Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Voltaire, “Ne kadar çok bilgim ve yüreğimde ne kadar çok duyarlılık olursa o kadar mutsuz olacağımı anladım” demiş… Semaver Kumpanya ekibi, “Resmi Geçit” oyunuyla, sanki Voltaire’ı tastikliyor gibi, ne dersiniz?!

memisbetul@gmail.com

Plasebo etkili seanslardan ve anlamama nöbetlerinin suni teneffüslerinden sonra, bu hafta saldık bünyeyi, Sait Faik’i (Abasıyanık) kağıt-kaleme düşüren adrese; Burgazada’ya… Yeditepeli şehir, her dem şahane de bu aralar içimize zilyon tane İstanbul kaçtı mazeretine sığınıyoruz ve üstadın “Lüzumsuz Adam” ile “Dülger Balığının Ölümü” adlı hikayelerini de cebe koyup, Kabataş iskelesinden yollanıyoruz vapurla, akşamın en sırra kadem basan vaktinde, Ada’ya doğru… Elimizde bol susamlı çıtır simit ve ince belli bardakta miss çay… (İstanbul, bu gece çok nazlı, ağırdan alıyor tüm koşturmacaları… Ama sakindeyiz, devam!)

Obsesif ruha iyi gelir mi bilinmez, biraz deniz, biraz muhabbet ama çokça Sait Faik… Gerisi teferruat, sonrası ise iyilik-güzellik… Ünanimizm'in öncüsü Fransız yazar ve şair Jules Romains (1885-1972); "Dünyamızda olup bitenleri gören bir insan, nasıl dili varır da ‘ben mutluyum’ der?" diye sormuş ve Voltaire(1694-1778) ise 250 yıl öncesinden bize; "Ne kadar çok bilgim ve yüreğimde ne kadar çok duyarlılık olursa o kadar mutsuz olacağımı anladım" demiş. “Bu mudur?” derseniz, Burgaz’ın bende bıraktığı günün mottosu “bu’dur” derim size…

SEMAVER’DEN ES GEÇENLERE; RESMİ GEÇİT…

Geçtiğimiz günlerde yolumuz, Kocamustafapaşa’daki Çevre Tiyatrosu’nda konuşlanan Semaver Kumpanya’ya düştü… Bahtımıza hangi seyirlik çıkarsa niyetine girdik ki salondan; ikinci kez izlememe rağmen bünyeye daha da iyi geldiği gözlemlenen “Resmi Geçit” oyunuydu bizi selamlayan… İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Çağdaş Yunan tiyatro ve edebiyatının en önemli temsilcilerinden biri olan Loula Anagnostaki’nin eseri “Resmi Geçit”le bizlerin tanışıklığı, ilk olarak 2009’da olmuştu. Devam etmesi tiyatrosever bünyenin güzelliğine olmuş. Oyunlarında Alman istilasından sonra ülkede baş gösteren iç savaş, ardından gelen komünizm düşmanlığı, yedi yıllık cunta dönemi, erkek egemenliği, burjuva sınıfının eleştirisi, aile savaşları, kaçak göç gibi sorunları temel alan Anagnostaki, “Resmî Geçit”i, 1964’te yazmış ve 1965’te diğer iki kısa oyunu (“Geceyi Geçirme” ve “Şehir”) ile birlikte sahnelemiş. Yazar, diğer oyunlarında olduğu gibi Resmî Geçit’te de insan varoluşunun gizemini inceliyor, çağdaş insanın yaşadığı iletişim eksikliğinin, hayal kırıklığının ve altında ezildiği ağır baskının iskeletini çiziyor.

Resmi Geçit; herhangi bir dine, ırka, mekâna ve zamana ait olmayan bir yaşamda geçiyor. Dört duvar arasında sıkışıp kalmış iki kardeşin, dışarıdaki yaşamın gerçekliğinden uzakta sürdürdükleri hayatlarının birdenbire nasıl değiştiğini çarpıcı bir dille anlatıyor. Hayat onlar için bir oda, bir pencere ve pencereden gördükleri meydandan ibaret; Aris, kağıttan gemilerle savaşçılık oynarken, ablası Zoi ise tüm dikkatini örgüsüne vermekte. Söylemekten bile çekindikleri hayalleriyle yaşıyorlar. Ancak bir odanın içinde kilitli kalmak onları bu dış yaşamdan uzak tutamıyor ve masumların tarafında olmak da bir bedel ödememelerini engelleyemiyor! İki kardeşi bir tavan arası odasında ve küçük bir pencere ışığına bağlayan dünya, hayallerinin ortaya dökülmesiyle kavını buluyor; bitiyor yahut başlıyor… İzleyin ve siz karar verin! (İzlek koltuklarımızdan baktığımızda, onlar o tavan arasının, bizler de bu dengesi kendinden dahi sorulamayan dünyanın mahkumları değil miyiz? Sizi bilmem ama yazar mevzuyu resmi geçit ile bağlamış… Ama oyun bittikten sonra asıl resmi geçit, sizin o tavan arasının neresinde olduğunuzu bilmenizle başlıyor, benden söylemesi!)

Semaver Kumpanya ekibinin elinden çıkan eseri, dilimize çeviren Nükhet İzet, yöneten ise (oyunculuğunun hastası olduğum) Serkan Keskin... Performanslarıyla izleyeni meşke getiren ise; “Uzak ihtimal” filmiyle 2009'da Adana, İstanbul ve Polonya’daki film festivallerinde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülleri ile dikkatleri üzerine çeken Nadir Sarıbacak ve Semaver’in yetenekli oyuncularından Sezin Bozacı..

***

HABERİNİZ OLSUN!

Seyyar Sahne’den Oğuz Atay ve Tezer Özlü yansıması!

** Üstad Oğuz Atay’ın aynı isimli romanından uyarlanan, benim de öncesinde bu köşede dillendirdiğim, (şahsına münhasır - hikmet sahibi Hikmet Benol’un hikayesinin anlatıldığı) Celal Mordeniz’in yönettiği, Erdem Şenocak’ın oynadığı “Tehlikeli Oyunlar”; mayıs ayında son gösterimlerini yapıyor. Seyyar Sahne’nin bu tadında seyirliğini, kaçıranlara yahut yeniden izlemek isteyenlere duyurulur! Seyyar’ın mayıs ayında, ajandaya not düşülecek bir diğer izlenceliği ise; Tezer Özlü’nün “Çocukluğun Soğuk Geceleri” isimli anlatısından uyarlanan oyun… Rezervasyon için: info@seyyarsahne.comveya 0531 696 41 09