Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İzmir'de küçük bir kuaför salonu işletirken meme kanseri olduğunu öğrenen Semra Nermanoğlu, kemiğine sıçrayan hastalığı iki kez yendikten sonra diğer kanserli kadınlara "umut" olabilmek için ücretsiz hizmet vermeye başladı.

Eşinden boşandıktan sonra oğlu ve annesi ile Buca'da bir evin zemin katında yaşamaya başlayan Nermanoğlu, 2005 yılında doktor kontrolü sırasında "meme kanseri" olduğunu öğrendi.

Doktorların, 11 yıl önce yaşaması için yüzde 50 şans verdiği Nermanoğlu, kanserden kurtulabilmek için bir ameliyat geçirdi, kemoterapi ve ışın tedavisi aldı.

Tedavi sırasında işlettiği kuaför salonunu kapatmak zorunda kalan Semra Nermanoğlu, iyileştikten sonra tekrar mesleğine dönerek kuaför salonunu hizmete açtı ancak bir süre sonra kanserin kemiğe sıçradığını ve dördüncü evrede olduğunu öğrendi.

Kuaför salonunu kapatmadan ve umudunu koruyarak yaşamdan hiç kopmayıp Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki tedavisini sürdüren Nermanoğlu, sıkı bir mücadele ile kanseri ikinci kez yenmeyi başardı.

Yaşama dört elle sarılan Nermanoğlu, kuaför salonuna gelen "kanserle tanışmış" misafirlerine de ücretsiz hizmet vermeye ve moral aşılamaya başladı.

"KANSER İNSANA ÇOK ŞEY ÖĞRETİYOR"

Semra Nermanoğlu, yaptığı açıklamada, kansere yakalandıktan sonra çok zor günler geçirdiğini ancak hayatta kalmayı başardığını söyledi.

Tedavi olurken kilo aldığını, yürüyemediğini ve kendini bir daha hiç yürüyemeyecek gibi hissettiğini kaydeden Nermanoğlu, "Kellik, bulantı, gerginlik oluyor. Sonra kabulleniyorsunuz. Hayatın ne kadar güzel olduğunu, daha önce önemsemediğiniz şeylerin ne kadar değerli olduğunu, rüzgarı, yağmuru hissetmeyi, güneşi ve sıcaklığı fark ediyorsunuz. Uğruna savaştığınız başka şeyler önemini yitiriyor. Kanser size çok şey öğretiyor, mesela ne kadar güçlü olduğunuzu..." dedi.

"Üreyen cinste kanseri" iki kez yenip, kemik metastazı 4 evreyi atlattıktan sonra kendisini daha da güçlü hissettiğini ifade eden Nermaoğlu, umuda ihtiyaç duyan hastaları da ağırlamaya başladığını dile getirdi.

Kanserle savaşanların yüzünü biraz olsun güldürmeye çalıştığını söyleyen Nermanoğlu, "Ben de biraz olsun yüzlerini güldürmeye çalışıyorum çünkü buna ihtiyaçları oluyor. Buradan mutlu ayrılıyor ve yeniden geliyorlar." diye konuştu.

Hasta olduktan sonra kimseden "sevgi dilemediğini" anlatan Nermanoğlu, tek başına ayakta durması, çalışıp oğluna bakması gerektiğini, ayaklarının üstünde durabildiğini, isteyen herkesin de bunu başarabileceğini ifade etti.

"ÖLÜMÜMDEN SONRASINI PLANLIYORUM"

Aslında ölümden çok korktuğunu dile getiren Nermanoğlu, "Öldükten sonra insanların beni mutlulukla anmasını, tebessümle hatırlamasını istiyorum. Kanser tekrarladığında oğlumu psikiyatriste götürdüm, ölümümü atlatabilmesi için. Öldükten sonra ilgilenmesi için bir dostuma da emanet ettim yani ölümümden sonrasını da planladım." dedi.

Hastayken gözyaşı dökmenin faydasız olduğuna dikkati çeken Semra Nermanoğlu, şöyle konuştu:

"Kirpiğim, kaşım yoktu. Makyaj yapıyordum ama kendime çok çirkin geliyordum. Şimdi insanlar dükkana geldiğinde bunları rahatlıkla anlatıyorum. Kronik kanser olmama rağmen salonuma gelenler şimdi hasta olduğuma bile inanmıyorlar."

"KEMO KARDEŞLİĞİ"

Hasta kadınların kaşları döküldüğünde yaşadığı mutsuzluğu çok iyi bildiğini de dile getiren Nermanoğlu, kuaför salonuna gelen ve aynı hastalıktan muzdarip hastaların daha iyi hissetmesi için "kıl tekniği ile kaş yapımı"nı öğreneceğini, mücadeleci kadınlarda kalıcı bir iz bırakmak istediğini ifade etti.

Nermanoğlu, aynı hastalık nedeniyle tanıştığı kadınlarla aralarında "kemo kardeşliği" adını verdikleri sevgi bağı oluştuğunu, bunu inanılmaz güzel bulduğunu sözlerine ekledi.

Semra Nermanoğlu'nun kanserli hastalara ücretsiz hizmet verdiğini duyduktan sonra kuaför salonuna gelerek "kemo kardeşliği" halkasına dahil olan hemşire Kadriye Haskeçeci ise meme kanseri olduğunu ve ailesinin desteğiyle hastalığı yendiğini belirterek, "Semra Hanım'ın ücretsiz hizmeti hastalar için çok önemli, kendilerini yalnız hissetmiyorlar ve 'kemo kardeşliği' sürüyor. Ben de bu kardeşliği hissettim." dedi.

Nermanoğlu'nun oğlu Batuhan Özer (19) de çok güçlü bir annesi olduğu için gurur duyduğunu dile getirerek, "Annemin saçları dökülürdü ama o bana 'zaten kestirecektim, iyi oldu' derdi. Tamamen kazıttı, çok zoruma gitti. Hayattan hiç kopmadı, sürekli havuza, sinemaya gittik, eğlenmeye çalıştık. Hasta olmayanlara göre daha çok eğlendik. Kanser kim ki bizi ayıracak derdik. O kim ki annemi benim elimden alsın, alamadı da" diye konuştu.

AA