Neziha KARTAL/HT Magazin

Diriliş Ertuğrul dizisinde tapınakçıların casusu Eftalya’yı canlandıran Zeynep Aydemir, diziye nasıl dahil olduğunu ve oyunculuğa bakışını HT Magazin’e anlattı. Bihter gibi bir karakteri oynamak istediğini söyleyen Aydemir “Kötünün derdi var, iyi karakter zaten mutlu. Tamamen saf karakter bana yapmacık geliyor” diyerek güçlü kadın karakterleri oynamayı sevdiğini söyledi.

■ Oyuncu olmaya ne zaman karar vediniz?

Ben oyuncu olmaya karar vermedim. Hobi olarak tiyatroyla ilgileniyordum, mesleğim oldu. Çok küçük yaşlardan itibaren tiyatro ile ilgilendim. Daha sonra amatör gruplar derken özel tiyatrolarda yer almaya başlayınca eğitim eksikliğini fark edip kendimi geliştirmeye çalıştım ve çok severek yaptığım şey mesleğim oldu.

■ Üniversitede sanat tarihi okumuşsunuz. Bu alanda çalıştınız mı?

Benim sanattan başka bir şeyle uğraşma gibi bir lüksüm yoktu. Sanat tarihi zaten konservatuvarlarda da verilir. Mimari üzerine yüksek lisans yaptım daha sonra da bir şirkette danışman olarak çalıştım. Tezim 15. yüzyıldaki cephe süslemeleri üzerineydi.

■ Tarihi bir projede yer alırken aldığınız eğitimin yararlarını gördünüz mü? Kesinlikle, aslında konuya ve döneme dair bir fikriniz olunca daha kolay oluyor karakteri çıkarmak. Eftalya nasıl yürür, tonlamaları nasıldır? Dönemi bilince bunlar daha gerçekçi oluyor.

■ Diziye nasıl dahil oldunuz? Allah yardım etti. (Gülüyor) Yine TRT’nin Hayat Ağacı dizisinde oynuyordum. Dizinin ömrü kısa sürdü. Biz finali yapmadan Diriliş başlamıştı ve ben bayılmıştım. İlk bölümde büyülendim “Ah keşke bu işte ben de olsaydım” dedim. Bizim dizi final yaptı iki hafta sonra ben Diriliş setindeydim.

■ Canlandırdığınız Eftalya nasıl bir karakter?

Eftalya casus ve savaşçı bir kız, at binip kılıç kullanıyor. Amaçları uğruna her şeyi yapar, sınırları yok. Hayatın merkezi tapınak. Başarısı için her şeyi yapabilir. İnancı uğruna her şeyini feda edebilir. Bakışları, kılıcı dili, güzelliği her şeyi onun için bir silah. Eftalya güzel bir kadın bazen aklını bazen güzelliğini kullanarak Halep Sarayı’nı parmağında oynatıyor.

'Benden de Bihter çıkar'

■ ‘Keşke ben oynasaydım’ dediğiniz bir karakter var mı? Bihter’i oynamak isterdim.

Beren Saat çok beğendiğim bir oyuncu ama benden de bir Bihter çıkardı. Sosyal medyada fotoğraflarıma yorum alıyorum ‘Aynı Bihter’ diye. Fiziksel olarak benzediğimizi düşünmüyorum.

■ Dönüm noktam dediğiniz bir iş oldu mu? Diriliş bu anlamda özel diyebilirim ilk defa oynadığım bir dizi gün birincisi oluyor. Bugüne kadar reytingde başarılı işlerde yer almamıştım. Çok iyi kadrolarla ve çok iyi yönetmenlerle çalışmama rağmen olmamıştı, kısmet Diriliş’eymiş. Dizide yer aldığımdan beri insanların “Dizide en dikkat çeken karakter sensin” yorumları müthiş bir keyif.

■ Güzelliğinizi nasıl koruyorsunuz?

Genetik bir durum var ama temizlik çok önemli. Bir yoğurdu çok yiyorum. Günlük hayatta fondöten kullanmıyorum. Arada detoks yapıyorum.

■ Estetik için ne düşünüyorsunuz?

Karşı değilim kişinin ihtiyacı varsa yapılabilir. Sadece karton suratları sevmiyorum. Bir kadın 50 yaşındaysa 25 gösteremez. Öyle olunca yüzü plastikleşiyor. İleride ihtiyacım olduğunda ben de yaptırabilirim.

■ Hiç yaptırdınız mı?

Hayır. Mesela ben botoks yaptıramıyorum çünkü mimiklerimi öldürüyor. Benim ekmek param mimiklerimden geliyor. Yönetmenimiz “Zeynep seni oturtalım gözlerinle anlatırsın” der. O mimiği yapamadıktan, ağlayamadıktan sonra o göz ifadesini veremedikten sonra oyunculuk nerede kalır. Bazı oyuncu arkadaşlarımızda görüyorum ağlıyorlar ama alın bölgeleri hiç hareket etmiyor. Ağzı garip kötü bir görüntü oluyor. Botokslu oyuncuların ağlamaları inandırıcı değil. Benim en büyük özelliğim farklı karakterlere girebiliyor olmam. Ben mimiklerimden para kazanıyorum yoksa dünya kadar güzel kız var.

 ‘Kötünün derdi var, iyi zaten mutlu’

■ Güçlü kadın oynamayı seviyorum demişsiniz. Biz de güçlü kadın genelde kötü kadın olmuyor mu?

Evet, öyle aslında ama ben son dönemlerde bunun kırıldığını düşünüyorum. Hürrem Sultan kötü karakterdir ama başroldür. Çok güçlü bir karakterdir. Bihter de öyleydi. Kocasını aldatır ama bütün ülke onun aşkını seyretmiştir. ■ Siz de genelde böyle rollerde oynuyorsunuz. Tiyatroda masum, zayıf ve şaşkın karakterleri de oynadım. Tiyatro bu anlamda daha fazla fırsat veriyor. ‘Aşkın Bedeli’ dizisinde iki karakteri birlikte oynuyordum. Orada ikisini oynarken, ikiz sananlar hatta ‘Biri diğerinden daha güzelmiş’ diyenler oldu. Karakterlerin biri dünyanın en iyi insanı, melek, iyilikten ölecek, diğeriyse psikopattı.

■ Hangisi sizi daha çok heyecanlandırıyordu?

Kötü karakterin daha çok rengi ve daha ilginç bir hikâyesi oluyor. Kötünün derdi var, iyi karakter zaten mutlu. Tamamen saf ve iyi karakter bana yapmacık geliyor. İyi karakterler karton karakter. İyi karakter oynadığımda bile onun da tıkandığı bir şey koyuyorum.