Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk'ün Arzu Maliki ile yaptığı söyleşinin satır başları şöyle;

Siz Türkiye'nin ilk milli akaryakıt şirketini, OPET'i kurdunuz; nasıl markalaştınız?

Nurten Öztürk: Biz bu sene kuruluşumuzun 25'inci yılını kutluyoruz. Kısa sürede büyük mesafe katetmiş bir şirketiz. Şu anda Türkiye'nin 4. büyük şirketiyiz. Opet'ten öncede madeni yağ sektöründe, akaryakıt sektöründe 10 yıllık bir dönemimiz var. 2002 yılı sonunda Koç Grubu ile de yüzde 50/50 ortaklık gerçekleştirdik.

Petrol fiyatları yüksek, döviz kurları da volatil seyrediyor. Ne söylersiniz sektöre etkisi nasıl oluyor?

Nurten Öztürk: İstikrar diyoruz, kurlardaki çıkışlar ve düşüşler ileriyi görme anlamında şirketler için düşündürücü oluyor. Turizm sektöründe biz döviz kuru üzerinden çalıştığımız için turizmde bir sıkıntı olmadı. Akaryakıtta hedge yapıyoruz.
Terminal kapasitemizi sürekli artırmış olmamız, Türkiye'nin en büyük terminal kapasitesine sahip olması, Marmara terminalini yapmış olmamız, İngiltere'de kurmuş olduğumuz Opet İnternational'ımız, Koç Grubu ile oluşturduğumuz ortaklığın kattığı sinerji, madeni yağda dünyanın en büyüğü olan Fuchs ile ortaklığımız, Türk Hava Yolları ile yaptığımız ortaklığımız ve tabiki çok önemli bir yere sahip olan sosyal sorumluluk projelerimiz.

Opet'te sosyal sorumluluk projeleri çok büyük önem taşıyor. Neler yapıyorsunuz, projelerinizden bahseder misiniz?

Nurten Öztürk: Bunlardan en önemlisi "Temiz Tuvalet" kampanyamız, gerçekten Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu dönemde, büyük emeklerle, 17 yıldır sürüyor, en uzun kampanyamız. Biz sadece istasyonlarımıza temiz tuvalet yapıp iyi hizmet verelim diye bırakmadık, bütün istasyonlarımıza engelli tuvaleti şartı getirdik. Hijyenin öenmini vurguladık ve öncülük ettik. Sürdürülebilir ve sonuç odaklı olduğu için tabiki uzun sürüyor, ne zaman herşey düzelir, o zaman biter. Şu anda Opet olarak 5 büyük sosyal sorumluluk projesi yapıyoruz.

İkinci projemiz "Yeşil Yol" projesi, yani istasyonlarımızı yeşillendiriyoruz. Sonra Gelibolu bizi çağırdı. Bu büyük bir projedir; "Tarihe Saygı" Projesi. Burda Milli Park sınırları içinde olan tüm köyleri rehabilite ettik. Şehitlikleri, kötü olanları yeniden yaptı. Ecaabat'ta 2.5 dönümlük bir alana Tarihe Saygı Parkı ve Açık Hava Müzesi yaptık. Atatürk Anafartalarda Anıtı ve Tarihe Saygı Anıtı yaptık. Ve 3 milyondan fazla ziyaretçi alıyor yaptığımız yerler.

Truva projenizde çok önemli, projeyi anlatabilir misiniz?

Nurten Öztürk: 2018 yılı "Uluslar arası Truva Yılı" olarak ilan ediliyor, ve bu yüzden 2018 yılına Truva bölgesinin biraz daha ayağa kaldırılması ve yenilenmesi gerekiyor. Çanakkale Vali ve yerel yönetimlerden bir davet aldık. Truva harabelerinin hemen bitişiğinde bulunan Tevfikiye Köyü'nü adeta bir Truva Tema Parkı haline getirip, olduğu gibi rehabilite edeceğiz ve çevrede de oldukça güzel çalışmalar yapacağız. Tüm bunlar inşallah 2018 Ağustos'una kadar bitecek.

Bu kadar büyük projeler yapıyorsunuz. Bu projelere ne kadarlık bütçe ayırıyorsunuz?

Nurten Öztürk: Projelerimizde özellikle eğitim odaklı gidiyoruz. Öncelikle "Trafik Dedektifleri" projesi isminde, İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ortak projesi bu.
Tabi ki her sene ciddi bütçeler ayırıyoruz sosyal sorumluluk projelerimize. 3.5 ile 5 milyon dolar arasında değişir. Bizim yıllık bütçemiz, mesela her köy için 500 bin ila 1.5 milyon dolar arasında para harcadık. Şimdilik Truva projesi için bir rakam veremeyeceğim. Ama Gelibolu yarımadasında tarihi eser projesi için bütçe 30 milyon doların üzerine çıktı. "Temiz Tuvalet" kampanyamızda 100 milyon doları çoktan aştık. "Yeşil Yol" projemizde 3-5 milyon dolar civarında para harcadık.

Turizm sektörüne değinelim, sizin de yatırımlarınız var, 2018 yılı Turizmde nasıl olur? Yeni otel yatırımları yapacak mısınız?

Nurten Öztürk: Biz Golf Klüpleri açtığımız için, otelimizi ilk yaptığımız sene G20 Zirvesi gerçekleşti otelimizde. Turizm sektörünün de dara düştüğü dönemlerde oldu ama biz hizmet kalitemizden asla ödün vermedik. Bu sene oldukça güzel bir dönem geçirdik, yabancı turist sayısına bakarsak oldukça iyi gidiyor. Önümüzdeki senenin de erken rezervasyonlarına bakarsak gayet iyi gittiğimizi söyleyebilirim.

Tabi Turizm sektörü hassas terazi, Bulgaristan'da bir kayak otelimiz vardı. Yurtdışı düşünüyoruz fırsatlara da bağlı olarak.
Bu sene yani sadece 2017 yılında şirket olarak 32 ödül aldık. Bunlardan 4 tanesi Uluslar arası nitelikte. En son Barcelona'da aldığımız Stevie Ödülünde de 2 altın ödülü birden aldık. Ülkemizi temsil etmekten büyük haz alıyoruz.