Son Dakika

 Özge Mine Sarıçam / osaricam@haberturk.com

Kırmızı başlıklı kızın başlığını nükleer ile değiştiren, sert ama bir o kadar da naif bir grup Nükleer Başlıklı Kız. Billur Yapıcı ve Tansel Turna’dan oluşan Ankaralı grup ikinci albümleri “Gönüllü Köle”yi yayınladı.
Yeni albümlerinin fotoğrafları için Okan Bayülgen’e poz veren ikili, çıkış parçası olarak da Seksendört'ün vokali Tuna Velibaşoğlu ile düet yaptıkları ‘Ağlayan Kalbim’i seçti.
Grubun Ankaralı hayranları için de bir müjde, 5 Şubat’ta Passage Pub’da çıkacaklar. İkinci albümleri ‘1’e göre daha yumuşak ve yaylı parçalardan oluşan bir albüm yapan Nükleer Başlıklı Kız kendini tekrar etmemeye kararlı olduğunu belirtiyor, hatta imajlarından akan elektronik müziğe de sıcak bakıyorlar.
Gerisini onlar anlatsın…

Konserlerinizde en çok eşlik edilen parçanız hangisi?

Billur Yapıcı: İlk albümden “Eğer İstersen” biliniyor. Dizilerde kullanılmasının da büyük payı var, en son Güneşi Beklerken’de kullanıldı ve yoğun ilgi gördü.

Tansel Turna: Son albümden Ağlayan Kalbim şarkısı da dizide kullanıldı.

2010’da ilk albümünüzü yayınlandıktan sonra neden yenisi için üç yıl beklediniz?

B.Y. : Biz ilk albümü tamamen kendi olanaklarımızla yapmıştık, ikinci albümü de yine desteksiz yaptık. O yüzden biraz uzun sürüyor hem madden hem manen yoruluyorsunuz. Ama üçüncü albümü ne olursa olsun bu kadar uzatmayacağız.

İlk albümde tarzınız biraz daha sert, ancak yeni parçalarınız daha yumuşak...

B.Y. : Bu albümde yaylı çalgıları bol kullandık. Bu da sound’u tamamen değiştiren bir şey. İlk albüm daha elektro gitar üzerineydi. Neredeyse her şarkıda iki, üç gitar vardı. Bir de yeni albümün aranjelerini başka biri yapmıştı. İlk albümü Volkan Başaran yapmıştı, bunu Volkan Yırtıcı yaptı. İkisinin arasında bir tarz farkı var tabii. Biz de daha “soft” bir sound’a yöneldik.

İlk başlarda Ankara’da olmanın verdiği sert rocker havası İstanbul’a gide gele yumuşadı mı?

B.Y. : Güzel bir yaklaşım. Belki bilinçaltında öyle bir etkileşim yaratmıştır. Bizim pek dikkatimizi çekmedi.

Ankara’da rock gruplarının kitlesi bellidir ve o sadık bir kitledir. Dolayısıyla tarzınızı değiştirme ihtiyacı hissetmezsiniz. Ama İstanbul daha kalabalık ve piyasa kaygısı güden bir şehir, albüm satışları artsın gibi bir kaygı taşımış olabilir misiniz?

T.T. : Aslında canımız biraz da yaylı çalgı kullanmak istedi.

B.Y. : Şöyle oldu aslında, ikinci albümün bestelerini Tansel’le çok yalnız kaldığımız bir dönemde yaptık. Besteleri yapış sürecimiz çok akustik bir şekilde gelişti. Aranjelerinin de ona uygun olmasını istedik çünkü sadece akustik gitar ve vokalli halleri bile çok hoşumuza gitmişti.

Grubun kuruluş süreci nasıl gelişti?

B.Y. : Ben Adana’dan Ankara’ya yatay geçiş yaparak geldim, konservatuvarda yan flüt okuyordum. Ankara’da grubu kurduk. Önceleri her grup gibi biz de cover parçalar çalıyorduk. Cover çaldığımız dönem başka bir ekiple çalıyordum. Sonra yarışmalara katıldık, derecelere girdik bir tanesinde de 1’inci olduk. Derken işler ciddiye binmeye başlayınca hayatımızın geri kalanında nasıl bir yol çizmemizle ilgili bir yol ayrımına girdik. Onlar okudukları bölümle ilgili alanlara yönelmek istediler, ben müzik okuduğum için devam etmek istedim. 2009 gibi Tansel’le bir araya gelip 2010’da ilk albümü çıkardık.

"ARTIK HER YAPTIĞIMIZI BEĞENMİYORUZ"

İlk kez beraber çalmaya başladığınızdan bugüne, sizde nasıl bir değişim oldu?

T.T. : İlk albümde beraber yaptığımız tüm parçalar bize güzel geliyordu, her çıkan melodiyi beğeniyorduk. İkinci albüme doğru her yaptığımızı beğenmemeye başladık.

B.Y. : Her yaptığımızı beğenmemeyi öğrendik aslında. Objektif gözle bakmayı öğrendik.

Dizide şarkınız çaldıktan sonra size olan ilgi de arttı. Aslında şarkı eski ama insanlar daha yeni dinleyip paylaşmaya başladı. Bunu neye bağlıyorsunuz?

B.Y. : İlk albümdeki desteksizlikten kastım oydu aslında. O zamandan güzel bir tanıtımımız yapılmış olsaydı belki çok daha çabuk tanınabilirdik. Dizilerde kullanılan “Eğer İstersen” şarkısı bizim Tansel’le yaptığımız ilk parça. Tabii ilk olduğu için çok beğenirdik. Hala konserlerde en çok istek alan şarkı. Bu kadar sevileceğini düşünmüyorduk ama çok hoşumuza gitti.

Diğer rock gruplarının aksine kliplerinizde boş bir arazide gitar çalan ve şarkı söyleyen bir grup göremiyoruz, daha farklılar. Çekim aşamasında sizin etkiniz ne oluyor?

T.T. : İki kişi olduğumuz için yönetmenler “Şurada bir davul, şurada da basçı olsun” diyemiyor, tıkanıyorlar. O zaman da biz fikir verip beraber bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

B.Y. : Kliplerin fikrini biz veriyoruz onlar geliştiriyor gibi bir şey oluyor.

Ankara’da yaşıyorsunuz, İstanbul'dan dönünce sıkılmıyor musunuz orada?

B.Y. : Tabii ilk döndüğümüzde yapacak hiçbir şey yokmuş gibi geliyor ama orada da oturttuğumuz bir rutinimiz var.  Ankara’ya alışveriş merkezi dışında bir şeyler yapsınlar artık lütfen. Yetkililere sesleniyoruz!  (Gülüyorlar…)

T.T. : Çevremiz orada, bir telefon açtıktan 10 dakika sonra istediğin arkadaşınla buluşabiliyorsun. Mesafeler daha kısa ve ulaşım daha kolay. Burada mesafeler çok uzun. Ama Ankara’da çevren yoksa yapabileceğin hiçbir şey yok gerçekten.

Sosyal medyada sizin için kötü yorum yapana rastlayamadım ama yapıldığında etkilenir misiniz?

B.Y. : Sen görmemişsin... Ben şahsen çok etkileniyorum ve moralim bozuluyor. O yüzden pek bakmamaya çalışıyorum. 100 tane olumlu yorum içinde 6’sı kötü olsun ben o 6’ya takılırım.

T.T. : Benim hiç umurumda değil.

Nükleer Başlıklı Kız kulağa daha çok elektronik müzik grubu adı gibi geliyor.

B.Y. : İlk defa sen söyledin. Tansel’le ben elektronik müziği çok severiz. Hatta daha dubstep tarzı parçaları seviyoruz.

T.T. : Elektronik parçalar da yapabiliriz ilerde. Dünyada elektronik müzik yükselişte ve biz dünyayı oldukça geriden takip ediyoruz. Artık gruplar bir şekilde elektroniğe geçmek zorunda. Çağa ayak uydurmak zorundayız. Hala 70’ler müziği yaparsak kendimizi geliştiremeyiz.

"NOSTALJİYLE PEK İLGİLENMİYORUZ"

Kendinizi hangi açılardan diğer rock gruplarından farklı buluyorsunuz?

T.T. : Aslında şöyle bir farkımız var, henüz hiç kendimizi tekrarlamadık. Çoğu grup bir süre sonra aynı şeyi yapmaya başlıyor ama bizim örnek aldığımız gruplarda da o yok. Üçüncü albümümüzde de öncekileri tekrarlamayacağız.

80’liler ve 70’lilerin dahil olduğu “kayıp kuşak” da denilen 90’ların küpeli rocker gençliği ‘X kuşağı’ ile son dönemdeki protestolarda kendini göstermeyi başaran 90’lıların dahil olduğu Y kuşağı arasında siz kendinizi hangisine daha yakın buluyorsunuz?

T.T. : Z kuşağına (Gülüyorlar…)Geçen gün Hayal Kahvesi’ne gittik ve her şey çok aynı,sıkıcı geldi. X Kuşağı ilk çıktığı dönem güzel işler yaptı ama biz ilerlemekten yanayız. Nostaljiyle pek ilgilenmiyoruz.

B.Y. : Sanırım Y Kuşağı’na daha yakınız. Biz dönemle beraber ilerleyebiliyoruz.

T.T. : Bir laf vardır; ‘ Gelecekten umudu olmayan kendini geçmişe kaptırır’ diye. O söz hiç aklımdan çıkmaz. Benim kendi adıma rock müzik geleceğinden umudum var, ama umudu olmayanlar hala eskiyi tekrarlama derdine düşüyor.  90’larda rock müzik daha iyi değildi, sadece daha az adam vardı.

Billur Yapıcı: Kendini duygusal ama mantıklı biri olarak tanımlıyor. Korku filmlerine bayılıyor. Tansel Turna ile beraber büyük bir film arşivleri var ve boş zamanlarında birlikte film izliyorlar. Bardaktan su içememe gibi bir takıntısı var. Su, kola gibi içecekleri şişeden içiyor, ancak kafede oturunca bardaktan çay, kahve içmeye alışmış. Evde bile suyu bardaktan değil cam şişeden içiyor. En korktuğu şey ise yanlış anlaşılmak. Soundtrack’lerini en sevdiği film Fight Club ve Drive.

Tansel Turna: Kendini objektif biri olarak tanımlıyor. “Bir şeyi istediği zaman onu elde etmeden bırakmaz” diyor Billur, Tansel için. Ayrıca ikisi de Londra’yı çok seviyor ve fırsat buldukça oraya kaçıyorlar. Londra onlar için Ankara’nın güzel versiyonu. Soundtracklerini en sevdiği filmler  Matrix ve Across The Universe. Yerine geçmek istediği film karakteri ise Indiana Jones.


GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300