Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Ailesinin kökeni Saray Musikisi'nde "Faslıcedit" denilen tarzın kurucusu Santuri Albay Hilmi Bey'e dayanan Ekrem Zeki Ün, 23 Kasım 1910'da İstanbul'da dünyaya geldi.

Soyadı olarak "Üngör" olan aile soyadının ilk hecesini kullanan sanatçı, Türk Beşleri olarak anılan Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar ve Necil Kazım Akses ile aynı dönemi paylaştığı halde, bağımsız bir besteci olarak eserlerini

Ün, henüz 14 yaşındayken devlet bursuyla Paris'e gönderildi ve "Ecole Normale de Musique" adlı okulda 6 yıl öğrenim gördü. Okulda keman ve armoni çalışan sanatçı, "La flüte dejade" (1928) ve "Bitlis'in Şarkıları" (1928) adlı, ses ve piyano için küçük yapıtlardan oluşan ilk bestelerini Paris'te öğrenciyken yaptı.

- "Yunus'un Mezarında" adlı eserini 1933'te besteledi

Yurda döndüğü 1930'da babasının müdürlük yaptığı Ankara Musiki Öğretmen Okulu'nda keman öğretmeni olarak göreve başlayan Ün, "Kel Emin Türküsü" (1932) ile "Zile Türküsü"nün (1933) de aralarında olduğu çeşitli bestelere imza attı.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın şeflerinden ve başkemancılarından olan sanatçı, piyano ve flüt için yaptığı "Yunus'un Mezarında" adlı eseriyle akıllarda kaldı.

Ekrem Zeki Ün, ilk Türk operası "Özsoy Operası"nın 1934'te sahnelenmesi sırasında yaşanan fikir ayrılıkları sonucu Ankara'daki görevinden ayrılarak İstanbul'a yerleşti.

İstanbul Muallim Mektebi’nde öğretmen olarak göreve başlayan sanatçı, aynı yıl "Türk Dördülü" adını verdiği Birinci Yaylı Dördülü'nü yazdı. Türk müziğiyle de ilgilenmeye başlayan Ün, İkinci Yaylı Dördülü’nü makam ve usullerden yararlanarak 1935'te yazdı.

Besteleri ve eğitimci yanıyla müzik dünyasına önemli katkılar sağlayan sanatçı, Ferdi Ştatzer ve piyano sanatçısı Verda Kazım ile pek çok resital verdi.

Verda Kazım ile Ekrem Zeki Ün, 1938’de evlendi.

- Cemal Reşit Rey'in çalışmalarına destek oldu

Usta sanatçı, 1945'te İstanbul Belediye Konservatuvarında keman öğretmenliğine getirildi ve konservatuvar öğrenci orkestrasını yönetmeye başladı.

Bir yandan İstanbul Şehir Orkestrası'nı konuk şef olarak yöneten Ün, Cemal Reşit Rey'in çalışmalarına da destek verdi.

Sanatçı, 1952'de Yaylı Üçül'ü, 1954'te Obualı Dördül'ü kaleme aldı. Sanatçı Ün, 1955'ten sonra senfonik orkestra için eserlere imza attı.

İlk konçerto çalışması, 1956'da yazdığı "Korangle Konçertosu" olan Ün, daha sonra eşine ithafen "Piyano, Timpani ve Yaylı Çalgılar için Konçerto"yu yazdı. Aynı yıl, "Yurdum" isimli senfonik şiire de imza atan sanatçı, 1960'ta yazdığı eserleri, Marşlar-Türküler başlığı altında yayımladı.

Besteci Ün, 1962'de piyano için "Doğaç, Güzelleme, Yiğitleme" adlı eseri müzikseverlerle buluşturdu.

Öğrencileri Cem Küçümen, Önder Arık ve Şadi Ensari'den oluşan İstanbul Gitar Üçlüsü'nün kurulmasına da öncülük eden sanatçı, Dublin'de 24 Mart 1987'de hayatını kaybetti. Ün'ün cenazesi Türkiye'ye getir­tilerek, Karacaahmet Mezarlığı'ndaki aile kabristanında toprağa verildi.

Sanatçının, "Yurdum", "Rapsodi", "Suit", "Beyaz Geceler", "Atatürk'e Armağan", "Piyano Konçertosu No:1", "İngiliz Kornosu için Konçerto", "Keman Konçertosu" ve "Flüt Konçertosu" gibi çok sayıda eseri bulunuyor.