Son Dakika

IŞIL CİNMEN
icinmen@haberturk.com
HABERTURK.COM

Fotoğraflar: Murat Berköz

Resimden fazla anlamam.
Tablonun önünde dikileyim biri de bana resimde neler olduğunu anlatsın isterim.
Bu sefer her detayını öğrenmek istediğim bir resmi, ressamıyla birlikte buldum.
O resmin adı: “Otoportre”
Olgu Ülkenciler’in dördüncü kişisel sergisi Zevkli Rezalet’te…
26 Ekim’e kadar, Akaretler’deki C.A.M Galeri’ye bir uğrayın derim.
Çünkü bu büyük çizen küçük kızın tuvallerinde anlam var.
Bomboş bir beyazlığa hayatın anlamını yükleyebilme gibi büyük bir mahareti var.
Yarı karanlık, yarı aydınlık biri…
İçinde parlayan altını da, korkutan kargalarını da saklamadan ve sakınmadan çiziyor.
“Hayatı, içi küflenmiş bir pastanın üzerindeki krema gibi yaşayanlar var” diyor. “Yaşadığımız görkemli rezaletin içinde, bulduğumuz ufak zevklere tutunuyoruz.”
Bu sergi işte onu anlatıyor.

Otoportrende suratını vajina olarak çizmişsin. Neden?

Bir otoportre çalışması yapmam istendi. Kendimi nasıl hissettiğimi düşündüm ve o dönem vajinadan ibaret gibiydim… Suratımın ortasına klasik otoportre çalışmalarının aksine vajina simgesi koymayı tercih ettim. Yaşadığım ilişkilere bir göndermeydi… Tüm hayatın cinsellik üzerinden okunmasına, kadınların gün geçtikçe güçlendikleri halde daha fazla bir cinsel nesne haline dönüşmesine de bir eleştiriydi.


OLGU ÜLKENCİLER - OTOPORTRE

Vajinanın ortası mor…


Feminizme gönderme... Otoportre kendine bakmaktır; insanların seni nasıl gördüğü demek değildir. Resimlerimde zaman zaman meme ve vajina kullanıyorum ama bunları direkt haliyle anlatmıyorum. Hepsini pornografik değerlerinden soyutluyorum. Otoportremde de yaşadığım ilişkilerin benimle ilişkisizliklerini anlatmaya çalıştım çünkü “özgür ilişkiler” başlığı altında yozlaşmış ilişkisizlikler yaşanıyor. Sistem bunu dayatıyor ve ben de bunun bir parçasıyım. Ama nerede durduğunun, ne olduğunun, kim olduğunun veya neye karşı geldiğinin farkına varmak güçlendirir.

Memelerin biri altın varak kaplı, diğeri kargaların hücumu altında… İçindeki çelişkiyi mi anlatıyor?

Otoportrenin bir memesi altın varaktan, kadınlığın değerini yansıtıyor. Diğer memeye kargalar hücum ediyor; yozlaşmışlığı, karanlığı ve ölümü simgeliyor.

“REZALET VE GEÇİCİLİKTEN ZEVK ALMAYA BAŞLADIK”



Zevkli Rezalet'in afişi çok çarpıcı… Marie Antoinette gibi olmuşsun. Neden onu seçtin?


İki yıldır bu sergi üzerine çalışıyorum. Sanat tarihinde yeri olan bir dönemden yola çıktım ve o dönemin yansımalarını bugünde bulmaya çalıştım. Barok Rokoko dönemi, Marie Antoinette dönemi de diyebilirsin. Saraydaki hareketi anlatmaya çalışıyorum; saray ve saray çevresinin zevk içinde yaşadığı, büyük harcamalar yaptığı ve halktan tamamen koptuğu zamanı ve büyük yozlaşmayı... Sanatta da bu yozlaşmayı görürsün, süslemeler çoktur o dönemin sanatında.



Bugün içinde yaşadığın çevreyi onlara mı benzetiyorsun?


Sanat çok uzun süredir halktan kopmuş bir vaziyetteydi. Görmüyordu, anlamıyordu.
Toplumsal olarak da rezil bir dönemin içinden geçiyoruz. Hayatı, içi küflenmiş bir pastanın üzerindeki krema gibi yaşayanlar var. İlişkilerde çürüme ve yozlaşma var. Bu görkemli rezaletin içinde, bulduğumuz ufak zevklere tutunuyoruz. Rezaletten ve geçicilikten zevk almaya başladık. Eğlence anlayışı, dostluk ya da aşk…

KARGALAR, ORMANLAR VE BAROK

Sergide kaç iş var?

20’ye yakın iş var. Hepsi gösteriş ve rezaletin farklı tezahürlerini anlatıyor. Her sergide belli simgeler üzerinden çalışırım. Bu sergi de kargalar, karanlık ormanlar, Barok duvar ve mobilya süslemeleri var. Sınıf farklarını vurgulamak için kraliyet ve sarayı simgeliyorlar.

Önceki üç sergindeki simgeler neydi?

İlki “Made in Ülkendiler”di; simgeler 90 dönemi çocuklarının parlak renkleri, Coca-cola, Adidas ve elmaydı. “Ev Kızı”nda simge, danteldi. “Das Fenomen”de ise yumruktu.
 
“ÇIPLAKLIKTAN HİÇ UTANMADIM”

Sergide senin çıplak fotoğrafların var. Bedeninin çeşitli yerleri deniz kabuklarıyla kaplı…

O fotoğraflar serginin anlatmak istediğinin sonuç kısmı, serginin bitiş noktası. Yozlaşmanın içinde saf halimizle kendimizi korumaya çalışırken bağladığımız kabuklar… Sen farkına bile varmadan, olanlar artık sana zarar vermez hale geliyor ve bu duygu beni çok rahatsız ediyor. Hayatla aramıza giren o kabukları sevmiyorum. Gelen neyse onu zamanında ve doğru duyguyla yaşamak istiyorum.

Acı?

Acı da olsa… Bir kabuğun ya da bir antidepresanın acımla arama girmesini istemem. Acıyla baş etmeyi ve onu iyiye dönüştürmeyi öğrendim artık. Hayatın nasıl döndüğünü ve sistemin nasıl işlediğini kavradıktan sonra zaten neyin niçin olduğunu biliyorsun.

Çıplaklıktan rahatsız olmuyor musun?

Kendi bedenimi seviyorum ve çıplaklıktan hiç bir zaman rahatsız olmadım. Bu biraz yetiştirilme meselesi… Kadın kimliğimi oluşturan hiçbir bileşenden utanmadım. Regl olmaktan, çıplaklığımdan, memelerimden utanmadım. Utanmam da, göğsümü gere gere dolaşırım.

Ailen solcu mu?

Annem hippi, babam komünistken doğdum. Darbe sonrası…

“KORKARAK YÜRÜDÜĞÜM CİHANGİR SOKAKLARINI ÖZLÜYORUM”

İlk kişisel sergin ne zamandı?

2006'da ilk profesyonel sergimi açtım, vay yedi yıl olmuş!

Kendi kendinin patronu olarak çalışma kuralların var mı?

Çalışırken asla içki içmem ve sürekli müzik dinlerim. Yalnızca çizerken dinlediğim özel müziklerim var. Eskiden İstiklal’de dolaşıp atölyeye geri dönmeyi çok severdim ama artık bu bana iyi gelmiyor. Taksim’le ilişkim çok özeldi… Artık sıradan bir ilişkimiz var çünkü ruhu değişti. Ruhla beraber mekânlar, tavırlar değişiyor. Çocukluğumda korkarak yürüdüğüm karanlık Cihangir sokaklarını çok özlüyorum. Şimdi Osmanlı’nın sefahat dönemini yaşıyor Cihangir… Samimiyetsiz.

“Ben ressamım” diyebilmenin en zor tarafı ne? Bedeli nedir yani…

Maddi anlamda bir zorluk oluyor fakat ben bundan çok rahatsız değilim. Her mesleğin paket olarak gelen zorlukları ve zevkleri vardır; bunlar işinin ruhunu yaratır. Temel derdin zengin olmaksa zaten Türkiye’de ressam olmak gibi riskli bir seçim yapmazsın.

En büyük keyfi ne peki?

Resim bireysel bir sanat, yazı gibi… Sinemada ya da müzikte ekibinle hareket edersin. Atölyede çizerken tek başınasın, tek başına düşünür, tek başına üretirsin. Dağınık, pis ama bir o kadar da konsantre çalışırım.

Beni atölyene götürür müsün? Çekimi boyalı duvarlarında kargalarla yapalım…

Kalk gidelim ama fotoğrafta melek kanadı da olsun!

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300