Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Nöroloji Uzmanı Dr. Özgür Özkaynak Hacıoğlu, Türkiye'de antidepresan ilacını kullanmak istemeyen çok sayıda depresyon hastası olduğunu vurgulayarak, "Bu hastalara çok rahatlıkla Transkraniyal Manyetik Uyarım (TMU) tedavisini uyguluyoruz ve depresyonun tamamını siliyoruz" dedi.

Son 15 yılda kaydedilen teknolojik ilerlemelerin beyinde hücresel elektrik akımını ölçmek ve değiştirmek konusunda bazı cihazların gelişmesini sağladığını aktaran Dr. Hacıoğlu, bu cihazlardan birinin Transkraniyal Manyetik Uyarım (TMU) sistemi olduğunu söyledi.

Dr. Hacıoğlu, TMU tedavisinin beyine doğrudan elektrik vermeden, manyetik alan oluşturup beyinin doğal elektriğini aktive eden bir sistem olduğuna dikkat çekerek, "Beyin hücresi hiçbir zaman çoğalmaz. Beyin ölür. Oksijen düşüklüğüne en duyarlı yapılardan biri beyindir. Neden felç oluyor; beyinde damar tıkanıyor, kanla oksijen beyine taşınır, o yüzden beyine oksijen gitmiyor. Oksijenin olmadığı bir doku ölür ve bu beyin dokusuysa üreme, çoğalma ve iyileşme olmaz. Beyin plastisite denen bir kavram var. Plastisite demek, nörona kaybettiği işlevini kazandırmak, onu bir şekilde eğitmek demek. Bu cihaz aslında MR cihazının bir başta türü de diyebiliriz. Oradaki manyetik alanı biz kendi elimizle beyinin çeşitli bölgelerine uygulayarak bozulmuş elektrik akımını ve hücresel nöronların aktivitesini düzenleyip onlara doğru çalışmayı öğretiyoruz" dedi.

"DİRENÇLİ HASTALARDA KULLANILIYOR"

TMU tedavisinin daha çok nöroloji ve psikiyatri ana bilim dallarında kullanıldığını ifade eden Dr. Özgür Özkaynak Hacıoğlu, "Bu yöntem dirençli hastalıklarda kullanılıyor. Bu yöntemi depresyon, Parkinson hastalığı, migren gibi baş ağrıları, felç hastaları, bipolar bozukluğunda, şizofrenide, psikotik atakları olanlarda, işitsel halisülasyon, kulak çınlaması, yeme bozuklukları, ağrı tedavisi ve diğer duygu durum bozukluklarında kullanıyoruz. Mesela bir kişinin dirençli bir depresyonu var. Toplumda 'antidepresan kullanmak istemiyorum' diyen bir çok hasta var. 'Ben antidepresanı duydum. Bir çok yan etkisi var. Kullanmak istemiyorum' diyor. Bu hastalara çok rahatlıkla bu tedaviyi uyguluyoruz ve depresyonu siliyor diyebiliriz. Ya da migren atakları. Hastanın ayda 10 tane migren atağı var. Bu migren atağını 2-3'e düşürüyor. Atak sıklığını azaltıyor. Bazı hastalarda da geçirilen atak eskisi gibi değil, daha hafif oluyor. Hareket bozukluğu olan mesela Parkinson hastaları da çok fayda görüyor. Bir kişi felç geçirdi ve sağ elinde kuvvet kaybı var. Bu makine ile onu teste sokup, o hastanın o elinin fizik tedavi ve sonrasında yapılan tedavilerden fayda görüp görmeyeceğini bu cihaz bize söylüyor" diye konuşu.

"KONSANTRASYONU ARTTIRIYOR, HAFIZAYI GÜÇLENDİRİYOR"

Tedavinin erken saflardaki unutkanlarda da kullanıldığının altını çizen Dr. Hacıoğlu, "Amerika'da büyük şirketlerin başındaki CEO'lar bu cihaza ayda bir iki kez rutin olarak giriyorlar. Bunu nedeni hafızayı güçlendirme, odaklanma sorununu ortadan kaldırma, konsantrasyonu arttırma ve güçlü bir hafıza. Çünkü beyinleri çok yoruluyor" dedi.

Hacıoğlu, tedavinin avantajlarını ise şöyle sıraladı:
"Az ve sıfır yan etki, çabuk başlangıçlı terapötif etki gösterir. Vücuda doğrudan müdahale etmez, anestezi gerektirmez. Spesifik nöron devrelerini üstün hedefleme gücü. Sadece 2 ile 4 haftalık tedavi gerektiren bir etkililik. Tedaviye dirençli kişilerde terapötif fayda sağlama. Tedavi için hastaların ilaç kullanmayı bırakmasına gerek yoktur."

"İYİLEŞME DERECESİ KİŞİDEN KİŞİYE DEĞİŞİR"

Dr. Özgür Özkaynak Hacıoğlu, tedavi parametrelerinin her hasta için bireysel olarak saptandığını belirterek, "Protokoller her bireysel hastanın spesifik tanısına dayandırılır ve en etkili tedavi seyrine imkan verir. Kliniğimizde uygulanan tedavi parametreleri ve tüm TMU prosedürlerinden elde edilen sonuçlar, özel geliştirilmiş yazılım programı kullanılarak takip edilmiştir. Bu durum medikal kadronun her hastanın tedavide kaydettiği ilerlemeyi takip etmesine ve sonuçlar üzerine bireysel bazda geri bildirimde bulunmasına izin verir. Etkili bir tedavi modalitesinde olduğu gibi, iyileşme derecesi kişiden kişiye değişir. Kliniğimizde bir tıp doktoruyla prosedür öncesi başlangıç konsültasyonu, medikal öyküye ve beklentilere dayalı, olası sonlanım aralığını belirlemeye yardımcı olur" şeklinde konuştu.

"HASTALAR YÖNTEMİ ARAŞTIRIYOR VE KULLANMAK İSTİYOR"


Hacıoğlu, seans süresinin hastanın bireysel ihtiyacına göre belirlendiğini kaydetti. TMU tedavisinin yurt dışında uzun süredir kullanıldığını vurgulayan Dr. Hacıoğlu, "Bu yurt dışında deneysel amaçla kullanılmış sonra hastalar çok fayda gördüğü için tedaviye dönüştürülmüş bir tedavi yöntemi. Biz Türkiye olarak aslında bunu çok geç yakaladık. Türkiye'de çok geç kullanılmaya başlandı. İlk başta İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük yerlerde bulunuyordu. Her yerde yoktu. Tedavide de insanlar çok fayda görünce de herkes bu yöntemi araştırıyor ve kullanmak istiyor" ifadelerini kullandı.

İHA