Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Röportaj ve fotoğraflar: FUNDA DURU 

 HABERTURK.COM

Bence dünyanın sekiz harikası vardır.

Bunların ilki de "özgür kadın"dır.

Bennu Gerede de o özgür kadınlardan biri.

Özgürlüğünü dört erkek çocuğa kaptırmak yerine onlarla paylaşmayı tercih etmiş.

Çok da iyi etmiş.

Bennu Gerede ile Alaçatı'da açtığı "Amcalar" isimli fotoğraf sergisinde buluştuk.

Haldun Demirhisar ile birlikte Karamemiş Kıraathanesi'nde oturan amcaları onurlandırmak istemişler.

Bennu Gerede de her birinin portesini çekmiş.

"Oturan amcalar neden onurlandırılır ki?" dedim.

Meğerse Alaçatı tatilciler tarafından istila edildiği için, amcalar eskisi kadar özgürce oturamıyorlarmış.

İnsanlar mı çoğalıyor, dünya mı küçülüyor bilemedim.

Biraz "Amcalar"dan; ama daha çok kendinden konuştuk.

 

Kaç yaşındasın?

Bugün doğum günüm, 43 oldum.

Neee! Kendine nasıl bakıyorsun?

Tamamen hayata bakış açımdan kaynaklanıyor. Spor yapmam, sürekli aktif olmam, pozitif enerji, çalışmam, 4 çocuğumun olması... Hepsi bir bütün olarak güneş gibi yansıyor bana. Cilt bakımı yaptırmıyorum, krem kullanmıyorum. Sadece arada kese yaptırıyorum. Afrika'dan düzenli olarak getirttiğim organik shea yağı var. Çoğu insan kokusunu çok keskin buluyor; ama ben bayılıyorum. Sürekli sürüyorum.

Estetik filan hiç yok mu?
 
Sıfır.
 
Nerede doğdun, büyüdün? Türkçe'yi sonradan öğrenmiş gibi konuşuyorsun.

İstanbul'da doğdum; ama ben altı aylıkken Amerika'ya taşınmışız. On altı sene New York'ta yaşadım, bir sene Fransa'nın güneyinde yatılı okudum, sonrasında üç yıl İstanbul'da yaşadım, sonra Paris'e döndüm ve dört sene üniversite okudum. Gelişme çağımda hep yurtdışında bulundum. Aksanımın bozuk olması için bir gerekçe değil tabii ki... Diksiyon dersleri aldım, ancak bu kadar düzeldi.


"İSTANBUL'A FARKLI BİR HAVA GETİRMİŞTİK"

Peki, İstanbul'da geçirdiğin üç yıl boyunca uyum sağlayabildin mi?

Sağladım. Fotoğrafçılık, oyunculuk, fotomodellik yaptım. Yirmi sene önce İstanbul'da sarışın mavi gözlü insan yoktu. O zaman manken de azdı, o jenerasyon bambaşkaydı. Ablamla gece kulüplerine giderdik, o zamanlar iki kadının gece kulüplerine gitmesi neredeyse imkansızdı. Yani, İstanbul'a farklı bir hava getirmiştik.

Kaç dil biliyorsun?
 
3,5 dil biliyorum. İngilizce, Türkçe, Fransızca ve buçuk olan da İspanyolca.

Amerika mı, Türkiye mi, Fransa mı?

Her yer... Şu an Amerika hasretim ağır basıyor.

Üniversitede ne eğitimi aldın?

Paris'te dört sene Parsons School of Art and Design'da fotoğraf eğitimi aldım.

Fotoğrafçılığa nasıl başladın? Kendi tercihin miydi, ailen mi yönlendirmişti?

On üç yaşındayken büyük babam doğum günümde fotoğraf makinesi hediye etti. Çok hoşuma gitti. Aile dostumuz Coşkun Aral'dan tavsiye alıp, Nikon FM2 aldılar. O günden bu yana fotoğraf çekiyorum.

Peki, kendini nasıl bir kadın olarak tanımlıyorsun?

Özgür ruhlu, yaşayan her şeye çok değer veren, paylaştıkça mutlu olan, sevgi dolu bir kadınım.

Sınırların var mı?

Sanırım yaş ilerledikçe daha bilinçli olmaya başlıyoruz ve kendimize sınırlar koyuyoruz. Artık sınırlarım var diyebilirim.

HACIMEMİŞ KIRAATHANESİ'NDEKİ AMCALAR...

"Amcalar" isimli fotoğraf serginden bahseder misin?

Alaçatı'ya kitesurf yapmaya gelmişken kendimi bir anda mahallenin amcalarını çekerken buldum. Haldun Demirhisar Hacımemiş Kıraathanesi'nde oturan amcaların portrelerini çekmemi istedi ve bunun üzerine “Amcalar” isimli fotoğraf sergisi oluştu. Alaçatı'daki amcalara saygı göstergesi olarak yapılmış bir sergi. Bu amcalar sabah 6 dan gece 12 ye kadar oturuyorlar. Ama gece buraları tatilciler tarafından dolu olduğu için eskisi kadar özgür değiller ve onları onurlandırıp, dışlanmış hissetmemeleri için böyle bir projeye imza attık.


Amcalar ve Bennu Gerede

 Fotoğrafçı olmasan ne olurdun?

İki şey olmak isterdim, bir tanesi psikiyatrist, diğeri de oyuncu

Psikoloji seviyor musun? Kimleri okursun?

Psikoloji ile pek bağlantılı değilim; ama şu aralar Paul Auster, Milan Kundera, Paulo Coelho okuyorum. En son Aleksandr Puşkin'in yazdığı Gizli Günce'yi okudum. İnanılmaz bir kitaptı. Tam bana göre...

Hangi fotoğraf makinesini kullanıyorsun?

Eski kare format Hasselblad kullanıyorum. Her zaman da bunu kullandım.

Fotoğraf dışında başka neler yapıyorsun?

Resime tekrar başladım. Spor yapıyorum, sosyal sorumluluk projelerine katkı sağlıyorum. Yazı yazıyorum. Yazılarımı kitap yapmayı düşünüyorum. En son bir çocuk kitabı yazdım. En büyük oğlum Dylan da kitabın resimlerini yaptı. O zaman 11-12 yaşındaydı ve olağanüstü resimler yaptı. Kitabı bastırmak için sponsor bulamadım. Belki kendim basarım.

"KARŞI CİNS OLMASA HERHALDE YAŞAYAMAZDIM"

Erkeklerle aran nasıl?

Karşı cins olmasa herhalde yaşayamazdım. Onlarla bir bütün olduğumuzu hissediyorum ve çocuk denilen kutsal şey birlikte yapılıyor. Ben anne olduktan sonra kendimi tam anlamıyla bir kadın gibi hissettim. Lütfen yanlış anlaşılmasın, bu asla çocuğu olmayan ya da tercih etmeyen kadınlara bir gönderme değildir. Onlara sonsuz saygım var. Kısacası erkeklerle aram çok iyi, genel olarak da insanlar ile sorunum yok. Kolay iletişim kurabiliyorum.  
 
"HİÇBİR ZAMAN ASLA DEMEMEK LAZIM"
 

Kolay aşık olur musun?

Bir adamın beni etkilemesi için beynimi havaya uçurması gerekiyor. Hiçbir zaman fiziksel olarak değerlendirmem. O insanın yürümesi, kalkması, davranışı, kalbi, ruhu... Hepsi bir arada olması lazım. Bana verdiği elektrik ve enerji de çok önemli. Çocukken "Benim tipim değil" filan diyorduk. Çok gülüyorum; çünkü şimdi o cümleyi düşündükçe ne kadar boş olduğunu anlıyorum. Hayattan bir şey öğrendiysem, o da hiçbir zaman asla dememek lazım.
 
"KONTROLLÜ BİRİ OLMAK İSTEMİYORUM"

Duygusal biri misin?

Hem de felaket. Bazen kalbimi içimden koparıp fırlatmak istiyorum. Sürekli ağlayabilen bir insanım. Bu bana çok iyi geliyor. Her şeyden kolay etkilenen bir insanım; ama asla kontrollü biri olmak istemiyorum. Şeffaf biriyim ve bu halimi seviyorum.

"ANNEANNEM BİZİ ZORLA EVLENDİRDİ"

Kaç kez evlendin?

İlk resmi evliliğimi üç büyük oğlumun babası Koray Erkaya ile yaptım. Aslında biz Mısır'da bedevi bir düğün yapmıştık; ama o resmi değildi, sembolik bir düğündü. Bu bizim için yeterliydi; ama sonra hamile kaldığımda anneannem resmi nikah olması gerektiğini düşünüyordu. 80 yaşındaydı ve bizi zorla evlendirdi. Koray'la ayrıldıktan sonraki birlikteliğimden dördüncü oğlum Kai doğdu. Kai'nin babasıyla evlenmedim. İkinci evliliğimi de dedem Hüsrev Gerede'nin anıtının önünde yaptım, bu evlilikten çocuğum yok. O da bitti ve hayat sürprizlerle dolu. Bu kadar!
 

"KADINLARI TANIMAKLA İLGİLENMİYORLAR"
 

Erkeklerin dünyası bir kadını algılayabilmek için yeterli donanıma sahip mi sence?

Bence sahipler; ama bazıları %10'unu bile kullanmıyorlar. Hele yeni jenerasyon, kadınları tanımakla pek ilgilenmiyor. Egoları ağır basıyor. Herkes sanal bir savaşın içinde sanki. Kimse gerçek olan değerlerin peşimde değil.

Hangi zaman diliminde yaşamak isterdin? 21. yüzyılda mutlu musun?

1800'lerde yaşamak isterdim. Veremden ölen kadınlar var ya, aşkından ölen kadınlar ya işte o dönemde yaşamak isterdim.

"ARTIK KADINLAR DAHA GÜÇLÜ"

Ülkemizin kadınlarına söylemek istediğin bir şey var mı?
 
Çok şey var! Bir kadın hiçbir zaman ataerkil egemenliğin altında ezilmemeli. Biliyorum, ataerkil bir ülkede yaşarken bunu söylemesi, yaşanmasından çok daha kolay. Kadınlarımız, erkeklere muhtaç ve zayıf duruma düşmemeli. Daha özgür olabilmek için eğitim gerekli ve imkanı olmayan kadınlarımızı eğitmek için daha çok dayanışma merkezi açılmalı. Şöyle de bir durum var ki; kadınlar için eskiye göre her şey daha kolay aslında. Ben on yedi yaşımdayken araba kullanıyordum ve o zamanlar bunu yapan kadın çok azdı. Şimdi ise kadınlar daha güçlü ve bu çok güzel bir ilerleme.

"TÜRKİYE'DE GÖZE BATIYORUM"

İnsanların senin hakkında ne düşündüğünü önemser misin?

Önemsemem; ama üzülüyorum. Önyargılı bir toplumda yaşıyoruz. Ben halkımı çok seviyorum. Türk standarlarına göre marjinal bir kadın olabilirim. Dünya genelinde değerlendirdiğimizde de normal karşılanabilirim; ama Türkiye'de göze batıyorum. Herhalde yaşam tarzım, çektiğim fotoğrafların konusu ya da evlilik dışı çocuklar yapmış olmam. Bana "Çatlak, marjinal, deli o kadın" diyenler eminim vardır. Beni bilen biliyor.

Dört çocuk da seninle beraber mi?

EVETTTTT... Babalar da düzenli alıyor.

Çocuklar kaç yaşındalar, isimleriyle beraber?
 
Dylan 14,5, Daren 14,5, Miro 13, Kai 7 yaşında

4 çocuk 2 baba 1 anne toplanıyor musunuz?

Tabii ki... Bu çocuklar için çok önemli. Bu ara yoğunluktan pek görüşemedik sadece. Hatta çocukların babaları da birbiriyle görüşüyorlar ve sevgilileriyle yemeğe çıkıyorlar.

Sen medyatik birisin ve yaşantın kısmen gözler önünde, çocuklar sendeyken de bir evlilik yaptın, çocukların babaları bu duruma bir şey diyorlar mı?

Evlenmemiş olsaydım belki derlerdi.
 
Dört erkek çocuğun annesi olmak nasıl bir his?
 
İnanılmaz bir his, haremim var. Çocuklarım çok yakın arkadaşlarım ve onlar beni ayakta tutuyorlar. Onlar hayatımda olmasaydı daha da özgür ruhlu, bambaşka biri olurdum. Tehlikeli bir durum :)  Hayatımı dengeliyorlar. Kız çocuğum olsun da isterdim; ama Tanrı'nın bana dört erkek çocuk vermesinin bir sebebi var bence.
 
Daha çocuk yapmayı düşünüyor musun?
 
Her zaman o kapı açık benim için.

Bir röportajında "Bu benim son röportajım artık Amerika'ya gidiyorum" demişsin, neden?

O anda öyle hissetmişim. Çocuklarımın  geleceğini düşünüyorum. Birazda Amerika'da eğitim alsınlar istiyorum. Amerika'ya gitme projesi hala mevcut.

Atatürk'ün yaveri Hüsrev Gerede'nin torunu olarak Türkiye'nin yeni durumu hakkında söylemek istediklerin var mı?

Görünürde yapılan çok güzel şeyler var; ama açıkçası gidişatı çok iyi görmüyorum. Endişeli olduğumu söyleyebilirim. Hiçbir şey göründüğü gibi değil!