Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Ceyda ERENOĞLU / GAZETE HABERTÜRK

2010 Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması’nın Türkiye genelinde 0-5 yaş grubunda ölçümleri alınan 2567 çocuk üzerinde yaptığı araştırmanın dikkate değer sonuçları var. Araştırmaya katılan çocukların yüzde 8’inin obez/şişman, yüzde 17.9’unun hafif şişman (gürbüz) olduğu görülüyor. Obezite görülme sıklığı erkeklerde kızlardan daha fazla. Yerleşim yerine ve cinsiyete göre obez olanların oranının kırsal yerleşimde yaşayan çocuklarda kentsel yerleşimde yaşayanlara oranla daha yüksek düzeyde olduğu belirtiliyor.

BÖLGEYE GÖRE ORANLAR

0-5 yaş grubu çocuklarda BKI (Beden Kütle İndeksi) değerine göre obez çocukların en yüksek oranlı oldukları bölgelerin sırasıyla Orta Anadolu (% 14.5),Doğu Karadeniz (% 13.9),Batı Anadolu (% 12.8) ve Ortadoğu Anadolu (% 12.7) olduğunu söyleyen Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Benal Büyükgebiz, obezitenin en düşük olduğu bölgeler arasında ilk 2 sırada yüzde 3.7 ile Akdeniz ve yüzde 4.2 ile Ege Bölgesi’nin yer aldığına dikkat çekiyor. Türkiye genelinde 6-18 yaş grubu çocukların yüzde 8.2’si şişman (obez),yüzde 14.3’ü hafif şişman (gürbüz) sınıfına giriyor. Şişmanlığa en çok 12-14 (yüzde 9.8),en az 9 -11 yaş grubunda (yüzde 6) rastlanıyor. Kentlerde 6-18 yaş grubu çocukların yüzde 9.7’si, kırsaldaysa yüzde 4.5’i şişman sınıfına giriyor.

BİLİNÇLİ BESLENİLMELİ

Prof. Dr. Büyükgebiz, İstanbul’da ekonomik durumu orta ve yüksek ailelerin çocuklarının gittiği özel okullarda yapılan bir araştırmada, yaşları 10-12 arasında olan her 3 erkek çocuktan 1’inin obez ya da hafif şişman olduğunun saptandığını söylüyor. Bu, İstanbul’da yaşayan 10-12 yaş grubu erkek çocukların daha büyük risk taşıdıklarını gösteriyor. Büyükgebiz, “Kimse gürbüzlük aşamasından geçmeden obezite geliştiremez. Obez çocukların tedavisi kadar gürbüz olanların da sağlıklı vücut ağırlığına ulaşmaları sağlanmalıdır. Bu, eğitim ve bilinçli-sağlıklı beslenmeyle başarılabilir” diyor.

OBEZ ÇOCUKLARDA ORTAPEDİK SORUNLAR DAHA FAZLA

Obezite her yaş grubu için risk anlamına gelse de komplikasyonlar ve eşlik eden hastalıklar açısından çocukların daha yüksek riske maruz kaldıkları belirtiliyor. Obez çocuklarda özellikle ortopedik sorunlar dikkat çekiyor. Bu çocukların ayrıca karaciğer yağlanması ve bunun özel bir tip hepatitle birlikte seyretme riski de bulunuyor. Çocuklarda metabolik sendrom gelişme olasılığı önlerindeki yaşam süresinin uzunluğu düşünülecek olursa daha sıkıntılı durumlara yol açıyor.

KİLOYU 'İLERİDE VERİR' DEMEYİN

Anne-babaların en büyük hatalarının çocukları için objektif bir değerlendirme yapmamaları olduğu belirtiliyor. “Nasıl olsa ileride kilo verir” düşüncesi sorunun içinden çıkılmasını güçleştiriyor. Anne-babaların kendi besleme alışkanlıklarını değiştirmeden çocuktan kilo vermesini beklemeleri de yapılan yanlışlar arasında. Çocuklarının diyetlerine özen gösteren anne-babalar kendi beslenme ve yaşam koşullarında değişikliğe gitmediklerinde inandırıcılıklarını kaybediyor.

Ailelerin küçük çocuklarını sevindirmek amacıyla onlara sıklıkla besleyici değeri düşük buna karşın kalori içeriği yüksek atıştırmalıklar vermeleri de soruna davetiye çıkarıyor. Çocukları obeziteden uzak tutabilmek için, ‘tek yönlü kalori kaynakları’ adı verilen atıştırmalıklardan uzak kalınması gerekiyor. Bunların başında şekerli içecekler geliyor. Prof. Dr. Büyükgebiz, “Obezite gelişiminin önlenmesi açısından taze sıkılmış meyve suyunun dahi çok tüketilmesini istemeyiz. Şekerlemeler ile şeker içeren atıştırmalıklar da tercih edilmemelidir” diyor.

SÜT NASIL OLMALI?

Çocukların sık tüketmeleri gereken besinlerin başında sebze ve meyveler geliyor. Bir diğer besin grubununsa 2 yaştan sonra tüketilmesi gereken yağsız veya az yağlı süt ve süt ürünleri olduğu belirtiliyor. Bu noktada su tüketimini de ihmal etmemek gerekiyor.

ANNE-BABASI OBEZ OLAN ÇOCUK YANDI

Anne veya babasından 1’i veya her 2’si de obez olan çocuklarda obezite görülme riski daha yüksek oluyor. Bazı çalışmalar bu riskin tek ebeveyn için yüzde 30-40, her 2 ebeveyn içinse yüzde 70-80 olduğunu gösteriyor. Bu durumun genetik geçiş ve kalıtımsal hastalık gibi düşünülmemesi gerekiyor. Obezitenin çok etmenli çevresel bir hastalık olduğunu söyleyen Prof. Dr. Benal Büyükgebiz, “Çevresel risklerin başında beslenme alışkanlıkları ve tercihleri gelir. Anne veya babası ya da her 2’si de obez olan çocuklarda artmış obezite görülme riskinin nedeni, ortak beslenme alışkanlıklarının, sofranın ve ortak hareketsizliğin paylaşılmasıdır” diyor.

ERGENLİKTE OBEZ OLANIN YETİŞKİNLİKTEKİ RİSKİ YÜKSEK

Bebekliğinden itibaren obez olanların önemli bir kısmının ileri yaş gruplarında da obez olma riski taşıdıkları belirtiliyor. Yaş ilerledikçe sonraki yaş gruplarına obezite geçişi artıyor. Ergenlik yaş grubundaki bir bireyin erişkin yaş grubunda obez olma olasılığı daha yüksek bulunuyor. Prof. Dr. Benal Büyükgebiz, “Obez ergenlerin yüzde 70-80’i ileri yaşlarda da obez oluyor” diye konuşarak çarpıcı bir gerçeğe işaret ediyor.

YARIN: Şişman çocuklarda yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında görülen tıbbi sorunlar