IŞIL CİNMEN
icinmen@haberturk.com
HABERTURK.COM

Durum şu: Yargıtay, 106 sene önce yazılmış bir romanda reşit olmayan bir roman karakterinin cinsel içerik üretiminde kullanıldığını söyleyerek, kitabı Türkiye’de yayımlayan yayıncı ve Türkçeleştiren çevirmeninin 10 yıl hapsini istiyor.

Avukat Adem Sakal, 10 yıl hapis isteminin detaylarını anlattı.
Ama önce davaya konu olan kitabı tanıyalım.

Don Juan’ı bilirsiniz.
O, kadınların en sevdiği erkek, karşı koyamadığı adam…
Çok sevdiğim hocam Bülent Somay’ın tanımıyla, “Yattığı her kadına aşık olan, her kadını bir dünya güzeli olarak gören efsanevi kişilik, onlara kendilerini daha önce hiç görmedikleri gibi, olabileceklerine inanmadıkları gibi gösteren bir ayna…”

Edebiyat tarihinin en çapkın karakteri Don Juan’ın hikayesi, farklı yazarların kaleminden defalarca anlatıldı.

Onun hikayesinden türeyen yüzden fazla eser, edebiyat ve sinemadaki yerini aldı. Ancak pek azı, 1880-1918 arasında yaşayan dünyaca ünlü Fransız yazar Guillaume Apollinaire’in eseri Les exploits d'un jeune Don Juan yani Genç Bir Don Juan'ın Maceraları kadar unutulmaz oldu.

Bu kitap, Apollinaire’in en çok ödül alan eseri oldu.
1986’da L'iniziazione ismiyle sinemaya uyarlandı.
(Söylemeden geçemem, Apollinaire kitabın orijinal el yazmasını Picasso’ya hediye etmişti.)



Hikaye, 15 yaşındaki Roger’ın cinsel uyanışını ve maceralarını anlatır. Genç Roger, çevresindeki kadınları gözlemleyerek aşama aşama kendi bedenini ve cinselliğini keşfeder. Sonunda çevresindeki kadınların bir numaralı küçük Roger'ı, onları her daim hoşnut etmeyi beceren “Don Juan”ı olur.

ROMAN KARAKTERİ REŞİT OLMADIĞI İÇİN YARGITAY KORUMASINDA

Eserleri “kültür mirası” olarak kabul edilip korumaya alınan Apollinaire, Genç Bir Don Juan'ın Anıları’nı 1907’de yazdı.
Ve 106 yıl sonra… 2013’te Türkiye mahkemelerinde “müstehcen” olduğu iddiası ile yargılanıyor.

Bu yüzden eseri Türkçeleştiren İsmail Yerguz ve yayımlayan Sel Yayıncılık’ın sahibi İrfan Sancı 10 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyor. Bu ceza, müstehcen bulunan diğer eserler hakkında istenenden daha fazla…
Çünkü buradaki “Don Juan” reşit değil.
Ve Yargıtay, yaşı küçük kurgu bir karakterin müstehcen içeriğin üretilmesinde kullanıldığını söyleyerek, yayıncıya 10 yıl hapis istiyor.

Şimdi Sel Yayıncılık sahibi İrfan Sancı'nın avukatı Adem Sakal, durumu bize anlatacak.


1986 yapımı L'iniziazione'dan bir kare

Konuyu madde madde anlatın lütfen. Durum nedir?

Müvekkilim, eserleri Avrupa Konseyi kararıyla “Kültür Mirası” sayılan Guillaume Apollinaire'in Genç bir Don Juan'ın Maceraları adlı eserini Türkçeye çevirtip yayımladığı için 10 yıl hapisle yargılanıyor. Çevirmenlikle hayatını kazanan bir emekçi olan kitabın çevirmeni de 10 yıl hapisle yargılanıyor.

Dava uzun süredir devam ediyordu ve beraat etmişlerdi diye hatırlıyorum…

Evet, ilk yargılama 6 aydan 3 yıla kadar hapis istemi ile yapıldı. Galatasaray Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı profesörlerinden ve bir hukukçudan oluşan bilirkişiler kitap için "edebi eserdir" raporu verince mahkeme 2010’da beraat kararı verdi.

Sonra?

Savcı beraat kararını temyiz etti. Yargıtay beraat kararını oybirliği ile bozdu.

EDEBİ ESER MUZIR KURULU’NA KARŞI



Ama “edebi eser” diyen bilirkişi raporu var?

Yargıtay üyesi hakimler, bilirkişi raporunu “yetersiz, soyut ve genel” buldu. Savcılıkta yapılan bilirkişi incelemesine ve Muzır Kurulu tarafından verilen raporlara neden itibar edilmediği açıklanmadan beraat kararı verilmesini kanuna aykırı bulup beraat kararını bozdu.

Peki 6 aydan 3 yıla hapis istenirken bu nasıl 10 yıla çıktı?

İlk yargılama Türk Ceza Kanunu (TCK) 226/2’den yapılmıştı.

1 dakika… TCK 226 neyi düzenliyor?

Müstehcenlikle ilgili madde. Türkiye'de yapılan tüm müstehcenlik soruşturma ve kovuşturmaları bu kanun hükmüne göre yapılıyor. Cinsel içerikli her edebiyat eseri, 226. madde kapsamında soruşturma ve kovuşturma tehlikesinde.

Edebi ve bilimsel eserler bu kanundan muaf değil mi?

Evet.  226. maddenin yedinci fıkrasında, “Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz” deniyor.

Tamam şimdi geri dönelim, ilk yargılama TCK 226/2’den yapılmıştı…

Yani, “Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

“BİZ O MADDEYİ SOMUT ÇOCUKLARI KORUMAK İÇİN KOYDUK”

Dosya Yargıtay’a gidince ne oldu?

Yargıtay yargılamanın yanlış fıkradan yapıldığını, TCK 226/5’e göre yapılması gerektiğini söyledi. 226/5 de 226/3 ve 226/4’e yollama yapıyor. 226/3’e göre, "müstehcen içeriğin üretilmesinde çocuklar kullanılırsa ceza 5 yıldan 10 yıla kadar hapis"tir. TCK 226 ise bu suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde 6 yıldan 10 yıla kadar hapis öngörüyor.

Yargıtay’ın korumaya çalıştığı çocuk, ergen Don Juan’mı?

Evet yani bir anlamda 106 yıl önce yazılmış bir kurgu romandaki sanal bir karakterin cinsel olarak istismar edildiği iddia ediliyor.

Ama bu madde gerçek çocukları korumak için yazılmış olmalı, değil mi?

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Adem Sözüer'le görüştüm. Kendisi Ceza Kanunu'nu hazırlayan heyetten. Mütalaa talep ettim. "Biz o maddeyi somut çocukları korumak için koyduk. Öyle şey olmaz. Kitap ve dosyayla okula gel görüşelim" dedi. Okulda görüştük. Mütalaa konusunda prensipte anlaştık. Kendisi özellikle ilgilendi. Beni bürosuna da çağırdı. Ancak daha sonra defalarca aramama karşın telefonlarıma çıkmadı. Not da iletmedi. Dosya hala onda.

“TECAVÜZ SUÇUNDAN BİLE 10 YIL CEZA ALINMAYAN BİR ÜLKEDE…”

Yayıncı ve çevirmen gerçekten 10 yıl hapis cezasına çarptırılabilir mi?

Duruşma 17 Aralık 2013'te. Karar duruşması olabilir. Evet, iki kişinin geleceği hakimin dudakları arasında. Yargıtay neredeyse oybirliği ile "cezalandır" dedi. Tecavüz suçundan bile 10 yıl hapis yatılmayan bir ülkede bir yayıncı ve çevirmen kurgu bir romandaki çocuğun müstehcen içeriğin üretilmesinde kullanıldığı iddiasıyla yargılanıyor. Yani bir anlamda sanal bir karakteri cinsel olarak istismar ettikleri iddiasıyla 10 yıl hapis cezasına çarptırılma riski altındalar. Duruşmada hakime “istismar edilen çocuk kim? Bu çocuk nerede?” diye sormayı düşünüyorum.