Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler H. Bunu Konuşuyor Ferhat Göçer: ‘Ya batacağız ya da çıkacağız’

        Mehmet ÇALIŞKAN / HT MAGAZİN

        FERHAT Göçer, bir yıldır MSG (Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği’nin başkan yardımcılığı ile Sarıyer Spor’un as başkanlığını yapıyor. Bulgaristan’ın Svilengrad şehrindeki Romantica Princess Hotel’deki konseri öncesi röportaj yaptığımız Ferhat Göçer, uzmanlık alanı olan iki konudaki tehlikenin altını çizdi. ‘Ya batacağız ya da çıkacağız’ diyen Göçer’e göre müzik sektörü de futbol sektörü de bir sırat köprüsünden geçme dönemi yaşıyor.

        Albüm kariyerinizin 10’uncu yılında 7 albüm sizce yeterli midir?

        Dijital bir devrim yaşayan müzik sektörünün durumunu göz önünde bulunduracak olursak 10 yılda 7 albüm kanımca gayet iyi.

        Dijtal devrim müzik sektöründeki üretimi ve kazancı ne ölçüde etkiledi?

        MSG Başkan Yardımcısı olduktan sonra bu işteki kör noktaları daha net görmeye başladım. Müzik sektörünü bir havuz olarak tanımlayalım. Havuzu yukarıdaki musluktan doldurmaya çalışan insanlar var ama altında kocaman bir delik de var. Bu durumda sektörde ekonomik bir sirkülasyon yaratma şansı pek yok.

        Sözünü ettiğiniz delikten kimler sorumlu ve kapatılamaz mı?

        Hepimiz, belki de sistem. Her şeyden önce değişen dünya sistemi. Dünya çok hızlı değişiyor. Yapımcısından sanatçısına kadar sektör olarak biz bu değişime ayak uyduramıyoruz. Yapımcısından sanatçısına kadar herkesin aklını başına alması ve bana zor görünse de birlik içinde hareket etmemiz gerekiyor. Aynı zamanda hükümetle de uyum içinde çalışılacak bir sürece geçildiği takdirde sorunların üstesinden gelinir. Aksi takdirde üzülerek söylüyorum, ortada müzik sektörü kalmayacak.

        Neden bu kadar karamsarsınız?

        Karamsarlık değil bu. Sektör çok acımasız bir hale dönüşecek. Müzik aslında şekil değiştirdi ve biz bu değişime ayak uyduramadık.

        Sektörün ayak uyduramamasının ana nedeni nedir?

        Birincisi sektörün kendisini dijital devrime hazırlayamaması. İkincisi ise telif denen mesele. Müziğin artık dijital ortamlarda ulaşır hale gelmesi nedeniyle telif haklarıyla ilgili yasanın tam çalışmaması sektöre sağlanan girdiyi büyük ölçüde azalttı.

        Peki özetle sektörde sonuç ne olur?

        Sektörde bu konuda orta ölçekli ve küçük ölçekli üreten insanlar ya da icra eden insanların canları kısa ve orta vadede çok yanacak. Hayatını bu işten kazanan insanlar çok zorluk çekecek. Sadece küçükleri yutan büyükler kalacak. Ancak sahne gücü olan 20-25 arası sanatçı ayakta kalabilecek.

        Bu durumda müzik kalitesi nasıl olacaktır?

        Ekonomik sirkülasyon sağlanamadığı için yapımcıların harcadıkları para düşmeye başlıyor. Bu da motivasyonun azalmasına neden olduğu için eserlerin kalitelerinde de düşme görülmesi doğal bir sonuç olacaktır. Henüz biz ayak uyduramamış olsak da dijital devrimin avantajlarından da söz etmeliyiz. Djital sistemde bir şarkı kısa sürede geniş kitlelerce dinlenebiliyor. Bunun sonucu olarak da ortaya internet kahramanları, internet yıldızları çıkıyor.

        Birçok kişi sosyal medya kahramanı ama çok büyük paralar kazanamadıklarını da biliyoruz..

        Müzik sektöründe konser performansları açısından da ciddi problemler yaşanıyor. Konserlere olan ilginin azaldığını görüyoruz, bu konuda ciddi boyutta sorunlar yaşıyoruz. Bu nedenle az önce sözünü ettiğim o acımasız sistemin içinde konser performansları son derece iyi olanlar ayakta kalacak.

        Çizdiğiniz bu olumsuz tablo geçici midir yoksa kalıcı mı?

        Geçici bir dönem olduğunu düşünüyorum. İnsanlık var olduğu sürece müzik olacaktır. Sonuçta ortada talep edilen bir ürün var. Bizim sorunumuz o ürünün nasıl ve ne şekilde talep edildiğine ayak uyduramamamız. Müzik gelecekta kendini farklı bir formda var etmeye devam edecektir. Yeter ki biz o değişime cevap verebilecek değişimleri ve gelişmeleri yakalayalım. Bunu da başarabileceğimizi düşünüyorum.

        MSG başkan yardımcılığı ile Sarıyer Spor as başkanlığı yapıyorsunuz. Neye hazırlanıyorsunuz?

        Bir şeye hazırlanmıyorum. MSG, gerçekten sektörde faydalı olabileceğimi düşündüğüm, müzikle çok derinden alakalı bir birlik. Bazı gerçeklerin farkında olarak yetişmemi sağlayan bir kurum. Müzisyen dostlarıma faydalı olma adına deneyimlerimi paylaşıyorum. Futbol yöneticiliğine gelince... Futbol zaten benim yıllardır hobim.

        Sizce taraftarlar maçlara neden gitmiyor?

        Futbolun içine şeffaf yönetimin ve kontrol mekanizmalarının acımasız ve dürüst bir şekilde acilen dahil edilmesi gerekiyor. Şeffaf yönetimler ve kontrol mekanizmaları futbol sisteminin içine işledikçe sorunlar da düzelecektir.

        ‘Bulgarların Türkçe’si hoşuma gitti’

        Bulgaristan’ı nasıl buldunuz? Bulgaristan, Türklerin de çok rağbet ettiği dünyanın en gözde kayak merkezlerinin ve otellerinin olduğu olduğu genç ve dinamik bir ülke dönüşümü yaşıyor. Burada Bansko, özellikle Boravest gibi olimpiyat oyunları için hazırlanmış kayak merkezlerinden son derece etkilendiğimi söylemeliyim. Karşılaştığım bir çok Bulgarın Türkçe’yi son derece iyi konuşması da oldukça şaşırtıcı. Açıkçası hoşuma gitti.

        ‘Futbola olan ilgisizlik geçicidir’

        Kulüplerimizin Avrupa’daki ve milli takımımızın durumları ortada. Buna rağmen futbolcuları son derece pahalı otomobillerde görüyoruz. Acaba taraftarlar ‘Neyi başarıyorsunuz da böyle otomobillere biniyorsunuz’ tepkisi mi gösteriyor?

        Hayır, zannetmiyorum. Taraftarların maçlara gösterdiği ilgisizliğin geçici olduğunu düşünüyorum. Futbol Federasyonu’muzun şu anki konjonktürde olumlu çalışmalar yapma gayreti içerisinde olduğunu görüyorum. Taraftarların da, yönetimlerin de, futbolcuların da Federasyonu’n da el ele vererek bir çözüm bulacaklarına inanıyorum. Münferit olayları genel taraftar durumundan uzak tutmak gerekiyor. Pire için yorgan yakmak vardır ya, buradaki sıkıntı ondan kaynaklanıyor.

        O halde futbol sektörünün de müzik sektörü gibi bir geçiş dönemi yaşadığını düşünüyorsunuz...

        Her iki sektörün de ciddi bir geçiş sürecinden, hatta sırat köprüsünden geçtiğini düşünüyorum. Özetle şunu söyleyebilirim: Ya batacağız ya çıkacağız.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ