Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Tayfun Topal / ttopal@htgazete.com.tr

Bodrum’da yaz sezonu 19 Mayıs’la birlikte yavaş yavaş açılıyor. Çoğu mekân son hazırlıklarını yapmıştı. Bazı mekânlardan ise hâlâ ses seda yok. Bodrum’da ilk açılan mekân sosyete ve sanat dünyasının uğrak yeri olarak bilinen Maki Otel oldu. Maki Otel, Türkbükü’nde yıllardır liderliğini devam ettiriyor. Gerek konum olarak, gerek hizmetiyle her zaman kemikleşmiş bir müşteri grubu vardır. Maki’de bu sene çok fazla değişim var. Bütün odalar yenilenmiş. Hemen arka tarafında çok şık Maki Suite adında yeni bir yer daha yapmışlar. Bu sene atağa geçmişler. İşin başında benim de çok sevdiğim insanlardan biri olan Ergun Yıldız var. Ergun daha önce Kıbrıs Cratos’da uzun yıllar çalıştı. Bu sene Maki’nin işletmeciliğini yapacak. Hem başarılı hem de çok efendidir. İzzet Çapa ekolünden yetişmiş en iyi adamlardan biri diyebilirim. Ergun ile birlikte bu sene Halil işe ortak olarak girmiş. Halil Adacan mimar olduğu için oteli kendi zevkine göre dayayıp döşemiş. Maki’de oda fiyatları yerine ve konumuna göre değişiyor. 300 Euro’dan başlayıp 700 Euro’ya kadar odalar var.

MAKİ OTEL’E TAZE KAN

Geçtiğimiz yıl Ulus 29, Maki’nin önünde hizmet vermişti. İyi de iş yapmıştı. Ancak bu sene gerçekleşen değişimden dolayı yeni hamleler yapmaya karar vermişler. O yüzden İstanbul’un gözde mekânı Flamingo ile anlaşmışlar. Ulus29’un yerinde bu sene Flamingo hizmet verecek. İlk test yemeklerini biz yedik. Emre Şen ve ekibi de Bodrum’a demir atmış. Flamingo’daki mönünün aşağı yukarı aynısı Bodrum’da yeni açılan yerinde de mevcut. Deniz kenarındaki masada oturduk. Emre bütün hünerlerini sergilemiş. İlk olarak karides ve roka salatası daha sonra fırında özel yaptığı tekir balığı geldi. Bütün yemekler çok lezzetli. Bence Flamingo Bodrum’a bir beden büyük gelecek. Çünkü mönüsü çok iyi, fiyatları çok yüksek. Personel seçimini çok düzgün yapmışlar. O gün bizim masaya Tuncay Okumuş adlı garson arkadaşımız baktı. Gerçekten işinin hakkını veriyor. Bodrum gibi zor koşullarda bu kadar güler yüzlü olmak gerçekten çok zor. Tabii ki sadece bu kadar değil. Bir de Maki’nin hemen yan tarafında yine İstanbul’da bu sene uğrak yerlerden biri olan Beyoğlu’ndaki Pop da yaz sezonu boyunca hizmet verecek. Tolga Sezgin ve Can Soylu’nun sahibi olduğu mekân da sezonu küçük bir parti ile açtı.

GARO’S HER ZAMANKİ GİBİ

Sezon haziran ayında başladığı için Bodrum’da tam bir sessizlik hâkimdi. Ancak bazı mekânlar da çok keyifliydi. Biz de artık klasik mekânlardan biri olan Garo’s’ta soluğu aldık. Garo’s bana göre modern bir meyhane gibi. Balığın her çeşidi mezenin her çeşidi mevcut. Rahat rahat gidilecek çok keyifli bir mekân. Yolun sonunda olmasına rağmen kendisine has bir müşteri kitlesi var. Garo ve ortakları her zaman işin başında. Garo uzun yıllar İstanbul’da birçok mekânda çalıştı. Her şeyi geride bırakıp Bodrum’a yerleşti. Şimdi keyfi yerinde. Mekânı da çok iyi iş yapıyor. Sabah yürüyüş yapıyordum baktım Garo yine mekânda. Aslında mekân akşam daha çok iş yapıyor. Gündüz sakin geçiyor. Ama sabah erkenden işinin başında olmak ayrı bir şey. O gün masaya çok güzel mezeler geldi. Kendisine has bir sunum tarzı var. Zaten meze dolabına baktığınızda aklınız şaşıyor. Garo’s’a hålâ gitmediyseniz mutlaka gidin derim. Fiyatları genel olarak diğer balıkçılara göre daha uygun.

SHIP A HOY SEZONU AÇTI

Ship A Hoy’a uğramadan Bodrum’a gidilmiş sayılmaz. Bodrum’da klasik olmuş dokusunu kaybetmeyen bazı mekânlar var, Ship A Hoy da bunlardan biri. Bodrum’da gezdik tozduk yedik içtik. Gece de Ship A Hoy’da soluğu aldık. Mekânın işletmecisi Cemal Yarar her zamanki gibi işin başında. Cemal şimdiden bronzlaşmış bile. Yine elinde bir fenerle geleni karşılıyor gideni uğurluyor. Her zamanki gibi sezon başı klasik olan büyük varillerin içinde yanan odunlar mekâna başka bir hava katıyor. Cemal’in sağ kolu Ecevit Yılan bir an olsun kafasını işten kaldırmıyor. Ecevit de artık mekânla özdeşleşmiş durumda. Çok efendi, çok kibar. “Yok” kelimesini bilmez. Ship A Hoy o gece her zamanki gibi yine doluydu. Bodrum’a gelen soluğu Ship A Hoy’da almış.

ARNAVUTKÖY BALIKÇISI’NA YOL GÖRÜNDÜ

Bu sene büyük bir değişim var. Geçtiğimiz yıl restoran bölümünde bir balıkçı hizmet veriyordu. Bu sene balıkçı başka bir yere taşınıyor. Ship A Hoy’un klasik olan restoranı geri dönüyor. Zaten ben Cemal’e “Güzelim yeri nasıl balıkçı yaptınız sizin yemekleriniz servisiniz daha iyiydi” diye belirtmiştim. Orada olan Arnavutköy Balıkçısı’na jest yapmışlar sanırım. Ama artık bu sene eskisi gibi iskele bölümünde kendi restoranları olacak. Bodrum’da sevdiğim yerlerden biriydi Ship A Hoy’un restoranı. Önce orada yemek yer, sonra gece kulübüne geçerdik. Oradan sonra da Sess’de öyle bir tur yapıyorduk. Geçen sene o düzen bozuldu. Allah’tan erken farkına vardılar. Orada yediğim denizci usulü kalamarı hiçbir yerde yemedim. Türkbükü’nün kalbi olan mekân yeniden eski havasını yakalamış gibi geliyor bana. Çünkü Bodrum denilince benim aklıma bu tarz mekânlar geliyor. Diğerlerinin aynısı zaten İstanbul’da var her gün gidiyoruz. Bir de size son dakika haberi vereyim. Daha önce kafasına göre çaldığı için eleştirdiğim DJ Meto ile yollarını bu sene ayırmışlar. Artık ben bilirim devri bitti. Müşteri Türkçe istiyorsa Türkçe çalacaksın, yoksa mekân sinek avlar, sen de işsiz kalırsın. Bu sadece DJ Meto için değil herkes için geçerli. Ship A Hoy’un son iki senedir kan kaybetmesinin tek nedeni buydu. Çünkü Ship A Hoy’da her şey tamam ancak bir mekânı güzelleştiren, insanların kalmasını sağlayan müziktir. Ancak iki senedir belli bir saatten sonra underground müzikler tercih ediliyordu. Tayfun Topal