BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

HT Cumartesi ekinden Ece Ulusum, Avrupa’nın en büyük festivali Sziget’in 25’inci yılını kaleme aldı.

Avrupa’nın en büyük festivali Sziget’in 25’inci yılında neler oldu neler... Kovayla kokteyller içen müzikseverler DJ İpek’in çaldığı Kibariye şarkıları eşliğinde göbek bile attı. Bir mobil tuvalet parti alanına dönüştü, Macklemore seyircilerin üstüne atladı!

İçecek sırasında önümde bekleyenler: Ninja Kaplumbağalar, tek boynuzlu at, Teletabiler, iki kaplan ve Pikachu... Size bir rüya anlatmıyorum, sıra gerçekten de böyle uzayıp gidiyor, tek insan kılığında benim. Burası Budapeşte’deki Sziget Festivali, ne istiyorsanız ona dönüşebilirsiniz! Boşuna Özgürlük Adası denmiyor. Festivalin 3 gecesinde oradaydım, müzikten sahne sanatlarına bir sürü şey seyrettim. Başıma acayip olaylar da geldi. Mesela bir mobil tuvalet gizli bir partiye açıldı, ne yapacağımı şaşırdım... Daha neler, neler!

Festivalin bu denli kalabalık ve coşkulu geçmesinin bir nedeni de Sziget’in bu yıl 25’incisi düzenleniyor olmasıydı. Bu yılı da bir çeşit doğum günü partisine çevirdiler, herkese şapkalar dağıtıldı ve dev bir pasta kesildi. Bu partiye 452 bin kişi katıldı. Üstelik Ashton Kutcher, Mila Kunis, Justin Theroux ve Luke Evans gibi ünlü isimler de vardı. Bu yıla özel 8 milyonuncu ziyaretçi kapıda karşılandı ve festivale sonsuza kadar geçiş hakkı verildi. Gerçi profesyonel festivalcilerin ‘genç işi’ bulduğu etkinliğe her yıl katılmak yaş aldıkça zor olabilir. Yalan yok...

AS BAYRAKLAR AS, BUBİTUZAK SAHNEDE!

Kültürel çeşitliliği, renkli programı, şölen tadında çok kültürlü bir festival Sziget. Bu yıl sahneye çıkacak isimlerde İngilizler ağırlıktaydı ve biraz zayıftı. Gerçi hiç yoktan iyidir, biz headline’dakilerden biri İstanbul’a gelse koşa koşa gideriz, ki Tom Odell gelenlerden biri... Diğer isimlerse Kasabian, P!nk, Hurts, Flume, Interpol, Metronomy, Two Door Cinema Club, The Kills, Gus Gus, Macklemore & Ryan Lewis... Kasabian sahneye çıktığında bir an bile yerimizde duramadık, eski parçalarını sona sakladı. Macklemore ise tam bir çılgın, sahneye öyle bir özgüvenle geldi ki, özlemişim böyle rapçi seyretmeyi. Bir ara komik bir video seyrettirip sarı bir perukla geldi, seyircinin üzerine atladı, şişme bebekle dans etti. Aynı gün Iggy Azalea da vardı, o kadar sıkıcıydı ki Macklemore ancak açtı bizi. Hurts, sahneye elinde yine beyaz gülleriyle çıktı, efsane parçalarını söyleyip hayranlarını kendinden geçirdi. Türkiye’den her yıl birkaç ismin sahne aldığı festivalde bu yıl Bubituzak ve Gaye Su Akyol vardı. Bubituzak hak ettiği ilgiyi yakalayamadı. Parçaları ve sound’ları iyi ama sahne konusunda biraz daha iddialı olabilirlerdi. Gaye Su kendini uluslararası turnelerde epey tanıttı, beklenen isimlerdendi ve Türk sanat müziği eşliğinde herkese dans ettirdi. Gerçi yerli isim çıktığından tüm Türkler de orada birleşmiş, bayrak sallıyorduk. Milli mesele... Yerli sahnenin şanslılarıysa Vodafone FreeZone’un yarışmasını kazanan 8 kişi oldu, hem festivale katıldılar hem de Bubituzak ve Gaye Su ile tanışıp unutulmaz bir festival anısı yaşadılar. Müzikseverler için böyle şeyler çok kıymetli, umarım bu tarz yarışmalara devam ederler.

FESTİVAL KEŞİFLERİ...

Festivalin caz sahnesinde tartışmasız en iyi ismi Kübalı caz piyanisti, perküsyonist ve besteci Jorge Luis Pasheco idi. İstanbul Caz Festivali ya da Akbank Caz Festivali’yle umarım ülkemize de gelir. Festivalde dolanırken bir ara çok sıkı bir mızıka sesi beni başka bir sahneye çekti. Sahnede İrlandalı grup The Strypes vardı. Çok gençlerdi ama enerjileri ve parçaları çok iyiydi. Rock’n roll hasretini de orada giderdim. Daha neler neler, Afro sahnesinde reggea yükseliyor, bir diğer yandan Balkan tınıları duyuyorum. Bir ara Ukraynalı bir müzik grubunun zılgıtını duyduk, epey şaşırdık. Ama eminim hiç kimse pazar sabaha karşı DJ İpek’in Kibariye eşliğinde dokuz sekiz çalacağını ve her ulustan kişiye göbek attıracağını tahmin edemezdi... Festival gezgini olarak bunları da gördük, işittik daha ne olsun...

50’den fazla sahnede dünyaca ünlü sanatçıları ağırlayan festivalde, sokak tiyatroları, enstalasyonlar, Sziget Sirki, Sziget Plajı, evlenme çadırı ve tarot labirenti gibi sürpriz etkinlikler vardı.

Kostümünüzü şimdiden hazırlayın

Festivale şimdiden hazırlanacaklar için birkaç şey; kostümünüzü hazırlayın. Festivalin en eğlenceli yanı insanların istediği gibi giyinebilmesi. Çadırda kalmak istemiyorsanız aylar önce rezervasyon yaptırmalısınız ama çadırda kalsanız da festival alanında bol tuvalet, duş ve market var... Bana kalırsa çadır kurulacak en güzel yer daha sakin ve doğayla iç içe olan caz sahnesinin olduğu yer. Kimi kokteyller kovayla servis ediliyor, evet kovayla. Her çeşit yemek alanı var üstelik para birimi Huf’a göre paramız değerli ve epey ucuz. Her yerde priz de var, ücretli ücretsiz... Yalnız kaldıysanız, sorun yok illaki birileriyle tanışıyorsunuz. Herkes eğlenmek için orada.

YORUM YAP0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300