Kurban kesimi ne zaman kadar sorusu Kurban Bayramı'nın 4'üncü gününde vatandaşlar tarafından merak konusu oldu. Kurban ibadetini bayramın son gününe bırakan vatandaşlar, kurban kesiminin saat kaça kadar devam edeceğini sorguluyor. Konuyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan açıklama geldi. Ayrıntılar haberimizde...

KURBAN KESİMİ NE ZAMANA KADAR?

Kurban kesim vakti, bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazı kılındıktan sonra; bayram namazı kılınmayan yerlerde ise, fecirden (sabah namazı vakti girdikten) sonra başlar.

Hanefîlere göre bayramın 3. günü akşamına kadar devam eder (Merğînânî, el-Hidâye, VII, 154). Bu süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak kurbanların gündüz kesilmesi daha uygundur.

Şâfiîlere göre ise 4. günü gün batımına kadar kesilebilir (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, IV, 383; İbn Rüşd, Bidâye, I, 436).


DİYANET'TEN KURBAN BAYRAMI MESAJI

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Erbaş, “Allah'ın müminlere rahmet, huzur ve sevinç vesilesi olarak bahşettiği eşsiz zamanlardan biri olan Kurban Bayramına kavuşmanın hazzını ve heyecanını yaşıyoruz” diyen Prof. Dr. Erbaş şöyle devam etti:
“Kurban; Allah'a teslimiyetin, itaat, sadakat ve kurbiyetin sembolüdür. Rabbimize, birbirimize, iyiye, doğruya yakınlaşmayı ifade etmektedir.
Bayramlar ise, hayatı sekinet ve huzura dönüştüren, sevgi bağlarımızı güçlendiren paylaşma ve dayanışma günleridir. Birbirimizi hatırlamak, kardeşlik ahdimizi yenilemek, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek için önemli fırsatlardır.

Bayramlar hep beraber yaşanırsa sevinçler çoğalır, gönüller muhabbetle dolar, bütün yeryüzünün neşesi olursa hakiki anlamını bulur.
Bu itibarla, bayram vesilesiyle anne-babalarımızı, aile büyüklerimizi, akraba ve komşularımızı ziyaret ederek gönüllerini ihya edelim. Kimsesiz, yaşlı ve yalnız olanları hatırlayarak bayramın bereketini beraber yaşayalım.

Bayrama hasret kalanların; yetim, garip, mazlum ve muhtaçların bayram sevinci olalım. Çocuklarımızı da bayramın coşkusuyla buluşturarak onların zihinlerinde kalıcı hatıralar bırakalım.
Acıların, hüzün ve gözyaşının kuşattığı dünyamızda dil, ırk, renk, kültür, ülke ve coğrafya farkı gözetmeden bayramın neşesini insanlık ailesinin her ferdine ulaştırmaya gayret edelim.
Bu duygu ve düşüncelerle, vahyin şehri Mekke'den, Arafat'ta vakfeye duran bütün hacılarımızın, aziz milletimizin ve yeryüzündeki bütün Müslüman kardeşlerimizin mübarek Kurban Bayramı'nı yürekten tebrik ediyor; bu bayramın barış, mutluluk ve huzurun yeryüzünün her yerine hâkim olduğu bir dünyanın inşasına vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum.”