Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Özge ÇAPTUĞ / HABERTÜRK MAGAZİN

İNGİLİZ balerin bir anneyle müzisyen bir babanın kızı olarak Galler’de doğdu. Doğal olarak bale ve müzikle küçük yaşlarda tanıştı. Gitar ve piyano dersi aldıktan sonra henüz 7 yaşında ilk konserini İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile birlikte verdi. Daha sonra Ankara Cumhurbaşkanlığı Orkestrası, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, Antalya Devlet Senfoni Orkestrası, Bursa Devlet Senfoni Orkestrası, Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası ile birlikte sahneye çıktı. 9 yaşındayken Alman yapımcı Marc Mozart’ın albüm teklifini ailesi eğitimi aksayabileceği gerekçesiyle kabul etmedi.

ŞARKILARINI YAZDI VE BESTELEDİ

9 Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Vurmalı Çalgılar Bölümü mezun olan Sirel, şimdi İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Konservatuvarı Kompozisyon Bölümü’nde öğrenim görüyor. İlk albümü ‘Bak Sen’i Murat Yeter yapımcılığında hazırlayan Sirel, sözü ve bestesi kendisine ait olan 13 şarkıyla ‘Ben buradayım’ diyor.

■ Babanız Cemil Günçer’in keman sanatçısı olması mı sizi müziğe yönlendirdi?

Babam İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nda baş kemancıydı. Doğal olarak duyduğum ilk sesler müzikle ilgili oldu. Konuşmaya başladığımda kullandığım ilk kelimeler Mozart, Beethoven, Michael Jackson olmuş. Şarkı söylemeye başlamam ise tamamen kendi kendine gelişen bir olaymış. Kimse bana şarkı söyletmeye çalışmamış. 3 yaşındayken anneannem yurtdışından Walt Disney’in video kasetlerini yollarmış. ‘Pamuk Prenses’, ‘Külkedisi’, ‘Alaaddin’... Onları izlerken şarkılarını ezberleyip anneme ve babama söylermişim. Böylelikle yeteneğimi keşfeden babam beni şarkı söylemeye yönlendirdi.

■ İlk sahne deneyiminizi anlatır mısınız?

İlk sahne deneyimimi 7 yaşında yaşadım. Atatürk Stadyumu’nda İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile birlikte ‘Jingle Bells’ söyledim. Açıkçası sahneye çıktığım zaman biraz ürkmüştüm ama şarkı söylemeye başladığımda kendimi evde anneme ve babama şarkı söylüyor gibi hissettim. Kendimi en iyi ifade edebileceğim yerin sahne olduğunu o yaşlarda hissetmeye başlamıştım. Özellikle 23 Nisan konserlerinde İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile birlikte birçok konser verdim. Şarkıları Türkçe’nin yanı sıra İngilizce, Rusça, Fransızca ve İspanyolca söylüyordum. 9 yaşındayken de Almanya’da ünlü yapımcı Marc Mozart’tan bir albüm teklifi geldi.

DOKUZ YAŞINDA ALBÜM TEKLİFİ ALDI

■ Teklifi değerlendirdiniz mi?

Marc Mozart, Jennifer Lopez ile çalışan bir yapımcıydı. Aynı zamanda söz yazarıdır. Rastgele yaptığımız bir kaydı Mozart’a gönderdik. Bizi Almanya’ya davet etti. Orada birkaç şarkı kayıt ettik. Marc Mozart ‘Tamamdır, haydi albüm yapalım’ dedi ama babam işlerin bu kadar hızlı ilerleyeceğini hesap etmemişti. Çünkü babam benim önce eğitimimi tamamlamamı ve çocukluğumu yaşamamı istiyordu. İş albüm yapmaya gelince açıkçası çocukluğumu yaşayamayacağım endişesine düştü.

'BABAM DOĞRU KARAR VERMİŞ'

■ Zaten konserler veriyordunuz?

Evet ama o konserler özel günlerde olduğu için eğitimime ve çocukluğumu yaşamama engel değildi. Yılda birkaç konser veriyordum. Albüm yapmış olsaydım Marc Mozart’ın deyişiyle birçok konser verecektim. Hatta yurtdışında Türkiye’den daha çok yaşamak zorunda kalacaktık. Bu durum da babama doğal olarak bir endişe verdi. Nasıl olsa bir gün şarkıcı olacağımı biliyordu. Şarkıcı olmak için geç kalınmazdı ama çocukluğu yaşamakta geç kalınabilirdi. Babam bu düşünceyle önce okulumu ve çocukluğumu gözetmiş.

■ Şimdi geriye dönüp baktığınızda babanıza kızgın mısınız?

Hayır, hiç kızgın değilim. Babam benim için çok doğru bir karar vermiş.

■ İsminizin anlamı nedir?

Sirel, bir çiçek. Bilinçsizce seçilmiş bir isim, anlamıyla birlikte seçilmiş bir isim değildi.

‘SOĞUĞA dayanıklıyım’

‘Sevdim’ adlı şarkınızın klibi için eksi 5 derecede havuza girdiğiniz doğru mu? Annemle babam soğuğu seven insanlardır. Örneğin İzmir’deki evimizde ısıtma sistemi yoktu. Soğuğa karşı dayanıklı olarak büyüdüm. Bu nedenle klibin çekimleri sırasında havanın soğuk olmasına aldırış etmeden havuza girdim.

‘Amacım şöhret değil’

■ Şöhret sizi ne ölçüde ilgilendiriyor?

Kuralların aksine ilk şarkım hızlı değil yavaş. Açıkçası kurallara uymamak üzere sektöre girdim. Hiç kimse beni istediği kalıplara sokamayacak. Bir şeyleri değiştirmek, yeni bir kapı açmak istiyorum. Çünkü müzik çok tekrara düşmeye başladı. Sonuç olarak benim amacım şöhret olmak değil. İyi şarkılar yapıp onları seslendirmek.

■ Kurallara uymadan başarabileceğinize inanıyor musunuz?

Başarmak için bütün çabamı gösteririm. Başaramazsam kısmetimde olmadığına inanırım. Olmazsa asla yıkılmam. Çünkü bir şey oluyorsa olması gerektiği için olur. Olmuyorsa da olmaması gerektiği için olmuyordur.