Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Ceyda ERENOĞLU / GAZETE HABERTÜRK

Türkiye'de yaklaşık 500 bin kişiyi kıskacına alan Alzheimer hastalığı dünyada en çok artış gösteren hastalıklar arasında ilk sıralarda. Beynin tüm bilişsel fonksiyonlarında kayba neden olan ve ileriki evrelerde yatağa mahkûm eden hastalık kadınlarda daha sık görülüyor. Günümüzde sinsice ilerleyen hastalığın tedavisi olmasa da uzmanlara göre yakın zamanda belirti vermeden bile yakalamak mümkün olacak. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Nöroloji Uzmanı Yard. Doç. Dr. Emir Ruşen, “Alzheimer hastalığı bunama yapan hastalıklar arasında en sık görülenidir. Başta hafıza olmak üzere beynin tüm bilişsel fonksiyonlarında kayba, günlük yaşamsal aktivitelerde ise azalmaya neden olur” diyor.

DÜNYADA 44 MİLYON DEMANS VE ALZHEIMER HASTASI VAR

Dünyada yaklaşık 44 milyon demans ve Alzheimer hastası bulunduğu düşünülüyor. Bu rakamın 2050 yılında 135 milyona ulaşması bekleniyor. Türkiye’de ise yaklaşık 500 bin civarında Alzheimer hastası bulunuyor. Hastalığın görülme sıklığı yaşla birlikte artıyor. Günümüzde tüm dünyada, özellikle de gelişmiş ülkelerde en hızlı artan yaş grubunu 65 yaş ve üstü kişiler oluşturuyor. 65 yaş üstü 100 kişiden 8’inde Alzheimer görülüyor.

DÜŞÜK EĞİTİM DÜZEYİ DE BİR RİSK

Alzheimer hastalığında en önemli risk faktörünün ileri yaş olduğu belirtiliyor. Bunun yanı sıra diyabet, tansiyon yüksekliği, düşük eğitim düzeyi, kafa travması, damar hastalıkları, genetik yatkınlık ve toksik maddelere maruz kalmak da Alzheimer açısından risk faktörü olarak görülüyor. Yapılan çalışmalar kadınların erkeklere oranla Alzheimer hastalığına daha sık yakalandığını gösteriyor. Bu durum kadınların yaşam sürelerinin erkeklere oranla daha uzun olmasıyla ilişkilendiriliyor.

ERKEN MENOPOZA GİREN KADINLARLA İLGİLİ GERÇEK

Erken dönemde menopoza girip östrojen alan kadınların Alzheimer hastalığı açısından düşük risk taşıdıkları belirtiliyor. Ayrıca Non-steroid antiinflamatuar bileşiklerin de (ağrı kesiciler) Alzheimer hastalığının gelişme riskini azalttığına dikkat çekiliyor. Psikolojik travmaların hastayı uzun süre depresyon ve anksiyete tablosuna sokması halinde de Alzheimer riskinde artış görülüyor.

DEFALARCA AYNI SORUYU SORUYORSANIZ DİKKAT!

* Kişi defalarca aynı soruyu soruyorsa.

* Torunlarının ve yakınlarının isimlerini unutuyorsa.

* Koyduğu eşyaların yerini hatırlayamıyor ancak geçmişi çok iyi hatırlıyorsa.

* Her zaman geçtiği yolu bulamıyorsa.

* Konuşma bozukluğu başladıysa.

* Okuduğunu ve öğrendiğini çabuk unutuyorsa Alzheimer’dan şüphelenmeli ve bir uzmana görünmeli.

ERKEN TEŞHİS ÇÖZÜME DAHA KOLAY KAVUŞTURUYOR

Teşhis için öncelikle hastalığın klinik tablosuna bakılıyor. Sonrasında beyin MR’ıyla beyinde meydana gelen küçülme ve hücre kaybı saptanıyor. Kanda biyokimyasal tetkikler, EEG, nöro psikiyatrik değerlendirme ve psikometri testleri de hastalığın ortaya çıkarılışında önem taşıyor. “Son zamanlarda Alzheimer’ın erken tanısı için çok yoğun çalışılıyor” diyen Yard. Doç. Dr. Emir Ruşen, klinik bulgular hastalığın başlamasından 4 5 yıl sonra ortaya çıktığı için erken teşhis, hasta olduğunu bile bilmeyen kişilerin çözüm aramaya daha çabuk başlamasını sağlıyor” diyor. Klinik muayene en güvenilir teşhis yöntemi olmakla birlikte radyolojik, elektrofizyolojik ve psikolojik testlerle de desteklenmesi gerekiyor.

GENÇLERDE BUNAMA OLUR MU?

Gençlerde görülen unutkanlığın altında sıklıkla modern yaşam, uzun süre smart telefonlarla uğraşma gibi nedenler yatıyor. Ayrıca ruhsal sıkıntı ve hastalıklar; depresyon, anksiyete, uyum bozukluğu, bazı vitamin eksiklikleri (vitamin B12 ve folat, vitamin D) ve tiroit hastalıkları da unutkanlık nedenleri arasında bulunuyor.

Yarın: Yeni bir dil öğrenmek Alzheimer riskini azaltıyor