Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Murat Şeker...

Lütfi Ö. Akad, Memduh Ün gibi üstatlardan ders aldı.

13 yıllık kariyerinde 13 film yönetti, 7 filmin yapımcılığını üstlenip 10 filmin senaryosunu yazdı.

İkisi kendi filminde olmak üzere 3 kez de oyunculuk yaptı.

Kariyerinde artık sıçrama yapması gerektiğine karar vererek bu yöndeki ilk adımını Almanya’da attı.

Yüksek bütçeli filmlere parasal kaynak sağlaması için Actors Company Berlin adlı akademiye ortak olan Murat Şeker, yakında aynı ülkede bir de sinema okulu açacak.

Murat Şeker, HT Magazin’den Mehmet Çalışkan'a yeni yol haritası hakkında açıklamalarda bulunurken ‘Görevimiz Tatil’de rol verdiği genç oyuncular Ali Keçeli ile Deniz Altan da kariyer planlarını anlattı.

Kariyerinizin 13’üncü yılındasınız. Bir film çekmek için şartlar istediğiniz şekilde oluşabiliyor mu?

Murat Şeker: Bütün mücadelemiz şartları genişletmek üzerine. İlk zamanlar amacımız bir film için yeterli maddi imkâna sahip olmak ve piyasa koşullarında bir alan açmaktı. Türk sineması belli bir olgunluğa erişti. Bütçeler yükseldikçe hayaller büyüdü. O yüzden hayaller hep engin, bütçeler hep kısıtlıdır. Sponsorlar ve devlet desteği bütçeleri yükseltiyor. Ben tam bağımsız sinemacılık adına Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan 1 TL bile almadım. Vergi vermeyi tercih ediyorum. Bu nedenle hayallerimin bir kısmı vergi olarak devletimize gidiyor. İçinde bulunduğumuz kısırdöngüyü ancak yüksek bütçeli filmler yaparak aşarız. Bunun için de sermaye girişi olmalı.

Berlin’de bir akademiye de ortak olmuşsunuz. Doğru mu?

M.Ş.: Evet, doğru. Bir de sinema okulu açacağım. Mayıs ayında düğmeye basıyorum. Yerimi değiştirerek bakış açımı da değiştireceğim. Bütün bunlar daha yüksek bütçeli filmlerin olmasını sağlayacak.

Sermaye girişi olması gerektiğini söylediniz. Örneğin Almanlar sinemamızla ilgileniyor mu?

M.Ş.: Onlar görmek istedikleri hikâyelere daha ilgililer. Hani bazı sanat filmleri yapan arkadaşlar var ya. Kendi ülkesine de, kendi milletine de gayet yabancı oryantalist filmlerden söz ediyorum. Bakış açısı paranın geldiği yere göre belirleniyor. Kendi bakış açımızı yaratmamız adına kendi paramızı kazanmak için Türkiye’nin kapasitesi belli. Ancak başka bir yerde dükkân açarak bütçeyi yükseltebiliriz. Almanya’daki girişimlerimin nedeni budur.


Çok para uğruna başkasının bakış açısıyla film çeker misiniz?

M.Ş.: Biz ana-baba duasına önem veren insanlarız. Öyle bir film çeksem babam ‘Oğlum yakışıyor mu sana’ der. Eğrisiyle doğrusuyla ülkemi seviyorum. Eleştirsem de kızsam da sonuçta ülkemin bir parçasıyım. Ülkeme dışarıdan bakamam. Çünkü içindeki bir insanım. Ben eleştiriye karşı değilim. Ne var ki başkasının tavsiyesi üzerine yapılan eleştiriye karşıyım.

2017’de izleyici rekoru kırıldı. Bu yıl ne olur, yeni bir rekor kırılır mı?

M.Ş.: 2017 hem ülke genelinde hem etrafımızda fazla olay olmayan bir yıldı. Huzurlu bir yıl olmasının etkileri sinemaya da yansıdı. Bu yılın başından bu yana Zeytin Dalı Harekâtı’nın etkilerini gördük. Hiçbir şey Afrin’deki askerlerimizin sağlığından, canından daha önemli değil. ‘Görevimiz Tatil’in gösterimini erteleyebilirdik ama yapmadık. Bizim vazifemiz hayatın devam etmesine katkı sağlamak, toplumun moralini yüksek tutmak. Para kaybedebileceğimizi bile bile işimize devam edeceğiz. Para önemli ama asla her şey değil.

Kariyerini nasıl planladın?

Deniz Altan: Henüz yolun başındayım. Daha önce dizilerde rol aldım ama ‘Görevimiz Tatil’ ilk sinema filmim. Murat Şeker yönetmenliğinde Demet Akbağ ile Zafer Algöz gibi iki üstatla çalışmış olmanın bana sağladığı katkıları şu anda kelimelendiremem ama bundan sonraki her işimde bu üç ismin bana olan etkilerinin neler olduğu görülecek. Bu filmin kariyerimde bir sıçrama tahtası olacağına inanıyorum.

‘Görevimiz Tatil’in senin için özel yanları neler oldu?

Ali Keçeli: Demet Akbağ ve Zafer Algöz gibi usta oyuncuların kadroda olması yetmişti. Çünkü onların kötü bir projede olmayacaklarına emindim. Senaryoyu ilk okuduğumda içim ısındı, sıcacık bir aile filmi olduğuna inandım. Aynı zamanda yolculuk, tatil filmlerine bayılırım. Ama tabiiki en büyük etmenler ‘Ali Mutlu’ karakterinin benimle zıt olması ve usta oyuncularla aynı sette olmanın tecrübesini kazanacak olmamdı. Demet Akbağ ile Zafer Algöz’den çok değerli öğretiler topladım. Sette resmen ders verdiler. Üçünden de aldığım en önemli öğreti çok gözlem yapılması gerektiğiydi.

Oyunculuk senin için nedir?

A.K.: Oyunculuk bana ilk, “İnsana, insanla, insanca anlatılan sanat” olarak öğretilmişti. Oyunculuk yaparken ruhum mutlu oluyor ve iyi enerji ile doluyorum. Hep en iyisini yapmak için kendimi daha çok zorluyorum. Umarım benim elimden gelenin en iyisini yapmam ve insana, insanla, insanca anlatmaya çalıştıklarım beğenilir.

‘Görevimiz Tatil’in devamını çekebileceklerini dile getiren Murat Şeker, “Bizde senaryo bitmez. Ekibin uyumu çok güzeldi. Sanki gerçek aileydiler” dedi.

Murat Şeker’in sinema okulunda kendisinin yanı sıra Demet Akbağ, Ezel Akay, Barış Pirhasan, Tim Seyfi, Didem Balçın, Yücel Erten, Prof. Semih Çelenk, Doç. Zerrin Akdenizli, Neco Çelik ve Nurkan Erpulat ders verecek.