Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İstiklal Caddesi’ni mesken tutan sokak müzisyenlerine bir yenisi eklendi: Herkesin yakından tanıdığı, ‘aşk şarkılarının romantik prensi’ olarak anılan Baha... Vatandaşların şaşkın bakışları arasında elinde gitarıyla, günümüze kadar ulaşan ‘Kutupta Yaz Gibi’ adlı şarkısını çevresini saran hayranlarıyla bir ağızdan seslendiren Baha, yarım saatlik mini performans gerçekleştirdi. Neşeli tavırlarıyla İstiklal Caddesi’ne renk getiren Baha HT Magazin'den Arif Hür'e konuştu.

‘HALKIN ŞAŞKIN BAKIŞLARI MUTLU ETTİ’

İstiklal Caddesi’ndeki mini konseriniz size neler hissettirdi?

Elime gitar alıp sokağa hiç çıkmamıştım. Alışık olmadığım bir durumdu. Halkın şaşkın bakışları ve ilgisi beni çok mutlu etti. Bu işi tekrarlayabilirim. Sokakta var olmaya çalışan binlerce müzisyen var. Onların halinden de iyi anlarım. Hayatımın en mutlu gününü yaşadım. İnsanlarla diyalog kurmak mükemmel bir duyguydu. 

4 yılllık suskunluğunuzu ‘Aşk’a Devam’ adlı albümle bozdunuz. Albüm hakkında neler söylersiniz?

Albümde birbirinden farklı hedef kitlelerini yakalayan 5 şarkı yer alıyor. 90’lardan Eda Berker’in hit şarkısı ‘Beni Sana Hapsettin’i ve Gülden Karaböcek’in ‘Ne Yapsak Ne Etsek’ şarkısını yeniden yorumladım. Bunların yanı sıra ‘Alışırsın’, ‘Varsayım’ ve ‘Lafını Bile Etmiyorum’ şarkıları var. İlk klibi ‘Lafını Bile Etmiyorum’a çektik. Günümüzde aşk, sevgi ve saygı gibi değerlere dört elle sarılmamız gerekiyor. Buram buram aşk kokan bir albüm oldu. 

‘STARLIK DİYE BİR KAVRAM KALMADI’ 

Son yıllarda fazla ortalarda gözükmemek sizin tercihiniz miydi?

Evet. Herkesin beni tanıması gerekmiyor. Duygusal anlamda bağ kurabileceğimiz insanlar tanısın yeter. Günümüzde bazı sanatçılar gösteriş olsun diye görüntülerini magazine veriyorlar, insanların gözüne sokuyorlar. Sonra da popülermiş gibi görünüyorlar. Ben daha seçiciyim. Sırf gözükmek için neden televizyona çıkayım ki? 

Kimi sanatçılar da basın ve halkla arasına mesafe koyup ulaşılmaz algısı yaratıyor. Bu doğru mu sizce? 

Ulaşılmaz sanatçılar değil, halkla iç içe yaşayan sanatçılar kıymetlidir. Günümüzde sanatçılar halkla daha çok kaynaşmalı. Biz bu sanatı insanlar için yapıyoruz. Zaten artık star diye bir kavram kalmadı. Bakın mesela Tarkan artık ulaşılmaz bir star değil. Dünya starları bile hayranlarının mesajlarına geri dönüyor. Geçmişte sanat camiasında dostluk sahiciydi. Günümüzdeyse çıkar ilişkileri oldukça fazla.

Son dönemde sanatçılar arasında ‘tık satın alma’ yarışı yaşanıyor. Bu rekabete ilişkin neler söylersiniz?

Tık satın almak sahtekârlıktır. Bazı sanatçılar çıkarları ve daha iyi görünmek uğruna yanlış yollara başvuruyorlar. Tık değil, dürüstlük ve doğallık kazandırır.

‘Evliliği ve çocuğu kutupta yaz gibi özlüyorum’

47 yaşındasınız. Neden hiç evlenmediniz?

Bugüne kadar çeşitli birlikteliklerim oldu ama evliliğe cesaret edemedim. Müzik hayatının gecesinin gündüzünün olmamasından ötürü de hep kenara attım evliliği... Uygun bir eş bulduğum an direkt evlenirim. Çok iyi bir aile babası olurum diye düşünüyorum. Çocuk da çok istiyorum. Evliliği ve çocuğu kutupta yaz gibi özlüyorum.

‘Teknoloji aşkı öldürdü’ 

Günümüzde aşklar da ayrılıklar da ağırlıklı olarak sosyal medya üzerinden yaşanıyor. Bugüne kadar onlarca aşk şarkısı yapmış biri olarak bu durum sizde ne tür hisler uyandırıyor?

Ben ona asosyal medya diyorum! Telefonun tam anlamıyla kullanılmadığı dönemde sevgililerimizle İstiklal Caddesi’nde buluşmak için randevulaşır, o günün tadını check-in falan yapmadan doyasıya çıkarırdık. Maalesef teknoloji aşkı öldürdü. Elinden 12 saat boyunca telefonunu düşürmeyen insanlar var. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle olunca sevgililer birbirlerine “Kutupta yaz gibi özledim seni” diyemiyor. Teknolojiye karşı değilim ama fanatiği de olunmamalı.

‘Teşhir etmeye karşıyım!’

Sanatınızı günümüz kültürüne adapte edebildiniz mi sizce?

Yaşam tarzı olarak eski kültürde kaldım. Günümüz sanatçıları yediğini, içtiğini, giydiğini paylaşıyor. Ben teşhir etmeye karşıyım! Sosyal medyayı aktif kullanmadığım için biraz geri planda kaldım. Bugüne kadar hiç tribünlere oynamadım. İnsanları mutlu edebiliyorsam ben de mutluyumdur. Mütevazılık her zaman iyidir ve kazandırır.

BAKMADAN GEÇME