Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

221B polisiye kültür dergisinin 5. yıl özel etkinliğinde düzenlenen etkinlik, Mylos Yayın Grubu YouTube kanalından canlı yayınlandı.

"Julia'nın Gözleri", "Ceset", "Görünmeyen Misafir" ve "Fırtına Anı" adlı polisiye yapımlarda imzası olan Paulo, editör Fulya Turhan'ın sorularını cevaplayarak, polisiyeye ilgisini anlattı.

Paulo, polisiye yolculuğuma çok erken yaşta başladığına dikkati çekerek, "Ben çocukken filmleri ve hikaye anlatımını çok severdim. Büyükanneme hikayeler anlattırırdım. Büyükannem, gizem romanlarını çok severdi. Mesela Agatha Christie'yi çok severdi. 14 yaşımdayken bütün Agatha Christie hikayelerini okumuş, polisiye türüne kendimi vermiştim. Biraz büyüdüğümde, üniversiteye gittiğimde ailemden, iyi para kazanacağım bir kariyer yapmam için baskı görmeye başladım. Ben de ekonomi okumaya başladım ve sadece 3 ay okuyabildim. Ekonomiyi bırakıp sinemaya başladım. Yani ne yapmak istediğime erken karar verdim." dedi.

- "Gençken okuduğumuz şeylerden besleniyoruz"

Bir süre sonra televizyon için çeşitli senaryolar yazdığını dile getiren Paulo, şu bilgileri verdi:

"Pembe diziler ve programlar yazdım. Sonra yönetmen Guillem Morales ile tanıştım. Birbirimizi çok iyi anladık. Böylece 'Julia'nın Gözleri'ni yazmaya başladım. Bu film, kariyerimde attığım ilk adımdı. Morales ile senaryoyu yazdık ve filmin yapımcılığını Guillermo del Toro üstlendi. Bu sayede sektörde adım duyulmaya başladı. 'Julia'nın Gözleri' gösterimdeyken 'Ceset'in senaryosunu çoktan hazırlamıştım. Yapımcılar bana, elimde bir senaryo olup olmadığını sordu, ben de onlara 'Ceset'i yazdığımı söyledim. 'Bunu kim yönetebilir?' dediler. 'Ben.' dedim. Tam olarak böyle başladım diyebilirim."

Senarist Oriol Paulo, ürettiği işlerdeki ilham kaynağına da değinerek, "Bazen referanslarınızın farkında olmuyorsunuz. Bunlar çocukken aklınıza giriyor. Koku'yu yazan Patrick Süskind'in, okuduğu kitapları hatırlamaya çalışan yaşlı bir adamı anlatan kısa bir hikayesi var. Hikayeye göre adam hiçbir şey hatırlamıyor ama hayata okuduğu kitaplara göre tepki veriyor. Bence bu, hikaye yazma sürecimizin bir metaforu. Gençken okuduğumuz şeylerden besleniyoruz. Sanki bunlar artık genetiğimize karışıyor. Bunları fark etmeden işimize ekliyoruz ama dediğiniz gibi, referanslarım da var. Ezelden beri Alfred Hitchcock filmlerini severim ve bence yaptığı işte ve bahsettiğimiz gizem türünde gerçek bir ustaydı." ifadelerini kullandı.

Yazıp yönettiği ve 2017'de gösterime girdiğinde rekor bir gişe elde ederek dikkati çeken "Görünmeyen Misafir" filminin çıkış hikayesini de anlatan Paulo, şunları söyledi:

"Yazarken aklımdaki roman, en sevdiğim gizem eserlerinden biri olan ve lokal bir suçu irdeleyen Hollow Man'di. Sonuç olarak nasıl derler; insan farklı şeyleri bir araya getiriyor. Bana göre Ceset ve Görünmeyen Misafir'in farkı şuydu: Ceset, daha klasik bir yapıya sahipti. Bir Alfred Hitchcock filmi gibiydi. Görünmeyen Misafir ise daha farklı bir yapıdaydı, David Fincher tarzına sahipti. Daha somut bir hikaye anlatımı vardı."

- "Seyirciyi yenen ve yeni soru işaretleri oluşturan filmleri seviyorum"

Paulo senaryo yazma sürecinin filmden filme değiştiğinin altını çizerek, "Normalde bir 'farz edelim' durumu oluştururum ve cevap bulana kadar çalışmam. Cevap, bana hikayeyi ve karakterleri verir. Bazen cevabı bulmak beni zorlar. Mesela Ceset'te cevabı bulmak üç ayımı aldı. Farklı yollara sapıp durdum. Cevabı bulduğunuzda karakterler ve neyi neden yaptıkları ortaya çıkıyor. Yapbozun parçaları da bu şekilde tamamlanıyor. Ben, yapıyla oynamayı çok seviyorum. Durumlarla oynamayı ve bunları seyirciye nasıl sunacağımı belirlemeyi seviyorum. Seyirciyi yenen ve yeni soru işaretleri oluşturan filmleri seviyorum. Onları film boyunca aktif tutmayı seviyorum. Yazarken bunları göz önünde bulunduruyorum. İzleyiciyi sinemada oturtup onlara her şeyi sunmayı sevmiyorum. Onların hemen filme girmesini istiyorum. Aktif bir şekilde sunduğum bulmacayı çözmelerini istiyorum. Dediğim gibi, bu bir yapım ve yıkım süreci. Stüdyomdaki duvarım, yazarken resim ve yazılarla doluyor. Hikayeyi anlatmanın doğru yolunu bulana kadar onlarla oynuyorum." diye konuştu.

Netflix'te yayınlanacak "Innocent" adlı dizinin çekimlerinin 4 gün önce bittiğini söyleyen Paulo, yeni projesinden de söz ederek, ünlü bir İspanyol romanından uyarlacak, "God's Crooked Lines" adlı polisiye bir film üzerine çalıştığını söyledi.