Ceyda ERENOĞLU / YAZI DİZİSİ / HT GAZETE

Kim çocuğuna zarar vermek ister? Kime sorsak “Tabii ki hiçbirimiz!” yanıtını alacağımızı bilsek de gerçek bu değil. Doğruları bilmemekten ya da görmezden gelmekten kaynaklanan yanlışlarımız var. Eğer öyle olmasaydı ülkemizdeki obez çocuk oranı bu kadar yüksek olmazdı. Eğer öyle olmasaydı saatlerce odasına kapanıp gözünü bilgisayardan ayırmayan çocuk sayımız bu kadar fazla olmazdı. Eğer öyle olmasaydı sokaklar evlerinin önünde oynayan çocuklarla dolu olurdu. Oysa yapılacaklar belli. Beslenme bu derece önemli olduğuna göre aile içinde çocuğun sadece yemek yemesinin değil doğru besinleri tüketmesinin amaçlanması gerekiyor. Bu yapılmadığında çocukta iştahsızlığın temeli atılıyor ve bir süre sonra yetersiz beslenmeye bağlı büyüme geriliği ve hastalıklar oluşuyor.



Yaşına ve anlama yeteneğine uygun kurallarla yetiştirilmeyen çocuklarda fiziksel sağlık bundan ciddi şekilde etkileniyor. Geç saatlere kadar TV izleyen, bilgisayar başından ayrılmayan çocukların düzenli uyku gereksinimi karşılanamadığı için hastalıklara yakalanmaları olağan ve sık görülen bir durum haline geliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Gastroenteroloji Karaciğer ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu, “Bu gerçeklerden yola çıkıldığında çocuğa zarar çoğu zaman anne babasından gelir” diyor.

Karnı ağrıyan çocukta rastlanan sorunlar

Çocuk ve ailenin yaşam konforunu bozan başlıca sağlık sorunlarından birisi de karın ağrısı. Ani başlayan akut karın ağrısı çoğu zaman organik bir hastalığa bağlı olsa da tekrarlayan karın ağrısı genellikle işlevsel oluyor. Ağrının 3 aydan daha uzun süre nöbetlerle gelmesi kronik olduğunu düşündürüyor. Bu soruna 5 15 yaş döneminde yüzde 15 oranında rastlanıyor. Bu çocukların yüzde 90’ında ağrının belirgin bir nedeni bulunmuyor ve ağrı genellikle göbek çevresinde olup beraberinde ateşe rastlanmıyor. Günün ve haftanın belirli zamanlarında yoğunlaştığı için çocuğun günlük yaşamını olumsuz etkileyebiliyor. Mide mukozasının iltihabı (gastrit),yemek borusunun alt ucundaki hasar ve reflü, mide ve bağırsak ülserleri ağrının önemli ve sık görülen nedenleri arasında bulunuyor. Karaciğer ve safrakesesi hastalıkları, ailevi Akdeniz ateşi (FMF),böbrek taşları ve idrar yolu enfeksiyonları da ağrı ile belirti verebiliyor. Beslenmeyi olumsuz etkileyen ağrı, çocuğun yaşamını ve sağlığını bozuyor.



SAĞLIKLI ÇOCUK OLMANIN ŞİFRELERİ

Anne ve babadan geçen iyi genler

Doğum tipi

Anne sütü ile beslenme

Temiz çevre

Eğitimli aile

Doğru beslenme

Aşılarla korunma

Gelişmiş toplum düzeyi

TEKRARLAYAN KARIN AĞRISINDA BUNLAR OLUYOR

Dışkılama alışkanlığında değişim: İshal, kabızlık

Ani başlayan, tekrarlayan ve uzayan ağrı atakları

Ailede sindirim sistemi hastalıklarının varlığı

Kusma

Uykudan uyandırıcı ağrı

Sırt ve kasık bölgesine yayılım

Kilo kaybı, iştahsızlık

Ateş

Kanama

Deri döküntüsü

Uyku düzeninde bozulma

KUSMA HANGİ HASTALIKLARIN İŞARETİ?

Böbrek taşı ve hastalıkları

Karaciğer ve safra yolları hastalıkları

Beyin ve kafa içinde kitle ile basınç oluşturan sorunlar

Mide ülseri

Reflü

Gastrit

Bağırsak hastalıkları ve tıkanıklıkları

HAZIR MAMA KABIZLIĞA YOL AÇIYOR

Kabızlık her yaş grubunda görülse de çocuklarda tedavisi daha önemli bulunuyor. Dışkılama sıklığı doğumdan sonraki ilk haftalarda günde ortalama 4 kez iken yaş büyüdükçe bire düşüyor. Eğer çocuk normal düzeninin dışına çıkarak 3 günden uzun süre dışkısını yapamıyor veya yaparken acı ve zorluk çekiyorsa bu “kabızlık” anlamına geliyor. Hazır mama ile beslenen bebeklerde kabızlık daha sık görülüyor. Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu, “Çocuğunuza lifli gıdalardan zengin besinler yedirin. Lahana, kabak, ıspanak, üzüm, karpuz, kayısı, erik gibi yiyecekleri sık tüketmesi bağırsak hareketlerinin düzelmesine yardımcı olur” diyor. Günlük hayatta en sık rastlanan kabızlık nedenleri arasında; yetersiz anne sütü ile mama ve inek sütü tüketimi bulunuyor. Lifli gıdalardan fakir beslenme, tuvalet alışkanlığının edinilmemesi ve bazı genetik hastalıklar da kabızlığa yol açabiliyor. Yeni doğan bebeğin tiroit gibi iç salgı bezlerinin normal çalışmaması durumunda da (hipotiroidi) kabızlık oluşabiliyor. Kabızlık bilinçli bakım ve beslenme ile düzeltilebiliyor. Basit önlemlerle iyileştirilemeyen hastalarda ilaç tedavisine başvurmak gerekiyor.

Sezaryenle doğan bebekte alerji riski

Besin alerjileri en sık görülen alerji türleri arasında yer alıyor. Besinlere bağlı alerjik reaksiyonlar yetişkinlerin yüzde 25’inde ortaya çıkarken bu oran çocuklarda yüzde 6-8 arasında. Bu soruna bağlı olarak ortaya çıkan reaksiyonlar ölümle bile sonuçlanabiliyor. Alerji için risk oluşturan unsurların başında aşırı hijyenik yaşam tarzı geliyor. Inek sütü ise alerjiye en fazla davetiye çıkaran besinlerin başında yer alıyor. Bu sorundan Inek sütünün özellikle “kazein” isimli kısmı sorumlu görülüyor. Sezaryenle doğan bebeklerde alerjik reaksiyonlara daha sık rastlanıyor. Bebeklik döneminde mukuslu veya kanlı dışkılama, karın ağrısı ve cilt bozuklukları olarak görülüyor. Besin alerjisi olan çocuğun cildinde egzama ve döküntüler meydana geliyor. Alerjik yürüyüşün sonu ise astım ya da alerjik bronşit oluyor.



ÇOCUĞUNUZDA İNEK SÜTÜ ALERJİSİ VARSA

Besin alerjilerini engellemenin temel yolunun kişinin alerji yapan besinden uzak durması olduğu belirtiliyor. Özellikle inek sütü alerjisi olan çocukların farklı yapıda olan; keçi, koyun ve manda sütü tüketmeleri öneriliyor. Ancak bu sütlerin de inek sütüne benzer alerjik yapıları olduğu için etkilerin çapraz reaksiyonla ortaya çıkabileceğinin unutulmaması gerekiyor. Alerjik bebeklerin standart mamalar yerine özel “hipoalerjik” mamalarla beslenmeleri öneriliyor.

BESİN ALERJİSİNİN NEDEN OLDUĞU DURUMLAR

3 Kusma ve büyümede yavaşlık 3 Reflü hastalığı ve gastrit 3 Karın ağrısı, gaz sancısı, kabızlık 3 Kalın bağırsakta iltihaba yol açan alerjik reaksiyonlar 3 Dışkıda kan 3 Deride oluşan kırmızı döküntüler, para şeklinde kırmızı alanlar, kabuklanma, soyulma ve egzama 3 Sık tekrarlayan solunum yolu ve kulak-burun-boğaz hastalıkları

NOT: Bir türlü geçmeyen öksürük ile hırıltı ve nefes almada zorluklar alerjinin akciğere de sıçradığına işaret ediyor. Bu, çocukta “alerjik bronşit” veya “astım” hastalığını düşündürüyor.

Bebeğiniz sık ve kolay kusuyorsa reflü olabilir

Kusma bebeklik ve çocukluk çağında çoğu zaman hastalık belirtisi olabiliyor. Büyüme ve gelişmeyi etkileyecek oranda besin kaybına neden olan tekrarlayıcı kusma, özellikle bebekler için çok tehlikeli görülüyor. Kusma reflünün de önemli göstergeleri arasında bulunuyor. “Gastroözofageal reflü” mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu gelişen sindirim sistemine ait bir hastalık olarak tanımlanıyor. Her bebek ve çocukta bir dereceye kadar görülse de yakınmalar genellikle bir ya da 2 yaşa doğru düzeliyor. Mide ve yemek borusu arasında yer alan kapakçığın normal çalışmadığı durumlarda ortaya çıkıyor. Bebeklerde bu kapakçık gevşek olabildiği için reflüyle sık karşılaşılıyor. Çocuk devamlı hastalanıyor, sık kusuyor ve antibiyotik tedavisi gerekiyorsa bu, sorunun reflüden kaynaklanabileceği anlamına geliyor.

BESİN ALERJİSİNİN NEDEN OLDUĞU DURUMLAR

Kusma ve büyümede yavaşlık

Reflü hastalığı ve gastrit

Karın ağrısı, gaz sancısı, kabızlık

Kalın bağırsakta iltihaba yol açan alerjik reaksiyonlar

Dışkıda kan

Deride oluşan kırmızı döküntüler, para şeklinde kırmızı alanlar, kabuklanma, soyulma ve egzama

Sık tekrarlayan solunum yolu ve kulak-burun-boğaz hastalıkları

NOT: Bir türlü geçmeyen öksürük ile hırıltı ve nefes almada zorluklar alerjinin akciğere de sıçradığına işaret ediyor. Bu, çocukta “alerjik bronşit” veya “astım” hastalığını düşündürüyor.


BESİN ALERJİSİNDEN KORUNMANIN YOLLARI

Riskli bebeği ve kişiyi tanıma

Alerji yapacak besinlerden kaçınma

Sağlıklı çevre

Doğa ile iç içe yaşam

Temiz besin

Anne sütüyle beslenme

Normal doğum

1881 -
1938