Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Arif HÜR / HABERTÜRK MAGAZİN

Yılmaz Erdoğan’ın bir miras hikâyesinden yola çıkarak yazdığı, ‘Güldür Güldür Show’ ekibinin rol aldığı ‘Dedemin Fişi’ filminin yönetmenliğini Meltem Bozoflu üstleniyor. Yapımcılığını BKM’nin üstlendiği komedi, Malatyalı Çirci Ailesi’nin kahkaha ve macera dolu miras serüvenini konu alıyor. HT MAGAZİN’e konuşan filmin oyuncuları Doğa Rutkay ve Erdem Yener, ‘Dedemin Fişi’nin bir aile komedisi olduğunun altını çizerken “Kalbimizle çalışıp tatlı bir hikâyesi olan sinema filmi yaptık” dedi.

- Dedemin Fişi bugün vizyona girdi. İzleyicileri nasıl bir film bekliyor?

Erdem Yener: Anadolu’ya ait tatlı bir aile komedisi izleyicileri bekliyor. Miras davası için bir araya gelen aile üyelerinin kavgasına tanık olacaksınız. Bu kavgayı insanları güldürerek yaptık. En nihayetinde ailenin önemini vurgulayarak tatlı bir sona bağlamayı umuyoruz. Biz de heyecanla bekliyoruz.

Doğa Rutkay: Konusu çok eğlenceli, komik replikleri uzun zaman hatırda kalacak bir komedi filmi. Ama içerisinde sadece komedi unsuru olan öğeler yok, sürprizli bir akışı var.

E.Y.: Komedi filmi ama muhakkak başka duygulara da dokunduk. Aşk, hasret, ailenin önemi, aile sıcaklığı... Aslında insana dair her şeyi bulabilirsiniz. Ama bunu film boyunca gülümseyerek, çoğunlukla kahkahalarla ve eğlenerek yaşayacak izleyenler.

- Filmde hangi karaktere hayat veriyorsunuz?

E.Y.: İstanbul’da yaşayan ve futbolcu menajerliği yapan Bora karakterini canlandırıyorum. Dedemin durumunun kötüye gitmesi nedeniyle köye gidiyorum. Bütün aile ‘Bu adamı ne yapacağız, nasıl olacak’ diye düşündükleri esnada olaylar gelişiyor.

- Doğa Hanım sizin karakteriniz nasıl biri?

D.R.: Pervin adında rolü komik olmayan bir hemşireyi canlandırıyorum. Çirci Ailesi’nin dedesini hayatta tutmaya çalışıyorum. Rolüm için hemşireleri dikkatlice gözlemlediğimi belirtmek isterim. Pervin kalbi kırık, yeni bir erkeğe açılmaya cesaret edemeyen biri. Ancak bir süre sonra karşısına Bora çıkınca duygularını akışına bırakıyor. Dışa dönük biri olarak içe dönük, naif ve romantik bir karakteri oynamak güzel deneyim oldu.

- ‘Dedemin Fişi’ni diğer komedilerden ayıran temel unsur nedir?

D.R.: Her filmin kendine has bir kumaşı var. ‘Dedemin Fişi’nde üç sezondur televizyonda olan ve insanları ekranlara bağlayan bir ekip rol alıyor. Kalbimizle çalışıp tatlı bir hikâyesi olan bir sinema filmi yaptık.

"TEKNOLOJİK DETOKS"

- Mudurnu’da yapılan çekimler sizin açınızdan nasıl geçti?

E.Y.: İki ay kaldığımız Mudurnu’da teknolojik detoks yaptık. Allah’tan sosyal hayatta yakın arkadaş olduğumuz için birlikte paralanmadan, otel odalarında playstation oynayarak keyifli zaman geçirdik. 3G’siz de yaşanacağını öğrendik.

D.R.: Ev bağımlısı olduğum için evden ayrı kalmak biraz zordu. Çekimler için sürekli sabah 5’te kalkıyorduk. Erdem’in de değindiği gibi teknolojinin büyük bir nimet olduğunu da gördük. Ama biz ekip olarak evlerde sık sık toplanıyoruz. Ekipte içten pazarlıklı kimse olmadığı için çok rahattık. Öyle olmasa zaten fire verirdik.

- Ekrandaki başarının beyazperdeye yansıyacağını düşünüyor musunuz?

D.R.: En çok merak ettiğim bu. Filmde Güldür Güldür ekibi oynuyor ama bu bir Güldür Güldür filmi değil. Seyirci oradaki Yeter’i, Hüseyin’i, İsmail’i görmeyecek. Yeni karakterler yarattık. İnsanlar sinemaya gittiğinde ‘Güldür Güldür filmi’ yanılsamasına düşmesin.

- Film miras serüvenini konu alıyor. Size hiç miras kaldı mı?

D.R.: Bana kalmadı. Parayı seven biri olmadığım için miras kavgası etmezdim. Gelen parayla hayır işi yapardım.

E.Y.: Miras kalsa kendime harcamam. Kavgasını kesinlikle etmezdim.

"FİLMDE KÜFÜR VE ARGO YOK"

- Komedide küfür ve argo olayına yaklaşımınız nedir?

D.R.: Bu ince bir çizgi. Küfrü antipatik gören biri değilim. Nasıl düşen birini gördüğünde gülersen küfre de illa gülersin. Küfür evrensel bir dil. Ama komedide küfür kolay bir yol. Zaten öyle bir lüksümüz yok çünkü çocuk seyircimizin de olduğunu biliyoruz.

E.Y.: Doğa’ya katılıyorum. Küfre karşı değilim, küfür insanı rahatlatan bir şey. Bir filmde de yeri gelirse küfredilmeli ama komediyi küfrün üzerine kurmak kolaya kaçmaktır. Bugüne kadar kolaya kaçmadık. Bizim filmde de küfür ve argo yok. Kundaktaki bebeğinizle bile izleyebilirsiniz.

- ‘Güldür Güldür Show’la istikrarlı bir başarınız var. Bunun sırrı nedir?

D.R.: Maşallah diyorum. Üç yıldır bu kadar iyi işlerin karşısında direnip reytinglerde zirvede olmak ve emeğimizin karşılığını görmek paha biçilemez. Bir de insanlara tiyatro izleme alışkanlığı kazandırdığımızı düşünüyorum.

E.Y.: Sadece güldürmekle yetinmeyip üzerine daha ne koyarız diye kafa yoran bir yazar grubu, yönetmen ve birbirine sahip çıkan oyuncu grubu var. Başlarda cefasını çektik ama şimdi sefasını sürüyoruz.

- Oyunculuğa iyice ısındığınızı düşünüyorum Erdem Bey. Yanılıyor muyum?

E.Y.: ‘Güldür Güldür Show’da tiyatro geçmişi olmayan tek insanım. Ekipten sahnede yapacaklarım konusunda sık sık yardım alıyorum. Buraya gelmeden önce sahnede serseri kurşunuyken şimdi ne adım atacağını bilen bir adama dönüştüm. Dizi ise şimdilik uzak ihtimal.

- Evlilik nasıl gidiyor Doğa Hanım? Çocuk düşünmüyor musunuz?

D.R.: Çok iyi gidiyor. Umarım böyle devam eder. Çocukları severim, çocuk bir nimettir. Bakalım, inşallah, hayırlısı. Vücudum bozulur diye çocuk yapmıyorum gibi bir düşüncem kesinlikle yok.

"Dedemin Fişi"nin seyircili ilk özel gösterimi, önceki gün ‘Güldür Güldür’ programının da sahnelendiği BKM’de yapıldı. Usta oyuncu Ayşen Gruda’nın toplu röportajda söylediği “Seyircinin poposu dondu, hadi girelim artık içeri” demesi geceye damga vurdu.