Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

TOSUN PAŞA'DAN SEVGİLERLE
ERCAN TANER
1- Beşiktaş açık oynayan takımlara karşı, hiç zorlanmayacağını dün gece ilk yarıda bizlere gösterdi...

2- Monaco savunması tam pamuk helva gibiydi, ilk 30 dakika... ‘Golcü olunmaz, golcü doğulur’ neslinin önemli temsilcisi Falcao ortaya çıkana kadar...

3- Yardımcı hakemin kaçırdığı, Beşiktaş’ın attığı tertemiz gol sayılsa Monaco çoktan teslim olurdu Beşiktaş’a...

4- Şenol Güneş’i içimden tebrik ettim... İlk yarıyı izlerken, geçen yılın yarı finalistine karşı Beşiktaş’ı çok iyi hazırlamış... Bravo hocam, dedim...

5- Tolgay ile maça başlamak çok yerinde bir karardı bence... Oğuzhan bu formu ile maalesef orta alanda birinci seçim olamaz...

6- Yalnız şu husus önemli, Şampiyonlar Ligi maçları öncesi ve milli maçlar dönüşleri, Beşiktaş kötü futbol oynuyor... Şu soru akla gelebilir... Maç mı seçiyor oyuncular, acaba?

7- İkinci yarı başlayınca, oyun yine bağırmaya başladı; Beşiktaş gol atacak diye...

8- Tosun Paşa, Türk futbolunun büyük kazancı... Premier Lig onu, Türkiye’de zor bırakır bu gidişle...

9- Q7, Tolgay, Adriano, Atiba, dün gecenin en özel oyuncularıydı, benim için...

10- Beşiktaş tarih yazmaya devam ediyor Şampiyonlar Ligi’nde... Bravo çocuklar, ayakta alkışlıyorum sizi.

ERCAN TANER: Tosun Paşa, Türk futbolunun büyük kazancı... Premier Lig onu, Türkiye’de zor bırakır bu gidişle...

ÜÇTE ÜÇLÜ ÇEKTİREN TAKIM!
UMUR TALU
Müthiş 9 puan. Çok akıllı, çok soğukkanlı, çok becerili bir takım. Monaco dondu kaldı.

Ligde 3 maç kartla, rotasyonla eksik kalan Beşiktaş, Oğuzhan ve Gönül’ü kenarda bırakıp “eksilerek çoğalmak” istemişti! Monaco’nun seyircisi bile pek yoktu.

İlk tehlikeli atak Cenk’in Fabinho’ya kafasıyla geldiğinde, Quaresma ve Caner’in aynı saniyede iki kanat ortasını izledik.

7’nci dakika; Cenk az geç kaldı, yine de boş kaleye gol oluyordu, yan hakem bayrağı yanlış kaldırdı!

15 dakika uyurgezer dolaşan Monaco’nun gençliğini Pepe’nin sarı kartla durdurabilmesi, Fabri’nin müthiş kurtarışı, Pepe’nin Fabri’yi bozuşu, kontratağa çıkış, bir dakikaya sığdı.

Müthiş bir kurtarış da Atiba’nın akıllı vuruşuna Subasic’den gelecekti.

Monaco’nun ileri çıkan ve 3’lüye dönen defansı “Lens gibi” bir oyuncuya davet çıkarıyordu.

Adriano da kırmızı karta davetiye yazdı. O kadar kibar ki, ne hakem ne rakibi kızabildi!

Babel’in şutunun kıl payı kornere gidişinin ardından, Falcao, “Dağlara taşlara vurmayın, bacak arasından sonra topu dürtün yeter” dersi verdi!

Beşiktaş’ın kontra dersi, “2 ince ve zeki ayak, bir akıllı kafa” diye hemen gelecekti.

2. yarı Cenk’i kesin biçimde Avrupa golcüsü yaptı; bir o kadar değerlisi neredeyse tam takım direğine mıhına gol arayışıydı.

Sonra bir yaslanma devri geldi her zamanki gibi. Öyle anlar Talisca eksik oynatıyor! Ardından Monaco’yu yasladı Beşiktaş. Orta sahalar boşaldı. Müdahale o an geldi işte. Oğuzhan girer girmez atacaktı. Sonra Beşiktaş “efendi” gibi oynadı. Üçü de atardı, üçlü çektirmek yetti! Maç sonları Monaco tükendi!

Nüfus kağıtlarında, kaptanı Kanadalı Beşiktaş, Monaco’dan 4 yaş büyüktü. Monaco teknik direktörünün “Beşiktaş tecrübelilerden kurulu” dediği şey tam bu değil; bu nüfuz kağıdı! Çünkü tecrübenin akıl ve becerisinin, gençliğin enerjisini alt edebildiğini Leipzig de biliyor. Bacaklar iflas etmedikçe.

Monaco’da olan şu: Yetenekli çocuklar 16 yaşında “tecrübe” kazanmaya başlıyor; transfer yıldızları Mbappe, Mendy gibi. Thierry Henry gibi.

Beşiktaş’ta ise (çoğu kulüpte öyle) 16 yaşında “kadro”ya yanaşmış olanlar, Batuhan Karadeniz, Muhammed Demirci oluyor; kulübede Necip ile Atınç’ı saymazsak.

O yüzden, kumarhane, para aklama merkezi Prensliğin kulübü, transfer sezonunu 80 milyon Euro kadar “kârlı” kapatıyor; “finansal disiplin” zoruyla Beşiktaş “tapi” oluyor!

Biz maç kazanmak istiyoruz...

Onlar bir de oyuncu kazanmak istiyor!

Ama itiraf: Kazanmak ne güzel şey! Hele 3 maç üst üste. Bu yeni bir devir!

GÜNEŞ'İN ELİ DEĞMİŞ
KARTAL YİĞİT
Oyun start verdiğinde Şenol hocanın, takımını sakin oynama konusundaki telkinlerinin olumlu neticeleneceğini anlamıştık. Beşiktaş belki görsel anlamda eski coşkulu günlerinden uzak görünse de bu maç için benimsenmesi gereken strateji bu idi.

Oyunu kendi yarı alanında kabul ederek telaşsız bir biçimde Monaco’nun geride bırakacağı açıklardan yararlanmak en doğru seçenekti. Siyah-Beyazlılar da öyle yaptı. Babel’in sayılmayan dahil, Cenk’in attığı iki şık gol bu sakinliğin ürünüydü. Doğal olarak Monaco, Beşiktaş’ın üzerine ilk başlardan itibaren Falcao önderliğinde geldi. Zaman zaman Beşiktaş savunması bu baskı karşısında açıklar verdi. Falcao’nun golünde Pepe bile bariz hata yaptı. Tosic son bölümler hariç çok görünürde yoktu. Sezon başından beri sorunsuz oynayan savunma bu maçta biraz sıkıntılı gözükse de Kartal’ın ofanstaki gücü bu sorunları rafa kaldırdı. Belki taktık icabı ama beklerin hücuma katılmaması enterasandı. Hele sürekli ileri oynamayı seven Caner’in bu kez farklı bir şekilde geride kalışı kesinlikle Şenol Güneş hamlesiydi.

Güneş’in planları tutmuştu. Bu maça Şenol hocanın el attığı açıkça belli oluyordu. 3 haftadır ligde galibiyeti bulunmayan bir takımın özellikle rakibi açısından hayati önem taşıyan bir 90 dakikadan güle oynaya galip dönmesi tesadüf değildir. Bu maç bize Beşiktaş’ın bu yıl kafasını Avrupa’da zaferlere taktığının göstergesi oldu. İster istemez sanki oyuncular maç seçmeye başladı. Eğer bunun devamı gelecekse herkes Avrupa’nın bu takımı konuşmasını ister. Bu demek değil ki lig çöpe atıldı.

KARTAL YİĞİT: Bu geniş kadronun ligde de iş yapması tabii ki beklenir ama olmazsa da kimse Beşiktaşlı oyunculara laf söylememeli

Dün akşam Beşiktaş’ın bu maçı kazanacağı, zaman ilerledikçe belli oluyordu. Çünkü yıllardır Avrupa kupalarının her kademesinde rol almış Monaco hakikaten eski gücünden uzak. Beşiktaş, Monaco’dan çok daha iyi bir takım. Kazanması da gayet doğal. Yalnız Cenk Tosun izleyenleri büyülemeye devam ediyor. Altın çağını yaşıyor bir golcü olarak. Attığı goller herkesi mest etti. Tribünde milli hocası Lucescu bile kendisinin kalitesini bir kez daha takdir etti. Bu performansı ile devre arasında kalması zor, eninde sonunda Cenk’i kadroda tutamazsınız. Bu galibiyet ülke adına da tarihi bir galibiyettir. Şampiyonlar Ligi’nde 3’te 3’le girme başarısı gösteren ilk Türk takımı Beşiktaş oldu, ne diyelim helal olsun. Bu sonucun ardından artık gruptan çıkmanın eşiğine gelindi, o eşik de içerideki Monaco maçında aşılacak.