Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kışın kendini gösterdiği şu günlerde soğuk algınlığı veya gribe yakalanmamak büyük şans. Hem iş gücü kaybı hem de moral bozukluğuna neden olan bu hastalıklara yakalanmak aslında şansa bağlı değil. Günlük yaşantımızda almamız gereken bir kaç ufak tedbir ve alışkanlıklarımızın bu yönde düzenlenmesi bizi olduğumuzdan daha sağlıklı kılacak ve hastalıklardan korunmamıza yardımcı olacaktır.



DİNLENMEK:

Çocuklar için günde en az 9 saat (her akşam dişimizi fırçaladıktan sonra saat 22'de yatıyoruz, sabah 7'de uyanıyoruz.) yetişkinler için 7 saat uyku yeterlidir. Uyku kesintisiz ve ışıksız bir odada olmalı. Uyku için melatonin salgısı önemlidir.

Eğer hafif bir kırgınlık, ateş, hapşuruk, burun akıntısı, kuru öksürük gibi belirtileriniz varsa henüz hastalığa tam olarak yakalanmadan sadece istirahat ederek (dinlenerek) bu durumun üstesinden gelebilirsiniz.



ODANIZIN / OFİSİNİZİN SICAKLIĞI VE NEMİNİ AYARLAYIN!

Odanızı aşırı olmamak üzere sıcak tutun. En ideal ısı 24 - 26 santigrat derecedir. 28 derece ve üstü oldukça sıcaktır ve hasta edebilir.

Odanın havasının kuru olması geniz ve boğaz bölgesini irrite (tahriş) edecektir. Petek veya ısıtıcı üzerine nemli bir bez koymanız, ağzı açık şekilde odanızda 2-3 dakika su kaynatmanız yeterli nemi sağlayacaktır. Odanızı nemlendirmek için kullanacağınız ıslak mendil veya kaynamış suya, damlatacağınız esans (bu satın almış olduğunuz oda kokusu veya parfümünüzden olabileceği gibi doğal olarak nane limon veya elma kabuğu olabilir) ayrı bir aromaterapi etkisi yapacaktır.

Odanın belirli aralıklarla havalandırılarak temiz hava sirkülasyonunun sağlanması hem yeterli oksijenin solunması hem de birikmiş gözle görünmeyen toz zerrecikleriyle beraber mikropların uzaklaşmasını sağlar.



BESLENME:

Düzenli ve yeteri miktarda beslenmelisiniz. Güne her zaman güzel bir kahvaltı ile başlamak sizi hem sağlıklı kılacak, hem de mutlu motive bir güne başlamanızı sağlayacak. Gün içinde evinizde veya ofisinizde ara öğün olarak bir meyve (mevsimine göre elma, portakal, muz...) tüketin. Hem daha geç acıkırsınız, hem de kraker ve tatlı gibi daha zararlı abur cuburlardan uzak kalarak kilo almaktan kurtulmuş olursunuz. Öğle yemeğinde aşırı yağlı, kızartmalı ve baharatlı yiyeceklerden üstüne bir de tatlı patlatmaktan kaçının! Her ne kadar akşama daha çok varsa da tüm bu çılgın yiyecekler bir yerlerinize oturup kalmasın. Zaten gün içinde yeterince stresliyken damarlarınızda tuz ve yağın o eşsiz zarar verici molekülleri dolaşmasın. Akşam (ama mutlaka saat 20'den önce) ailenizle beraber güzel bir yemek sizi bekliyo olacak.



BOL SU İÇİN:

Sıvı takviyesi önemlidir. Hem kan, hem böbrekler ve diğer oranlar başta olmak üzere temizleyici ve vücuda dinamizm veren bir etkisi vardır. İçeriğindeki mineraller sayesinde vücut elektrolit dengesi sağlanır. Suyu, sadece pet şişelerden değil, soda, meyve suyu (taze sıkılmış özelikle), çaylar (sadece siyah çay değil, ıhlamur, nane limon, adaçayı...) ve diğer meşrubatlarla takviye edilebilir.



TEMİZLİK VE HİJYEN:

Ellerin yıkanması önemlidir. Eller gün içinde farkında olmasak da heryere dokunuyor. El sıkışmak, kumanda tutmak, kapı açmak, masayı tutmak, kalem paylaşmak gibi bir çok hareketimizle etkileşim halindeyiz. Dolayısıyla özellikle yemek yemeden önce ellerimizin bol köpüklü suyla yıkamamız, ıslak mendille temizlemek yerine ellerimizi suyla yıkamaya özen göstermemiz gerekir. Ellerimize hakim olarak yüzümüze sürmemeiz, parmaklarımızı dudaklarımıza değdirmememiz gerekir.

Kalabalık (toplu taşım araçları, hastane, kapalı çalışma ortamları ve ortak dinlenme yerleri...) ortamlar solunum yoluyla bulaşan hastalıklar için birer istasyondur. Bir kişiden yayılacak mikrop aynı ortamda bulunan diğer kişileri etkileyeceği aklınızdan çıkmasın. Böyle yerleri mümkün olduğunca az kullanmanızı, ihtiyacınız yoksa AVM'lere gitmemenizi, eve döndükten sonra yıkanıp, temizlenmenizi ve kıyafetlerinizi değiştirmenizi öneririm.



SİGARA VE ALKOL:

Sigara içmemeye ve alkol kullanmamaya özen göstermeliyiz. Sigara içerisindeki yanmakla daha zehirli hale gelen maddeleri soluyarak akciğerimize daha fazla zarar verminin hiç bir mantığı yok. Keza alkol, kanı temizlemek ve besinleri metabolize etmekle görevli olan karaciğer için başa bela bir maddedir. Bu soğuk havalarda kullanmak zorunda kalabileceğimiz soğuk algınlığı, grip ilaçları karaciğerden emilir.

EGZERSİZ:

İyi beslenmek, temiz ve hijyenik olmanın yanında egzsersiz de sağlıklı hayatımızın bir parçasıdır. Günlük sabah ve akşam yarım saat egzersizi pek önemsemeyebilirsiniz ama sizi hiç tahmin etmeyeceğiniz ölçüde sağlıklı kılacaktır. Egzersiz sayesinde kan dolaşımınız artacağı için vücut oksijen seviyesi de artacak ve mikroplara karşı daha dayanıklı hale geleceksiniz. Bunun yanında gün içinde kendinizi daha zinde hissedip, daha rahat bir uyku uyuyabileceksiniz.

HASTA MI OLDUNUZ?

Saydığım önerileri bir kez daha gözden geçirin ve daha hassas şekilde uygulayın. 

Halsizlik için:

Bol sıvı ve meyve tüketin: C vitamini yanında diğer vitaminlerin de önemi vardır. Meyve ve meyve suları bu ihtiyacınızı karşılayacaktır. Vücut direncinizi arttırmaya yarayacaktır.

Daha uzun dinlenin ama egzersize ara vermeyin: Uyku sürenizi arttırabilir, gün içinde de sakin bir ortamda dinlenmek için vakit ayırabilirsiniz. Çok uzun süre yatak istirahati vücudu güçsüz kılabilir. Hareketsiz kalmamaya çalışın.

Ateş için:

Ilık bir duş her zaman iyi gelir. Yorgan altına girip ısınmayı beklemeyin. İnce ama kat kat giyinebilirsiniz. Elinizi yüzünüzü yıkamanız bile ateşinizi düşerecektir. Tüm bu önerilere rağmen ateş 38,5 derece üstüne çıktıysa doktorunuza başvurunuz.

Boğaz ağrısı:

Kaynatılmış ve ılıtılmış suyu bir çay bardağına koyun ve  içine 1 çay kaşığı tuzu atıp karıştırıp eritin ve daha sonra bu suyla boğazınızı gargara yapın. Her kullanım için bu gargarayı taze olarak hazırlayın. Daha fazla tuzlu su hazırlayarak tıkanmış burnunuzu da açabilirsiniz. Boğazlarınıza yaptığınız gargara suyunu burnunuza çekerseniz burun delikleriniz açılarak daha rahat nefes alacaksınız.

Gece yatmadan önce bir kaşık bal ve (kuru) zencefil karşımı boğazlarınızı rahatlatacaktır.

Hapşırırken veya öksürürken:

Ağzınızı elinizle kapatmayın. Mendil kullanın. Mendil yoksa kolunuzu dirseğinizden bükerek yüzünüze kapatın.

Kalabalık ortamlara çıkmayın, eşyalarınızı başkalarıyla paylaşmayın, genel hijyen kurallarına dikkat edin.

Hasta olmak elimizde olmayabilir ancak dikkat etmek hepimizin sorumluluğudur. Hasta değilsek korunmak için önlem almalıyız, hasta olduysak başkalarına bulaştırmamak gayretinde olmalıyız. Aslında biz ve çevremiz bir bütün içindeyiz. Basit gibi görünse de bu önerilere ne kadar dikkat edersek toplum olarak sağlık seviyemiz o kadar ilerler. O yüzden bu önerilere kulak verin, öğrenin ve başkalarının da öğrenmesi için paylaşın, anlatın. Böylece sadece onların değil, kendi sağlığımızı da korumuş oluruz.