Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com

 Erciyes Üniversitesi’nin Tiyatro Topluluğu’nun yürürlüğe soktuğu ‘İzleyici Meşe’ projesi, ‘yeşil’in rant aracına dönüştüğü günümüzde değer arz ediyor. İyi bir gelecek için bugüne değin üniversitede sahnelenen oyunlarda uygulanan ‘1 seyirci 1 meşe’ eğiliminin, sinemalara ve büyük şehirlerdeki tiyatrolara taşınıp ‘alışkanlık’ haline gelmesi şart bana kalırsa.

 Kulağa garip gelebilir. Ancak Kayseri Erciyes Üniversitesi’nin Diş Hekimliği Fakültesi Tiyatro Topluluğu (DİFTT), geçtiğimiz aylarda bir sanat projesine imza attı. Süleyman Bağırgan’ın koordinatörlüğünde işlevlerini devam ettiren bu gönüllü oluşum, çevreci adımlar atacak gibi.

 PROJENİN YOLU AÇIK

 Daha sağlıklı bir toplumda yaşamak ve ömrümüzün uzatmak için her türlü fidana ihtiyacımız var. Bu fidanların ağaç olmasıyla da aslında nüfus oranındaki artış ‘şu kadar bebek yap, bu kadar bebek yap!’ gibi beyin yıkamalarından ziyade doğal yollarla gerçekleşecektir. Katılımcılık, bu konuda bir esasa dönüşecek.

 Bugüne değin tiyatro oyunlarına sızan ‘1 seyirci 1 meşe’ etiketi, bahar şenliklerine ve konferanslara da sıçradı. Zamanla Kayseri’de Erciyes Üniversitesi’nin genç, sanatsever, bilinçli ve kafası çalışan öğrencileri tarafından değerlendirildi. Yolu açık…

 

 SİNEMA SALONLARINA ÇAĞRI

 Bu noktada üçüncü yılına giren topluluğun hedefi İstanbul’da tiyatro oyunuyla, sinema filmiydi demeden kültürel etkinliklere sızmak. Bir doğa katılımcılığı sağlamak. İstanbul olarak bu konuda alanımız fazla. Ama nefes alacak ormanımız az. Bu sebeple de böylesi bir projeye girmek, DİFTT’in gönüllü organizasyonu ile bir adım ötenizde olabilir.

 Geleceğimizle uğraşmak istemediğimiz, devasa binalara, kapitalist sisteme, cep telefonunun saçtığı radyasyona, bilgisayar gürültüsüne, susmayan korna seslerine kendimizi kaptırdığımız bugünlerde büyük şehirler için fırsat kapıda. ‘İzleyici Meşe’ olarak yerinizi ayırtırsanız, sadece bir biletle bir meşe de dikmiş olacaksınız. Üniversitenin girişimci gençleri bu olanağı ayağınıza getirecek.

 Sinemasal açıdan bence Cinemaximum, Avşar, Pink gibi sinema salonu zincirleri ve Başka Sinema gibi oluşumlar bu konuda adımlar atmalı. Üstelik böylesi bir sosyal sorumluluğu üstlenmek sadece tek bir biletin ücretini ödemekle bağlantılı. Kolunuz yorulmayacak! Böylece proje yerel kalmadan, ülke çapında anlam kazanmış olacak. Gelecekte nefes almak, daha fazla yaşamak için çevreci bir adım, bu gençlere kulak vererek mümkün. Sektördeki tüm büyüklerimizin bu sesi duyması şart!