Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ebru AYAZ / HABERTÜRK MAGAZİN

1990’LI yılların beğenilen klibi ‘Hovarda’ya yeniden klip çeken Müftüoğlu, artık işin mutfağında olmaya karar verdiğini söylerken kariyerinin bu döneminde yapımcılığa ağırlık verdiğini açıkladı. “Best of albüm benim için ‘Vay be sahalara döndüm’ gibi bir şey değil” diyen ünlü müzisyen, müzik sektöründeki sorunları, yakın dostu Sezen Aksu’nun annesini kaybettikten sonra yaşadıklarını ve yeni jenerasyonla 90’lar arasındaki farkları değerlendirdi.

‘Emel ile Yeniden’ adlı best of albümünüz çıktı. 14 yıl boyunca neden albüm yapmayı düşünmediniz?

Çok uzaklaşmışım gibi hissetmiyorum. Müzikten hiçbir şekilde kopmadım. Bu sürede başka isimlere albümler yaptım. Kendime koyduğum bir kota vardı. O yaşa geldiğimde, ‘Artık tamam arka planda olurum’ diye düşündüm. Bu albüm de zaten best of. Benim için ‘Vay be sahalara döndüm’ gibi bir şey değil.

1995’te ‘Hovarda’ya çektiğiniz klibi 21 yıl aradan sonra yeniden çektiniz...

Çekimler dizi gibi 4 gün 4 gece sürdü. Bu klipte arkadaşlarımın maddi manevi desteği var. Klip için yurtdışından kalkıp gelenler oldu. Normal bir şekilde yapılmaya kalkılsaydı zaten çok çok maliyetli olurdu.

Klip için arkadaşlarınızın maddi manevi ne gibi destekleri oldu?

Oyunculardan teknik malzemelere kadar herkes elinden gelen fedakârlığı yaptı. Herkes ücretini alsaydı altından kalkamazdık. Klipler eskisi gibi geri dönüşü olan şeyler değil. 90’larda şanslıydık. Bir albüm 500 binin altına düştüğünde herkesin suratı asılıyordu. 300 bin satan albümler için ‘Albümü elinde patladı’ denirdi. Şimdi 100 bin satınca altın plak alıyorsun.

“Türk pop müziği 90’lı yılların tadını vermiyor” yorumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bunu ben desteklersem çok abes olur.Hayatım boyunca şunu sevmedim, yaşlı insanlar çıkar ve “Bizim zamanımızda her şey çok güzeldi” der... Bu bir kısırdöngü. Şu anda sosyal medyada öyle gruplar var ki biz 10 kişi bir araya gelsek öyle kalabalıklar toplayamayız.

Sizce 20 sene sonra müzikte kim kült olur?

Şebnem Ferah heykeli dikilecek bir isim. Duman da kült olur.

Bugün müzik sektöründe neyi eksik görüyorsunuz?

Yatırım eksik. Bizim zamanımızda da eksikti ama bu kadar değildi. Ben biliyorum ki artık bir sürü arkadaşım albümünü kendisi yapmak zorunda kalıyor. Yapımcı sadece dağıtıyor. Bizde öyle değildi. Klibinden promosyonuna kadar bütçe ayrılırdı. Bizden farklı olarak sosyal medyayı iyi kullanan yol alıyor. Bizim zamanımızda az kanal, az insan vardı. Şimdi prodüksiyon bolluğundan geçilmiyor.

‘KLİPLER İKİ AĞAÇ, BİR HAVUZA DÖNDÜ’

Son dönemde yapılan şarkı ve klipleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

70’li yıllardaki gibi kolaya kaçılan klipler var. İki ağaç bir havuza döndü iş. Ama bu maddiyattan da kaynaklanıyor.

İnsan isterse maddiyat olmadan da fark yaratamaz mı?

Fikir önemli. Bizde fikir insanı yok. Hatırlıyorum Mirkelam ünlü olmuştu klibi sayesinde. Ya da Candan’ın sandalyede oturuşu bir fikirdi. Şimdi birileri kafa yormuyor. Bir de mecra yok.

‘Tarkan’ın albümü furya başlatacak’

Yapımcı kimliğinizle, albüm yapmak isteyen yeni isimlere ne önerirsiniz?

İyi şarkı söylemek, dans etmek yeterli değil. Kendi elbisesini kendisi dikmeli. Farklı olacak. Uzun yıllardır Tarkan sesinin dışında bir ses duyduğum zaman şaşırıyorum. 90 kuşağının bütün erkekleri Tarkan diye diye gitti. Şimdi Tarkan’ın sanat müziği albümünden sonra ciddi bir furya başlayacağından eminim. Yüzlerce kişi benzer şeyler yapacak, bunu çok anlayamıyorum.

‘Rahatıma düşkünüm’

Kendini rahat ve cesur ifade eden bir kadınsınız...

Birilerine hesap vererek yaşamak çok ağır bir duygu. Mesela sana çok kötü davrandım, nedenini ‘Seni o gün çok kıskandım’ olarak açıklayabiliyorsam hayat çok kolaylaşıyor.

Böyle davranabilmek zor, uç noktada bir örnek yaşadınız mı?

O kadar çok örnek var ki... Bunun bencil olmakla alakası var. Rahatıma düşkünüm, benden bir çıksın da şimdi o ne düşünürse düşünsün durumum var. Ben bunu içimde tutacağıma...

‘Sezen artık tevekkül sahibi’

Sezen Aksu’nun annesinin cenazesinde neler gözlemlediniz?

Sezen Hanım’ın annesi uzun süredir rahatsızdı. Enteresan bir şeyi vardır onun, çok diktir. Kimsenin yaşamadığı kadar kayıp yaşadı. Acısı içinde saklı insanlardandır. Ben onun bir sene aynı koltuğun üstünde oturup sadece resim çizdiğini bilirim. İnsanlara olumsuz duyguyu da geçirmek istemez, artık tevekkül sahibi oldu diyelim...