BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Zorlu PSM’deyiz. Işıklı çizgiler sıra sıra dizilmiş... Hepsi simetrik yerleştirilmiş. Söyleşi için eserin önünde yerimizi almıştık ki, Nakamoto birkaç santimetrelik bozulmayı dert edip yerinden kalktı düzeltti. Böyle özenilmiş bir çalışma var ortada. İşte bunu üreten Nonotak, bir illüstrasyon ve performans projeleri kolektifi ve Forbes tarafından 2016’da bu kolektif “30 Yaş Altı 30 Avrupalı Sanatçı” listesinde yer aldı. Alan, ses ve geometrik ışıkları bir araya getiren bu deneyimin önünde başladık sohbetimize. HT Cumartesi'nden Mete Aker'in haberi...

İnsanlar nasıl bir deneyimle karşılaşacak?

Noemi Schipfer: Burada ışık heykeli Narrow’u sunuyoruz. Alan, ses ve ışıkla ilgili düzenlemeler yapıyoruz. Işık ve ses senkronize olacak. Göreceğinizi ve duyacağınızı aynı anda vurgulayabileceğiz.

İnsanlarla nasıl bir iletişim kurmak istiyorsunuz?

Takami Nakamoto: Bu insanlara bir deneyim sunmak. Sürükleyici bir alan yaratmak önemli ki kişisel olarak bağlantı sağlayabilsinler.

Peki alana göre eser nasıl değişiyor?

T.N.: Önce dizayn ediyoruz. Sonra alana uygun hale getiriyoruz. En iyi gözükecek şekilde. Burada en havalı olansa burada bir cam var, böylece insanlar keşfedebiliyor.

Eserlerinizde çokça çizgi kullanıyorsunuz. Bu stili nasıl geliştirdiniz?

N.S.: Aslında keyif aldığımız şeylerden biri bir kimliğe sahip olmak. Çizgiler bu kimliği güçlendiriyor. Onları farklı tekniklerle farklı alanlarda kullabiliyoruz.

T.N.: Mimarlıktan mezun olduğum için Noemi’nin görsellerini, bir alanda kullanmak fikir olarak hoş geldi.

“Narrow” 29 Mayıs’a kadar Zorlu PSM Digilogue Space’te ziyaret edilebilir.

Noemi Schipfer                                                                          Takami Nakamoto

Müzikle bir atmosfer yaratabilmek de önemli.

T.N.: Birçok enstalasyonumuz özel bir ortam sunuyor. Ses de bu ortamdan bir çeşit bilgi veriyor. Farklı seslerle çok farklı hisler ortaya çıkabiliyor. Agresif bir müzikle bile sakin hissedebiliyorsunuz. Bu yüzden görüntü ile sesi asla ayıramıyoruz. Daha kolay anlatmamıza izin veriyor.

Daha önce hardcore metal grubundaydınız. Bu projeye bir etkisi oldu mu?

T.N.: Bence performansımıza etkisi oldu. Elektronik müzik çalarken hâlâ metal grubundayım gibi düşünüyorum. Metal müzikle ilgili sevdiğim şey, agresifliği değil, daha çok etkisi. Nanotak’a başladığımızda sahneye çıkmayı özlemiştim. Alanlara ve müzelere kurulum yapıyoruz ama aynı zamanda kendimizi bir grup olarak görüyoruz. Her anımızı kaydediyoruz, internette paylaşıyoruz.

Küratör olarak odak noktanız neydi?

Lalin Akalan: Mekânı kullanma açısından grup sergisi yerine daha sürükleyici bir kurulum olmasını tercih ettik. Burada cam var ve dışarıya tamamen açık. Müzelerdeki gibi beyaz duvarlarımız yok ama farklı bir görünülebilirlik var. Aynı zamanda bu, görsel sanatlarla teknolojinin birleşimi.

Peki bu sergi Digilogue’a nasıl geldi?

L.A.: Bir yıldır bu alana sahiptik. Müzik frekanslarıyla ilgili olan Audint sergisiyle başladık. Daha sonra ilk kez bir Oscar adaylığı olan oyun geliştiricisi David OReilly’i getirdik. Teknolojinin farklı araçlarda kullanılışını göstermek istedik. Sonar’da geçen yıl beraber çalışmıştık. İşlerini çok sevmiştim. Alana çok uyan bu işlerini kurmaları için onları davet ettik.

Teknoloji demişken, son yıllarda sergi formatları da değişiyor...

T.N.: Sergi deneyimlerle ilgili olmak zorunda. Seyircileri bir alana koymak ve korkudan ilhama kadar bazı duyguları hissetmeleri bunun için her format olabilir. Deneyim iyiyse bütün mesele o. Mesela ben çocukken müzeleri hiç sevmezdim.

N.S.: Bence önemli olan tamamıyla insanların nasıl hissettiği.

Başka yerlerde Narrow için nasıl tepkiler aldınız?

T.N.: İşimizi çocukların sevmesi çok hoşuma gitti. Bu benim için çok şey ifade ediyor. Hem basit hem de kompleks olduğunu anlatıyor aslında.

Gelecek planlarınız neler?

T.N.: Büyük ve daha kalıcı eserler yapmak istiyoruz.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300