Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTÜRK / HT MASA

Darbe girişiminin ardından Halit Ergenç-Bergüzar Korel çiftinin yeni projesi ‘Vatan Haini’ ertelendi. Son derece hareketli geçen yaz mevsiminin ardından yeni sezonda dizilerin ve sinema filmlerinin akıbeti nasıl olacak sizce?

B.İ.: Bence önümüzdeki sezon televizyonda yine komedi, gençlik ve sıcak aile dizilerinin sezonu olacak. Aksiyon ve dram türünde projelerinin şansı yok. Aksiyon ve dramın gerçeğini yaşıyoruz. En iyi senaristlerin bile aklına gelmeyecek sinsilikte kurgulanmış darbe girişimiyle ortaya dökülen kurgu ve planlar o kadar şaşırttı ki gözümüzü kırpmadan okuyor, izliyoruz.

İ.D.: Ekonomik ve sosyal anlamda büyük değişim geçiriyoruz. Herkes önünü görmek için beklemek zorunda olduğunu biliyor. Halihazırda var olan işler devam eder ama yeni projelerin erteleneceğini ya da iptal edileceğini düşünüyorum.

R.B.: Sanat, iş ve siyaset dünyasında giderek artan kutuplaşmanın bir an önce son bulması gerektiğini düşünüyorum. Bu gidişle ne sanat ne sinema ne de müzik kalacak. Kendin çal kendin oyna pozisyonuna gidiyoruz.

K.K.: Her gün ekranlarda, gazetelerde ‘vatan haini’ görüntülerinin, cümlelerinin havada uçuştuğu bir yerde kim ne yapsın ‘Vatan Haini’ dizisini... Yeni sezon dizi ve sinema sektörü için sıkıntılı geçecek gibi geliyor... O eski gişe rakamlarına zor ulaşlır bence ama umarım ben yanılıyorumdur...

E.Ö: İnşallah fazla ertelenmez. Tüm dizi setleri, konserler devam eder. Bu tarz olaylarda maalesef hep eğlence dünyası etkilenir. Oysa eğlence dünyasında çalışanlar da hayatını kazanmak zorunda.

O.B: İnsanlar bu dönemde eve kapandı, çok para harcamamak adına kimse gezmiyor. Kışın iyi geçeceğine inanıyorum.

‘Sevgimiz de nefretimiz de fazla abartılı’

Fenerbahçeli Gregory van der Wiel ve model sevgilisi Rose Bertram, Etiler’deki bir mekânda maytaplarla karşılanınca tedirgin olup uzun süre aracından inemedi. Bazen misafirperverliği biraz abartıyor muyuz acaba?

B.İ.: Bizde her şey abartılı. Fenerbahçe o gece Monaco’ya yenilmiş, Wiel kötü oynamış olsaydı maytapla karşılayan kebapçı onu şişle kovalardı. Transferlere sevgimizin büyüklüğünü göstermeyi severiz. Havaalanında omuzlarda karşılayıp döverek yolladığımız futbolcular var.

İ.D.: Kendi taşkınlıklarımıza alışkınız da yabancılar için zor olsa gerek. Alışırlar onlar da... Kısa sürede bize uyum sağlayan Pascal bunun en iyi örneği değil mi?

R.B.: Adam alışmamış ki böyle şeyleri görmeye, şaşırmasın da ne yapsın? Yarın bir maçta yanlış birşey yapsa küfür edecekler haberi yok.

K.K.: En ‘maytap’lı günlerimizde ülkemize gelen kızcağıza böyle ‘alevli’ bir karşılamayı hazırlayan kebap beyinlileri tebrik ediyorum! Bir de koç kesip kanını alnına sürselerdi keşke; bir dahaki sefere artık!

E.Ö.: Bayılırız abartmaya. Heykelini diktiğimiz insanı bir anda yerin dibine de sokarız ama. Gregory ve Rose’a biri bunu çıtlatıversin. Aman havaya girmesinler.

O.B.: Maytaplar bizim mekânların vazgeçilmez ögesi, keşke toptan kurtulsak. Ben bile hiç hoşlanmıyorum o şatafattan, yabancı birine yansıması çok daha kötü. 

‘Hande ve Rıza uzun ömürlü bir çift olur’

Herkesi şaşırtan Rıza Kocaoğlu-Hande Subaşı aşkı için neler söyleyeceksiniz?

İPEK DURKAL: Rıza Kocaoğlu bir süredir yakın arkadaşlarına ‘aşksızlıktan’ yakınıyordu. âşık olduğu biriyle ilişki yaşamanın güzelliklerini çok özlediğini söylüyordu. Hande Subaşı da gelgitli zor bir dönemden geçti. Şimdi birbirlerini buldular. İlişkileri tatilleri bittikten sonra da fotoğraflarından gördüğümüz neşeyle devam ederse, bence birbirlerinin kıymetini bilen, uzun ömürlü bir çift olurlar.

REŞAT BALCIOĞLU: Allah mesut etsin, göz görmüş gönül sevmiş, umarım sıradan bir yaz aşkı olarak gelip geçmez...

OBEN BUDAK: Bomba çift. Rıza’nın aksiyon adamı yönünü Hande’nin sakinliği tamamlayabilir.

ESİN ÖVET: Bu ikili beni şaşırttı. Bu aşk haberini duymadan üç gün önce “Hande Subaşı eski eşi Can ile barıştı mı? Snapchat’e sürekli birlikte görüntüleri düşüyor. Hatta tatil yapıyorlar birlikte” diye konuşuluyordu. Sonra bu ilişki çıktı ortaya. 

‘Dillere destan bir düğün yaptılar’

Timur Acar ve Eda Özerkan’ın bir hafta gecikmeli yaptıkları düğünü sosyal medyada çok konuşuldu. Özellikle ikilinin düğün dansı büyük ilgi gördü. Son dönemde evlenen ünlülerin düğünlerinde öncelikli olarak eğlenmeyi hedeflemesi dikkat çekici...

B.İ.: Ünlüler dünyasında son hız devam eden düğün modası insanlarda evlilik baskısını artırıyor. Geçenlerde bir kız arkadaşım, ‘Evlenecek adam bulsam hemen evleneceğim, kim olduğuna, evlenmek için uygun olup olmadığına sonra bakacağım artık, ünlüler bizi bu noktaya getirdi’ dedi. Evlenen çiftlerin eğlenmesinde ise sıra dışı bir durum göremiyorum. Zaten düğünlerde en çok gelin ile damat oynar.

İ.D.: Belli ki bu dans için önceden prova yapmışlar. Çok samimi ve eğlenceli. Düğünleri dört dörtlük olsun diye uğraşanlar, yaşadıkları stres yüzünden ne geceden bir şey anlıyor ne de gelenleri memnun edebiliyor. En güzeli, en çok gelinle damadın eğlenmesi. Düğün gecenin unutulmaz olmasını istiyorsan sen eğlen, misafirler arkandan gelir... Ünlü isimler bu şifreyi çözdü bence.

R.B.: Düğünler mutluluğu paylaşmak, bu özel günde aileler ve dostlarla eğlenmek için yapılıyor. Benim de son dönemlerde şahit olduğum en güzel düğünlerden bir tanesi oldu Timur Acar ve Eda Özkan’ınki. Kına gecesi ve düğün organizasyonlarıyla sanki 3 gün 3 gece düğün yaptılar. Belli ki birbirlerini çok sevmiş, çok istemişler. Hani derler ya ‘Dillere destan bir düğün’, işte bu söz bu düğün için söylenmiş.

K.K.: Düğünde eğlenmenin nesini garipsedik acaba? Eğlenmemeleri acayip zaten! Düğününde BM Genel Sekreteri gibi oturacak değiller.

E.Ö.: Ben daha önce de bahsettim şimdi de kısa ve öz söyleyeyim. Çok sevdim. Çünkü kendi gibiler. Farklılar. Kim ne der diye düşünmeden kendileri için gönüllerince eğlenmişler. Helal!

O.B.: Normalleşmeye başlıyoruz ya bu durum çok garibime gidiyor. Düğünde dans edilmesinden, deliler gibi eğlenilmesinden daha doğal ne olabilir ki? Bu mesele modaya dönüşürse haber olmak adına düğünlerinde saçmalayacak olanları merak ediyorum asıl.

‘Bodrum sağlıklı yaşam trendinden payını almalı’

Naomi Campbell, Kate Moss ve Lindsay Lohan’dan sonra ünlü süpermodel Karolina Kurkova da detoks kampı için Bodrum’u seçti. Bodrum detoks ve sağlıklı yaşam konusunda dünya markası olabilir mi?

B.İ.: Bodrum, bunu hak ediyor. Eskiden ‘Bodrum muhteşem ama zengin müşteriyi cezbedecek tesis az denirdi. Son yıllarda bu aşıldı. Dünyanın en lüks otel zincirleri burada tesis açtı. Bodrum marinasıyla, otelleriyle ve en önemlisi bunaltmayan kuru havasıyla dünyada yükselen ‘sağlıklı yaşam’ turizminden payını alacaktır.

İ.D.: Bodrum eğlence ve tatil anlamında, söz konusu kamp da sağlık anlamında dünyada bilinen bir marka zaten. Ancak kampın, dünya sosyetesinin tercih ettiği bir numaralı merkez olması imkânsız. Çok daha iyileri var çünkü.

R.B.: Bodrum bence dünyanın en gözde tatil merkezlerinden birisi, sadece detoks için değil ama denizi ve güneşi içinde gelen birçok ünlü isim var. Ancak son yıllarda dünya güzelleri detoks için geliyor belli ki vardır hikmeti.

K.K.: Millet Bodrum’a detoksa geliyor, biz Bodrum’dan dönünce detoks ihtiyacı hissediyoruz! Allah’ın işine akıl sır ermiyor gerçekten...

E.Ö.: Yabancılar buraya geliyor, bizim insanımız da yabancı merkezleri arşınlıyor. Yurt dışında bir merkeze 3 kilo için 30 bin Euro ödeyip sırada bekleyen Türk sosyetikler var.

O.B.: Bir konuda dünya markası olabilir miyiz artık, lütfen. Genelde iyi başlanıyor ama sonra biraz abartılıyor. Bodrum’daki detoks kampları da umarım abartıya kurban olmaz.

‘Müziğin iyileştirici gücü Fatih Erkoç’a iyi gelecek’

Kansere yakalandığı ortaya çıkan müzisyen Fatih Erkoç, kemoterapi görmesine rağmen sahne çalışmalarına devam edeceğini açıkladı...

B.İ.: Erkoç için ‘Pop dünyasının en iyi erkek vokallerinden’ denirdi. Maalesef Fatih Erkoç ismi biraz unutuldu. Ne yazık ki böyle değerli bir sanatçının kıymetini hastalık haberiyle hatırladık. Tedavisi iyi gidiyormuş, en kısa sürede sağlığına kavuşur umarım.

İ.D.: Öncelikle geçmiş olsun. Kanserin bir numaralı ilacı moral motivasyon. Fatih Erkoç sahneye devam ederse ayakta kalıp bu hastalığa kafa tutabileceğini biliyor.

R.B.: Acil şifalar diliyorum. Kanseri yenmek için en büyük ilaç motivasyon ve moral. Fatih Abi bütün kalbimizle yanındayız sen sahneleri bırakma biz de seni...

K.K.: Fatih Erkoç’a büyük geçmiş olsun.. Müziğin iyileştirici gücü hastalığı yenmesine yardımcı olacaktır...

E.Ö.: Allah bol bol şifa versin. Sahne çalışmalarını bırakmama kararı bence çok doğru bir karar. Çünkü bu tür hastalıklarda moral ve enerji çok önemli. Sahneden alacağı enerji ile her şey değişebilir.

O.B.: Kemoterapi görünce sürekli evde yatmıyorsun, kanser atlattığım için bu konuda daha rahat fikir yürütebilirim. Tabii ki halsizlik oluyor ama sahneye çıkmak pozitif enerji toplanmasını sağlayacaktır. Tedavinin maliyeti az buz değil, onu da gözden kaçırmayalım. Evde oturup atlatılacak bir hastalık değil bu, sosyal olup normalleştirilmeli.