Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

İstanbul 16. Asliye ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık Metin Hara katıldı. Müdahil Beşiktaş Kaymakamlığını ise bir avukat temsil etti.

Duruşmada kimlik tespiti yapılan sanık Hara, mesleğinin ne olduğu sorusunu "yazar, konuşmacı ve fizyoterapist" diye yanıtlarken, iaylık gelirinin 15-20 bin lira arasında olduğunu söyledi.

Kendisine isnat edilen suçu kabul etmediğini belirten Hara, "lisanslı fizyoterapistlik" unvanına sahip olduğunu kaydetti.

Fizyoterapistlerin yapabileceklerinin, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 13. maddesinde düzenlendiğini aktaran Hara, "Yaptığım şey teknik olarak 'sufi nefesi' dediğimiz aparatsız, yan etkileri olmayan, bilimsel olarak kanıtlanmış bir tekniktir. Öğrettiğim tekniğin amacı hasta tedavi etmek değil, iyilik halini artırmaktır." diye konuştu.

- "Magazinsel haberler çıktığında kendimi burada buldum"

Yaklaşık 14-15 yıldır süren etkinliklerinde her katılımcıdan tıbbi tedavi yerine geçmediğine dair ıslak imzalı onay belgesi alındığını ve bu etkinliklerin devlet kurumları dahil birçok üniversitede, firmada, eğitim kurumunda, tıbbi sempozyumlarda gerçekleştiğini anlatan Hara, şu savunmayı yaptı:

"Tek bir meslek ihlali şikayeti olmamıştır. Yıllardır mesleğimi etik olarak yaptım. Hiçbir tıbbi malzeme, besin takviyesi satılmamış, pazarlanmamıştır. Böyle bir durumda nasıl tedavi, teşhis uygulayabileceğimi yıllarca Çapa'da çalışmış biri olarak bilmiyorum. Benzer konularda etkinlik yapan birçok insanın, birçok kanun ihlalini gözümle görürken bir fizyoterapist olarak bu tarz bir şeyin içinde olmam mesleki anlamda beni yaralamıştır. 'Diploması yok' diye yansıtılmak mesleki kariyerimi ciddi anlamda zedelemiştir. Kendimi yazar ve konuşmacı olarak tanıtırım, fizyoterapist olarak bile çoğu zaman tanıtmam. İyilik halini artırabilirim. Düşünce gücü bir şeyleri iyileştirmek değildir. Kişinin performansını ve motivasyonunu artırmaktır. Verdiğim seminerlerle tedavi yapabilmem mümkün değildir. Sadece magazinsel haberler çıktığında ilginç şekilde kendimi burada buldum. Benim için cezai kısmından çok etik kısmı önemli. Takdir sizindir."

Dava konusu olan, "İnsanagüven Eğitim ve Dayanışma" adlı iş yerinin kapandığını aktaran Hara, şu an başka bir iş yerinin olduğunu kaydetti.

Hara, müdahil Beşiktaş Kaymakamlığı avukatının bir sorusu üzerine de herhangi bir alanda doktora yapmadığını, fizyoterapist olarak lisansını tamamladığını söyledi.

Söz alan Metin Hara'nın avukatı Serdar Öktem ise müvekkilinin iş yerinin mühürlenmediğini ifade etti.

Mahkeme, tanıkların dinlenilmesi için duruşmayı erteledi.

- Olayın geçmişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 13 Temmuz 2017'de Hara hakkında BİMER'e şikayette bulunularak, tıp eğitimi almamasına rağmen kurduğu sistemle danışmanlık adı altında yüksek paralar karşılığı umut tacirliği yaptığının bildirildiği anlatılıyor.

İddianamede, ihbar üzerine Hara'nın sahibi olduğu "İnsanagüven" isimli danışmanlık şirketini inceleyen Beşiktaş Kaymakamlığının, şirketin faaliyet izninin bulunmadığını, Hara'nın hekim diploması olmadığını, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği kapsamında bulunan uygulamaları yapabileceğine dair herhangi bir sertifikası olmadığı halde "Tamamlayıcı Tıp Uzmanı" unvanını kullandığını tespit ettiği aktarılıyor.

İş yerini mühürleyen kaymakamlığın Metin Hara hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu ifade edilen iddianamede, İstanbul Üniversitesi Fizik Tedavi Rehabilitasyon Yüksekokulu mezunu olan Hara'nın, "Tamamlayıcı Tıp Uzmanı" unvanını kullanabileceği bir belgesi ve diplomasının bulunmadığı kaydediliyor.

İddianamede, Hara'nın, Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 25. maddesindeki "diploması olmadığı halde hasta tedavi etmek" suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

BAKMADAN GEÇME