Son Dakika

Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık eden isimlerden biri olan Emekli Büyükelçi ve eski TRT Genel Müdürü Cem Duna yaşadıklarını Şükrü Dudu’ya anlattı...

Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a başbakanlığı döneminde danışmanlık da yapan Cem Duna, Şükrü Dudu’ya iç ve dış politika ile gözlemlerinin yanı sıra yaşadıklarını da anlattı...

- Büyükelçilik yaptığınız dönemden unutamadığınız anılarınız var mı?

Çeşitli dış görevlerde bulundum. Kopenhag ilk dış görevimdi, orada başkâtiptim. Sonra Lahey’e müsteşar olarak atandım. Cenevre’ye BM’ye büyükelçi olarak gittim. Peşinden AB nezdinde büyükelçilik yaptım. Çok yoğun bir dönemdi. Rahmetli Özal’a başbakanken danışmanlık yapmak, TRT genel müdürlüğü gibi normal bir hariciye kariyerinde pek sık rastlanmayan ayrıcalıklı görevler de üstlendim.

-Genel müdür olarak TRT’deki ilk icraatınız neydi?

Asansörü açmak.

- Nasıl yani?

Ben TRT genel müdürü olduğum zaman, binada iki asansör vardı. Bunlardan biri genel müdüre tahsis edilmişti. “Şu asansörü bir açın gerisi gelir” dedim. TRT o zaman Türkiye’deki tek yayın kuruluşuydu. Asansörü herkesin
kullanımına açmanın sembolik bir anlamı vardı. O bir buçuk yıllık dönemde, TRT’de ciddi atılımlar oldu. Türk televizyonculuğunun bugünkü alt yapısını hazırlayan bir kurum haline geldi TRT.

- Oscar ilk kez sizin zamanınızda canlı yayınlandı değil mi?

Oscar’ın canlı olarak yayınlanması ciddi bir olay olmuştu. TRT’de arabeskin serbest bırakılması, İbrahim Tatlıses, Hülya Avşar, Bülent Ersoy gibi isimlerin
ekrana çıkmaları da aynı zamana denk gelir.

- TRT hep hükümet yanlısı mı oldu?

TRT’nin her zaman için en önemli sorunu bağımsızlık meselesi olmuştur. Kurum gelir bağımsızlığını elde edemediği için hükümetlere bağlı olmak durumunda kalıyor. Hangi hükümet olursa olsun TRT’ye biraz belediye hoparlörü muamelesi yapar. Bunun önüne geçmek için de yapılması gereken şey, bağımsızlığın yasal güvence altına alınmasıdır.

- Reyting listelerinde neden TRT’nin adı hiç geçmiyor?

Çünkü TRT’nin görevleri biraz farklı. Eğitim ağırlıklı bir kurum haline geldi. Bu nokta çok dikkat gerektiriyor aslında; çok eğitim olursa sıkıcı kaçabilir, magazin ağırlıklı bir hale gelirse de işlevini yerine getiremez.

- TRT özelleştirilebilir mi? Kanal sahiplerinden biri alamaz mı mesela?

Olmaması gerekir. TRT’nin işlevi tabiri caizse; diğer kanalları da biraz hizaya getirmek olabilir. TRT kalite ve eğitim açısından toplumun ihtiyaçlarına cevap verdikçe reytinglere yeniden girebilir.

- Turgut Özal’la da pek çok şey yaşadınız...

O kadar çok ki... Rahmetliyle Davos sürecini yaşadık. Arkasından açık kalp ameliyatı oldu, dönüşte Ege krizi patladı. Rahmetli Özal biraz dinlenip kendine gelsin diye ameliyat sonrası Londra’ya gittik. Şehre vardığımızda, kucağımızda Türkiye ile Yunanistan arasında nur topu gibi bir kriz vardı. Rahmetli, ortamı bir
an önce yumuşatmak istiyordu. “Çağır basını, toplantı yapalım’ dedi. BBC muhabirine; “Biz denize çıktık Yunanistan da. Eğer bize dokunmazlarsa biz de onlara dokunmayacağız” dedi. Bu cümle krizin çözülmesini sağladı. Özal dönemi Türkiye’nin en büyük şanslarından biri olmuştur.

- AB’ye ne zaman gireceğiz?

AB büyük bir dağınıklık içinde. Müzakerenin bu kadar anlamsız ve örneği görülmemiş boyutlarda incitici bir biçimde devam etmesinin nedeni de bu dağınıklılık. Türkiye böyle bir ortamda kararlılığını ve iradesini sergilerse başarılı bir müzakere süreci yaşayabilir. 2014 gibi müzakerelerin tamamlanmaması için sebep görmüyorum.

İNSAN YAŞLANDIKÇA FANATİKLEŞİYOR

- Sizi yıllardır tıraş ediyorum, bu sarı-lacivert aşkı nasıl pekişti anlamadım...

İnsan yaşlandıkça fanatikleşiyor.

- Genelde gençler heyecanlı değil midir bu konularda?

Tam tersi. Yaşın ilerledikçe daha parlak renkli kravatlar takarsın. Bu bir dikkat çekme yöntemidir. Bunların FB’yle bir ilgisi yok. Fenerbahçeli olmak bir tutkudur. Ya taraftarsınız, ya değilsiniz. Benim bu kadar taraftar olmamın sebeplerinden birisi de sensin. Senin fakir ve zavallı bir GS’li olman, oğlun Hakan’ı futbol formaları giydirip etrafta dolaştırman bende karşı bir reaksiyon yaratıyor.

- Oğlan futbolcu olsun da bizi kurtarsın diye yapıyoruz.

Canım sen kurtulmuşsun zaten...

FENERLİ SEKRETERİMİ GS’Lİ OĞLUM İŞE ALDI

- Sekreteriniz de koyu Fenerli değil mi?

Bugüne kadar çok koyu Fenerli gördüm ama Duygu gibisini görmedim. Kombine bileti var, bütün maçlara gidiyor. Maç deplasmandaysa FB stadında seyrediyorlar. “Orada daha iyi havaya giriyoruz” diyorlar.

- O da sizi biraz etkiledi o zaman.

Yok. İşin ilginç tarafı onu işe alan oğlum GS’li. Bizdeki çelişkiler bunlar. Paradokslar içerisinde yaşıyoruz.

- TV seyrediyor musunuz? Kaçırmadığınız bir program var mı?

TV eşimin ilgi sahasına giriyor. Birçok diziyi aynı anda takip ediyor. İzleyemediklerini kaydediyor. Ben dizi izlemiyorum. Ama eşim sayesinde hangi dizide kim ne yapıyor diye uzaktan da olsa takip edebiliyorum.

İNŞALLAH PİLATESE BAŞLAYACAĞIM

- Kızınız pilates hocası değil mi?

Kızım ekonomi okuduktan sonra üç sene kadar New York’ta bankacılık yaptı. Fakat bağdaşmadı. Bunlar bizim gibi kariyerist olarak yetişmiyor, mutluluğu arıyor. Kızım restoran işletmeye karar verdiğini söyledi. Ardından da pilates işine karar verdi ki, zannediyorum ilk defa bu kadar büyük bir aşkla bir işi yapıyor.

- Siz de pilates yapıyor musunuz?

İnşallah... Her pazartesi “Başlayacağım” diyorum ama...

- Oğlunuz?

Oğlum ekonomi eğitimi aldı, altı yıl bankacılık yaptı. En son Londra’da Lehman Brothers batınca başka teklifler aldı ama sıdkı sıyrılmıştı bu işten. “Seninle beraber çalışmak istiyorum, böylelikle sırtından bir hayli yük almış olurum” dedi. Kendisine sonsuz müteşekkirim. Bu sayede ben de bol
bol yelken yapıyorum.

CEM DUNA DAHA PRATİK BİR İSİM

- Sizin esas isminiz Süleyman değil mi?

O sonradan düştü. Ben Türkiye’de isimlerin son derece demokratik olduğunu düşünürüm. Ahmet oğlu Mehmet’tir. İsmimin Cem Duna olması çok daha pratik ve daha kullanışlı.

- Kaç yaşında düştü Süleyman?

Onu hatırlamıyorum ama herhalde 40-45 yaşında falandım. Süleyman ismine bir itirazım yok ama o zamanlar daha pratik ve demokratik geldi ismimin Cem Duna olması.

- Babanızın ismi mi Süleyman?

Yok. Dedemin göbek adıydı.

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300