayış içindeki gençlerin zaman harcadığı duraklardan biriydi.

- Yazmaya devam edecek misiniz?

İlki henüz basılmadan ikinci romanım bitti. Yani basılmaya hazır bir roman daha var rafta.

YORUM YAP1
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300
  • Misafir06 Eylül 2017 Çarşamba10:37İkinci romanı da dört gözle bekliyoruz.
300