Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Filistin yönetiminin merkezi Ramallah'ta bir süredir yoğun diplomasi trafiği dikkati çekiyor. Eylül ayı başından bu yana Avrupalı birçok isim Filistinli yetkililerle görüşmeler yapıyor.

Kanada'nın Filistin Temsilcisi Robin Wettlaufer, İngiltere'nin Kudüs Başkonsolosu Philip Hall, Avrupa Birliğinin Kudüs temsilcisi Sven Kühn von Burgsdorff, Almanya'nın Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Niels Annen, Birleşmiş Milletler (BM) Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nickolay Mladenov ay başından bu yana Filistin yönetiminden yetkililerle görüşmeler yürüttü.

İlan edilen görüşmelerin çoğu Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, Sivil İşler Genel Kurulu Başkanı Hasan eş-Şeyh ve Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki ile gerçekleşti.

Büyük bir kısmı işgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah kentinde gerçekleşen görüşmelerde birçok konu ele alınsa da İsrail'le müzakerelerin yeniden başlaması ve güvenlik koordinasyonunun tekrar sağlanması üzerine yoğunlaşıldı.

Filistin'in bu iki konuda şartları ve duruşu sabit olmasına rağmen görüşmelerde Filistin'in İsrail'le iş birliğine, müzakere masasına oturmaya ve ABD'nin sözde barış planı "Yüzyılın Anlaşması"nı kabule zorlandığı ifade ediliyor.

- Diplomasi trafiğinin amacı normalleşmenin önündeki Filistin engelinin aşılması

Filistinli Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Halil Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, görüşmelerin hedefinin Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki normalleşmenin önündeki Filistin engelinin aşılması olduğunu belirtti.

Şahin, Filistin'deki bölünmüşlüğe rağmen Filistin davasının İsrail-Arap ülkeleri normalleşmesi ve kapsamının genişlemesi önündeki engellerden en önemlisi olduğunu söyledi.

Filistinlilerden açıkça istenen şeyin Yüzyılın Anlaşması'na dahil olmaları ya da haklarının tasfiye edilmesine sessiz kalmaları olduğunu dile getiren Şahin, söz konusu görüşmelerin ayrıca Filistin yönetimi üzerindeki ekonomik ve siyasi baskıların, İsrail'le ilişkilerinde daha fazla gerginliğe yol açması endişesinden kaynaklandığını kaydetti.

- Filistin ile İsrail arasında koordinasyonu devam ettirme çabaları

Şahin, ayrıca Avrupalı diplomatların yürüttüğü bu temasların, Filistin yönetimi ile İsrail arasında güvenlik başta olmak üzere iş birliği ve koordinasyonu devam ettirme çabaları olduğunu, çünkü iki taraf arasındaki koordinasyonun tamamen kesilmesinin bölge istikrarını tehdit ettiğini söyledi.

Basına bu konuda İsrailli ve Filistinli yetkililer arasında görüşmeler yapıldığına dair bilgiler sızdığını ekleyen Şahin, "Ancak Filistin yönetimi, iş birliği ve koordinasyon karşıtı tutumunu sürdürüyor." diye konuştu.

Şahin, görüşmelerle Yüzyılın Anlaşması planı dahil olmak üzere eldeki bazı planlar üzerinden İsrail'le barış müzakerelerine devam etmeleri için Filistinliler üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldığını, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın ise buna karşı çıktığını ifade etti.

Abbas'ın baskılara boyun eğmesini öngörmediğini kaydeden Şahin, Filistin Devlet Başkanı'nın ABD'de kasım ayında yapılacak seçimleri beklemeyi ve bu süreye kadar iç meselelerle ilgilenmeyi tercih ettiğini belirtti.

- "Normalleşmeyi kabul etmeyeceğiz"

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Uluslararası İlişkiler Danışmanı Nebil Şaas da görüşmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, bazı ara bulucuların iyi niyetle hareket ettiğini, bölgede gerilimin tırmanmamasını istediğini ancak bazılarının aklında başka düşünceler yattığını söyledi.

Şaas, "Filistin'in tutumu net. Tehditlere rağmen değişim ya da alternatif söz konusu değil. Topraklarımızın saldırgan İsrail'e ilhak edilmesini kabul etmeyeceğiz. Bazılarının Trump'ın talimatlarına boyun eğmelerini ve normalleşmeyi kabul etmeyeceğiz." diye konuştu.

ABD'nin gözetiminde yürütülen ve Yüzyılın Anlaşması planını temel alan müzakereleri kabul etmeyeceklerini vurgulayan Şaas, uluslararası çerçevesi olmayan, imzalanan anlaşmaları, Arap Barış Girişimi'ni ve başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırlarında Filistin devleti kurulması ile mültecilerin yurda dönmesini esas almayan müzakereleri reddettiklerini söyledi.

Şaas, "Müzakereler için şartlarımız bunlar. Bu şartlar olmadan müzakere masasına oturmayacağız. Yüzyılın Anlaşması gölgesinde müzakere yapmayacağız." ifadelerini kullandı.

İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, "İsrail'in 1967 sınırlarını, zorunlu göçe maruz bırakılan Filistinlilerin geri dönüş hakkını ve yasak Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına son vermeyi kabul etmemesi" nedeniyle Nisan 2014'te durmuş ve bütün çabalara rağmen yeniden başlatılamamıştı.

,Muhammed Semiz