Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

TV programcısı, sunucu ve yazar Yelda Kırçuval, “Adapsız Kadınlar, Hayasız Erkekler’den sonra ‘Adapsız Muaşeret’ adını verdiği kitabını okuyucularla buluşturmaya hazırlanıyor. Yeni kitabında, paranın insanı nasıl adapsızlaştırdığını ve kadın-erkek ilişkilerinin evrildiği noktayı ele alan ünlü yazar, “18 senedir medyanın çeşitli alanlarında yer aldım. Yaşadığım ve gözlemlediğim ikili ilişkiler beni bu kitabı yazıp insanları uyarmaya sevk etti” açıklamasını yapıyor. Kırçuval, HT Magazin'den Arif Hür'e konuştu.

İlk kitabınız olan ‘Adapsız Kadınlar Hayasız Erkekler’den sonra ikinci kitabınız ‘Adapsız Muaşeret’i okuyucularla buluşturmak için gün sayıyorsunuz. Bu kitap ilkinin devamı niteliğini mi taşıyor?

İlk kitapta kadınların niye adapsızlaştığını ve erkeklerin hayasızlığın içerisine nasıl ve hangi sebeplerle girdiğini anlatmıştım. Teknolojiyle birlikte ilişkilerin büyük bir bölümünün nasıl çamurlaştığına vurgu yapmıştım. Bu kitapta da bazı kadınlar neden pervasızca bedenini pazarlıyor, erkekler sürekli ahlak konusunda ahkâm keserken neden yeri geldiğinde onun arkasında durmuyor bunun üzerinde durduk. İnsanlar kendi adapsızlıklarıyla yüzleşecek.

‘SİLUETLER SAHTE’

Adab-ı muaşerete bağlı şekilde bir yaşam sürmek bu kadar zor mu sizce?

Siz ne kadar adab-ı muaşerete bağlı kalırsanız kalın birileri karşınıza gelip aklınızı rahatlıkla çelebiliyor. Maalesef günümüz dünyasında adapsızlaştıkça kazanıyorsun, adapsızlaştıkça mutlu oluyorsun, adapsızlaştıkça çevren genişliyor. Pek çok insanın birden çok maskesi var! Sahte siluetler içerisinde bir yaşam mücadelesi veriyoruz. Bu durumdan yalnızca insan olabilmenin hakikatine vakıf olanlar sıyrılabilir. Her insan dünyaya geliş amacını uzun uzadıya sorgulamalı. En tehlikeli adapsızlık ise adapsızlığın farkında olunmamasıdır. İnsanlar yaşamın amacına vakıf olabilirse, belki sevgilisini, tatillerini, işini ve otomobilini kaybedebilir ama nihayetinde normal bir insana dönüşür.

‘GÜNÜMÜZ İLİŞKİLERİ SUNİ’

Teknolojik gelişmelerin, kişilerin karakterlerine nasıl etki ettiğini düşünüyorsunuz?

Teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada kişilik özellikleri, ahlaki yapılar ve değer yargıları bozuldu. Böyle mi olması gerekiyordu? Tabii ki hayır. Hızlı gelişim içerisinde kendimizi kaybetmememiz gerekiyor.

Günümüzde kadınerkek ilişkilerinin geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz?

Günümüzde kadınların erkeklere müdânâsı yok. Ayrıca, bir kadın bir erkeğin yanına giderek rahatlıkla, “Senden hoşlanıyorum, seni tanımak istiyorum” cümlesini kurabiliyor. Gözlemlediğim kadarıyla son dönemde kadınlar erkeklere oranla daha pervasız, erkekler daha temkinli hareket ediyor. Sanat camiasında son dönemde yaşanan ilişkilerin de oldukça suni olduğu kanaatindeyim.

BAKMADAN GEÇME